MOBESE’ler kaldırılsın (mı)?

Olaylar
Saliha Çolak’ın haberi Aslan’ın bu önerisi, güvenlik kaygısı nedeniyle polemik yarattı. Milletvekilleri arasında özel hayat ve güvenlik arasında bir denge kurulmasını isteyen de oldu, kame...
EMOJİLE

Saliha Çolak’ın haberi

Aslan’ın bu önerisi, güvenlik kaygısı nedeniyle polemik yarattı. Milletvekilleri arasında özel hayat ve güvenlik arasında bir denge kurulmasını isteyen de oldu, kameraların kaldırılmasını isteyen de. Bazı vekiller ise ‘falso’ ihtimaline karşı kamera olan yerlere ‘Dikkat kayıt yapılıyor’ gibi yazılar asılmasını önerdi.
Komisyon Başkanı Zeyid Aslan, çeşitli kurumların güvenliği için binaları donatan kameraların yollara ve alışveriş merkezlerine de yerleştirilmesine karşı çıktı. MOBESE kameraların kaldırılmasını isteyen Aslan şöyle konuştu: "Bizim komisyon olarak görevimiz özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesini önlemekle ilgili çalışma yapmak. Sadece dinleme değil, sokaklardaki, alışveriş merkezlerindeki mobese kameralarının da kaldırılması gerekir. Ama suçluların yüzde 90’ı da bu yöntemlerle yakalanıyor. Güvenlik boyutu dolayısıyla bunların kaldırılması söz konusu olamayabilir. Dünyanın her yerinde daha yoğun bir şekilde yapılıyor. Ama bu da bir mahremiyet alanıdır. Bana göre sokakta yürüyen adamı kaydettiğinizde de özel hayatına giriyorsunuz. Adam sokakta yürüyor, ya da duruyor, birtakım hareketler yapıyor, bunları kaydediyorsunuz. Bu olmamalı. Alışveriş merkezinde çok özel bir şey alıyor. Belli yaşın üzerindeki erkeklerin özel alışverişleri olabilir. Öyle ki eşi bile bilsin istemeyebilir. Adamın eşinin bilmesini istemediği şeyi alırken görüntüsü orada kameraya alınıyor. Bu özel hayata müdahale değil mi? Bence müdahale. Ama tabi güvenlik kaygısı da var. Belki kaldırılmayabilir ama özel hayatın korunması da lazım." Aslan’ın sözleri polemiğe yol açtı.

‘İnsanların hata yapma özgürlüğü olmalı’
AK Parti Ordu Milletvekili, TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi İhsan ŞENER:
Ben insanların hata yapma özgürlüğü olduğuna inanıyorum. İnsanların hata yapma özgürlüğünü kısıtlayan her türlü kayda karşıyım.

‘Güvenlik için kaçınılmaz’
AK Parti İstanbul Milletvekili TBMM KİT Komisyonu üyesi Mehmet DOMAÇ:
Şehirlerde, caddelerde büyük alışveriş merkezlerinde mobeseler güvenlik için vazgeçilmez. Bu kadar kalabalık ortamlarda insanları tek tek takip etmek mümkün olamayacağına göre güvenliği sağlamak için bu tür cihazların kullanılması kaçınılmaz oluyor. Ancak bunun özgürlüklere müdahale edecek boyutta kesinlikle olmamalıdır. Bu görüntülerin de ancak bir adli durum sözkonusu olduğunda, yine ancak ve ancak yetkili kişiler tarafından görülmesi ve bununla sınırlı kalması gerekir. Aksi halde özel hayata müdahale olacaktır.

‘Falso vermemesi için uyarı lazım’
AK Parti Kastamonu Milletvekili, Eski Telekulak Araştırma Komisyonu Başkanı Hakkı KÖYLÜ:
Terörün, terörle mücadelenin olduğu yerde güvenlik amacıyla bu tür kameralar konulması normaldir. Ancak burada önemli olan insanların özel hayatına müdahale olmaması için kamera kaydı yapılan yerlerde görünür şekilde ‘bu yerde kamera kaydı yapılmaktadır’ diye uyarı yazısı olması lazım. Böylece insanların falso vermemesi, dikkatli olması için uyarı yapılmış olabilir.

‘Yüzde 100 katılıyorum’
CHP İzmir Milletvekili Aytun ÇIRAY:
MOBESE kameralarının kaldırılması konusundaki öneriye yüzde 100 katılıyorum. Kuralları tüm insanların kötü olduğu teziyle getiremezseniz. Böyle yaparsanız iyi insanların özgürlüklerini kısıtlamış olursunuz. Devlet bu kafayla giderse, ‘olay olmasın’ diye insanların sokağa çıkmasını da yasaklar.

‘Birçok yönüyle ele alınmalı’
MHP İstanbul Milletvekili, TBMM Böcek Araştırma Komisyonu üyesi Atilla KAYA:
HASSAS bir konu. Bir taraftan güvenlik, diğer taraftan özgürlük, özel hayat ve dokunulmazlığı. Bu temelde bir dengesini bulmak lazım. Bir çok noktada özel hayatın gizliliğini ihlal edecek boyutlara taşındı. Katılıyorum. Çok daha genel anlamdaki yerlerde istifade edilebilir ama sayın başkanın dediği gibi özel hayatın deşifresi anlamına gelecek boyutlarıyla ilgili önlem alınmalı. Birçok yönüyle ele alınması gerekir. Bu komisyon inşallah bunlara vesile olacaktır.

‘Terör, kameralar altında yaşama mahkum ediyor’
CHP Ankara Milletvekili Aylin NAZLIAKA:
11 Eylül’den sonra bütün dünyada güvenlik tedbirleri artırıldı. Özel hayatın gizliliği konusunda son derece özel bir döneme girdik. Sadece görüntüler değil bilgiler de gizli kalmıyor. Bir uçağa bindiğinizde PNR numaranız CIA ve FBI tarafından biliniyor. O seyahat sırasında uçakta ne yediğiniz biliniyor. Vejeteryan mısınız, domuz eti yiyor musunuz, bunlara kadar izleniyor. Yaptığınız alışverişler, kişisel tercihleriniz biliniyor. Bunlar özgürlük açısından olumsuz ancak, günümüzde bulaşıcı hastalık haline gelen terör ve gelir dağılımındaki dengesizliğin etkilediği şiddete yönelim, bizi daha fazla kameralar altında yaşamaya mahkum ediyor. Bir süre daha bu şekilde yaşayacağız ancak ben eski günlerdeki gibi daha özgür olacağımız günlerin gelmesini diliyorum.

‘Önemli olan gizli kayıt olmaması’
CHP Tunceli Milletvekili Kamer GENÇ:
TÜRKİYE gibi terör olan bir yerde bu tür kameralar gerekli olabilir. Ayrıca insanlar yoksulluktan çıldırmış gibi. Her yerde her an bir olay olabiliyor, kapkaçlar bu tür olaylar herkesin başına gelebilir. Güvenlik açısından umumi yerlerde kalmalı. Ama önemli olan insanların özel alanlarının izlenmemesi. Genel kameraları değil de gizli kameraları kaldırsınlar.

‘Denge sağlanmalı’
CHP Milletvekili, TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi Levent GÖK:
BU işin bir güvenlik boyutu var, bir de insan hakları boyutu. Elbette herkes istediği yerde istediği gibi gezme, seyahat etme özgürlüğüne sahiptir. İnsanların tüm hareketlerinin kayıt altına alınması da modern devletin amaçları dışındadır. Ancak terörle mücadele eden bir ülkede, birçok olayın ortaya çıkarılmasında MOBESE kameralarının olumlu etkilerini de görüyoruz. O nedenle güvenlik ve insan hakları açısından bir denge sağlanması gerekiyor.

‘Sadece hassas yerlere konulmalı’
CHP Mersin Milletvekili Vahap SEÇER:
TAMAMEN kaldırılmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Güvenlik açısından sıkı denetim altında olması gereken yerlerde olabilir. Ama abartarak sokağa koymak, toplu yaşam alanlarına koymak, bu kadar abartı normal değil. Özel hayata müdahale oluyor. Çok yüksek güvenlikli, hassas yerlerde olmalı. Ama hayatın her alanında olmaları özel hayata müdahale anlamına geliyor.

Habertürk