Bu Bosna hakkettiğimiz Bosna değil…

Ülkeler
Röportaj: Sinan Emre Küçüktireli Çeviren : Jasin Hodzic Bosna-Hersek’te 1992 baharından 1995 kışına kadar süren ve 110.000 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir savaş Bosna Savaşı… Kayıpların ve...
EMOJİLE

Röportaj: Sinan Emre Küçüktireli
Çeviren : Jasin Hodzic

Bosna-Hersek’te 1992 baharından 1995 kışına kadar süren ve 110.000 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir savaş Bosna Savaşı… Kayıpların ve acımasız soykırımların yanında 2 milyon kadar insanı da yurdundan yuvasından eden kara bir leke… Tarihçiler bunu bir savaş değil katliam olarak tanımlıyor. Boşnakların dünyanın en büyük 6. ordusuna karşı av tüfekleriyle başlattığı direnişi ise küllerinden doğuş olarak nitelendiriyorlar. Bosnalılar bu doğuşa ‘BOSNA MUCİZESİ’ adını vermiş…

Baharı kışa çeviren bu savaşı ve sokakların kan koktuğu o yılları Bihaç’ın ilk şehidinin 76 yaşındaki annesi Asima Zeric (Asime Jeriç ) yaşadıklarını anlattı.

Savaş başladığında neredeydiniz? Saldırılar başlayınca… Buna hazırlıklı mıydınız?

Bihaç’ın Sokolac köyünde yaşıyordum. 56 yaşındaydım ve evimle ilgileniyordum. Hazırlıklı mıydık? Savaş’ın ilk başladığı günlerde elbette değildik. Ama sıranın yaşadığımız şehir Bihaç’a gelmesini bekliyorduk. Kendi imkanlarımızla korunmak için birşeyler de yapmıştık zaten…

KADIN VE ÇOCUKLARIN KALDIĞI BARINAKLARI BOMBALADILAR!

İlk Bomba seslerini ve o an ilk yaşadıklarınızı anlatır mısınız bize?

Haziran ayında bir sabah Sırplar uçaklarla köyümüzü bombalamaya başladılar. Aslında Yugoslavya ordusuna ait olan uçaklarla bizi saldırdılar. Savaştan çok önce  köyümüzde savaştan korunmak için evlerimizin altlarına barınaklar yapmıştık ve buralarda korunuyorduk, ama Sırplar bu barınaklarda Boşnak askerlerinin olduğu iddiasıyla üzerimize adeta bomba yağdırdılar. Fakat
o barınaklarda sivillerden (köy halkı) başka kimse yoktu. Hatta neredeyse hiç erkek yoktu.

BİR BOMBA 36 YILIMI 5 SANİYEDE KÜL ETTİ

O ilk bombalardan biri evime düştü. Allah’a şükür uçak sesleri duyunca ailemle hemen evden çıktık ve ve barınaklara doğru koşmaya başladık. Evimi alevlerde görünce hissettiğim üzüntünün ve korkunun şiddetini size anlatamam.

ÇOCUKLARIMI O EVDE DOĞURMUŞ BÜYÜTMÜŞTÜM…

O alevlerde sadece evim değil, 36 yıllık bir hayatım yanıp gitti. O evde çocuklarımı dünyaya getirdim ve büyüttüm… Gözyaşlarıyla çocuklarımı toplayıp en yakın barınağa varmaya çalıştım.

OĞULLARIMIZ KOCALARIMIZ DIŞARDA BİZ BARINAKLARDA…

Savaş yılları kadınlar, anneler için nasıl geçiyordu?

Kadınlar, çocuklarıyla beraber, barınaklardaydı. En çok zaman orada geçindik. Telaş içindeydik,
başka bir halde olur muyduk o zamanlarda. Hep dışarıda savaşlamaya kalan oğullarımızı,
kocalarımızı, kardeşlerimizi düşünüyorduk. Ve dua ediyorduk…

BİHAÇ’IN İLK ŞEHİDİ BENİM HANEMDEN

Savaşta oğlunuzu kaybettiniz. Oğlunuz Bihaç’ın ilk şehidiydi. Onu anlatır mısınız. Oğlunuz asker miydi, sivil mi?

Oğlumun adı Arif Zeriç. Polis şefiydi. Aynı zamanda camide ezan da okurdu. Oğlum askerliğini  4 sene Yugoslavya ordusunda yapmıştı ama Sırplar beraber askerlik yaptıkları arkadaşlarına saldırdılar bu savaşta. Oğlum o zaman 29 yaşındaydı. Sırpların köyümü bombaladığı sabah oğlum da Sırp askerleriyle girdiği bir çatışmada hayatını kaybetti. Bihaçın ilk şehidi oğlumdu… Onur madalyası burada; Ama kendisi(…)

Yaşadığım köyde 350 civarında erkek vardı. Oğlumun şehit edildiği çatışmada bu erkeklerden 30’u da oğlumla beraber şehit edildi.

BUNU ANCAK EVLADINI KAYBEDEN ANNELER ANLAR

Oğlunuzun şehit olduğunu duyduğunuzda neler hissettiniz?

Bu duyguyu anlatmak çok zor sonuçta evladınızı kaybediyorsunuz. Bunu ancak oğlunu kaybeden
anneler anlayabilir. O haberi aldığımız anda bir insanın yüreğinin nasıl yandığını anladım. Eğer bir evlat kaybetmişseniz içiniz ilk gün de yanar, 20 yıl sonra da… Bu duyguyu anlatabilmek çok zor.

SAVAŞ SADECE OĞLUMU DEĞİL TÜM AİLEMİZİ ALDI

Savaştan sonra ailem dağıldı. Kimler Bosnada kaldı kimler gurbete gitti…Evimi, çiftliğimi kaybettim. Şu an sadece bir kızım ve torunumdan başka birşeyim kalmadı. Devlet şehit olan oğluma Altın bir madalya verdi. Ayrıca annesi olarak 350 KMlik (400 TL) bir aylık bağladılar. Fazla bir para değildi ama bunu da 3 sene önce kestiler. İnanır mısınız?!

SAVAŞTAN ÖNCE SIRPLAR EVLERİMİZDE KALIYORDU

Bihaç Bosnanın batı sınırlara yakın bir şehir olması nedeniyle karışık bir nüfusu var. Savaştan önce de birlikteydiniz. Nasıl bir hayat yaşanıyordu?

Yugoslavya zamanında Boşnaklar, Hırvatlar ve Sırplar arasındaki ilişkiler gayet güzeldi. Hiç bir zaman bu sebepten sıkıntı yaşanmadı. Üstelik Sırplar daha çok köylerde yaşadığı için bazen Bihaç’a pazara giderek bizim evlerimizde yatıyordu.

IRKÇILARIN GERÇEK YÜZÜ BİZ ÖLÜRKEN ORTAYA ÇIKTI

Sonra ise bu durum tamamen değişti. Boşnaklardan nefret eden kişiler gerçek yüzlerini savaşta gösterdiler. Hırvatlar olsun, Sırplar olsun… Hepsi öyle değildi ama. Bazı ailemi ve beni çok seven Sırp arkadaşlarım vardı. Hatta oğlumu kaybettiğimde benimle beraber ağlayan Sırp arkadaşlarım vardı. Hepsi aynı değildi yani.  Maalesef, Sırpların da Hırvatların da çoğunun savaşta Boşnakları yok etmekten ve Bosnayı kendi aralarında paylaşmaktan başka bir hedefi olmadı.

SAVAŞA GELEN TÜRKİYELİLER

O dönemde Türkiye’ye de zaman zaman şehit haberi geliyordu.  Bosnalılara destek için gelenlerin varlığını biliyoruz. Siz Türklerle savaşta karşılaştınız mı?

Bizim yaşadığımız yer ülkenin merkezine uzak bir bölge o yüzden burada Türk askerlerini göremedik. Ama geldiklerini biliyorum hepsinden, hepinizden Allah razı olsun. Bizler Osmanlı’dan beri kardeş ve aileyiz.

TÜRKİYE-SURİYE’NİN SAVAŞMASINDAN KORKUYORUM

Bu arada TV’lerden takip ediyorum. Bu küçük kutu dünyayı ayağıma getiriyor evladım. Türkiye’nin Suriye ile durumu da çok iyi değil orada bir savaş çıkmasından çok korkuyorum. Savaş hiçbir yerde çözüm olarak görülmemeli.

ALİYA VE BOSNALILAR

Peki Aliya İzzetbegoviç? Türkiye’de de yakından tanınan ve sevilen bir lider. Bosna’ya neler kazandırdı, onu nasıl tanıdınız?

Bizim ilk Cumhurbaşkanımız… Önderimiz. Kurmak istediği Bosna ne güzel bir Bosna. O
Bosnadan maalesef haritadaki alan kaldı sadece…. Hepimiz O’nun istediği gibi büyük bir Bosna
için savaşıyorduk, dua ediyorduk, barınaklarda bekleyerek sabrediyorduk… Oğlum, o Bosna için
şehit oldu ve kanı o Bosnanın toprağına döküldü!

ASLINDA ALİYA’NIN BOSNA’SI BU DEĞİL

Aliya böyle bir Bosna’yı istemezdi! Kanımızı gözyaşlarımızı dökerek kazandığımız bağımsızlık
yeterli olmayacağını Aliya biliyordu. Fakat Batının ve bilmediğimiz devletlerin büyük baskılarından ve etkisinden dolayı istediği Bosna’yı kuramadı. Ancak Allah’ın izniyle Boşnaklara en az zarar verecek bir çareyi buldu ve bağımsızlığımızı kazandırdı. Fakat yine de bu Bosna hakettiğimiz Bosna değil…

Hür haber