Olaylar

Kaddafi’den Çirkin Benzetme!

Libya lideri, ülkesindeki kargaşada ‘El Kaide ordusunun kazanması halinde Akdeniz’de Barbaros Hayrettin zamanındaki korsanlıkların yaşanacağını’ iddia etti. Libya lideri Muammer Kaddafi, Fransa’da haftalık yayımlanan Pazar gazetesi "Journal du Dimanche"a yaptığı..

Kaddafi’den Çirkin Benzetme!

Libya lideri, ülkesindeki kargaşada ‘El Kaide ordusunun kazanması halinde Akdeniz’de Barbaros Hayrettin zamanındaki korsanlıkların yaşanacağını’ iddia etti.

Libya lideri Muammer Kaddafi, Fransa’da haftalık yayımlanan Pazar gazetesi "Journal du Dimanche"a yaptığı açıklamada, ülkesindeki olaylarında arkasında "El-Kaide’nin olduğunu" ve kazanırlarsa "korsan Barbaros Hayrettin dönemine geri dönüleceğini" savundu.

Kavgasının "terörle mücadele" olduğunun anlaşılmamasından yakınan Kaddafi, kendisine bu savaşta yardım edilmezse "dünya krizi" çıkacağı kehanetinde bulundu. Libya lideri, "Akdeniz’de İslami bir cihatla karşı karşıya kalacağız. Bin Ladin’in adamları gelip karada ve denizde fidye isteyecekler. Barbaros’un, korsanların, Osmanlıların gemilere fidye ödettiği zamanlara geri döneceğiz. Gerçekten bir dünya krizi ve herkes için felaket olacak" ifadelerini kullandı.

Kaddafi, "Libya’da büyük çıkarları" var dediği Fransa’yı da BM Güvenlik Konseyi’nin Libya hakkındaki kararlarını bloke etmesi, Libya’daki olayların perde arkasını araştırmak üzere oluşturulacak BM Komisyonu’nun başına geçmesi ve Bingazi’ye yabancı müdahalesini durdurması çağrısında bulundu.

HALKIMA KARŞI TETİK ÇEKMEDİM
Halkına karşı "hiçbir zaman tetik çekmediğini" iddia eden Kaddafi, ""Cezayir rejimi İslami aşırı güçlere karşı yıllardır güç kullanmadan mı mücadele veriyor sanıyorsunuz? İsraillilerin Gazze ve sivil kurbanları, orada bulunan silahlı gruplar yüzünden mi bombaladıklarını sanıyorsunuz? Ya Afganistan veya Irka’ta, Amerikan ordusunun düzenli olarak sivilleri öldürdüğünü bilmiyor musunuz? NATO Afganistan’da sivillerin üzerine hiç mi ateş açmadı? Burada Libya’da kimseye ateş edilmedi" şeklinde konuştu.

BİR ÇADIRDAN BAŞKA BİR ŞEYİM YOK
Libya lideri, mal varlığına el konulmasını da "korsanlık" olarak değerlendirdi ve "Benim bir dinarım olduğunu kanıtlayacak herkese hodri meydan diyorum. Mal varlıklarına el konulmasıyla Libya devletine karşı bir korsanlık daha yapılmaktadır. Libya devletinin parasını çalmak istiyorlar ve bu paranın Devrimin Rehberinin parası olduğunu öne sürerek yalan söylüyorlar. Soruşturma açılsın ve bu paranın kime ait olduğu görülsün. Ben rahatım. Bir çadırdan başka bir şeyim yok" dedi.

KAPTAN-I DERYA BARBAROS HAYRETTİN PAŞA
Barbaros Hayreddin Paşa (d. 1475, Midilli – ö. 4 Temmuz 1546, İstanbul) Osmanlı tarihinin ünlü denizcilerinden, kaptan-ı derya olarak Osmanlı Devleti’nin ilk kaptan paşası. Akdeniz’de Osmanlı egemenliğini pekiştirdi, öyle ki bu deniz bazı tarihçilerce bir "Türk Gölü" olarak anıldı. Osmanlı’nın Deniz politikasına ve Tersane-i Amire´ye nizam verdi.

Hayreddin Paşa’nın asıl adı Hızır’dı (Hızır Reis). Ona Hayreddin adını, "dinin hayırlısı" anlamına gelmekte olup Osmanlı Devletine yaptığı hizmetinden dolayı Padişah Kanuni Sultan Süleyman verdi. Avrupalılar ağabeyi Oruç Reis’e kızıla çalan sakalı yüzünden Barbarossa adını vermişlerdi, Oruç Reis’in şehit olmasının ardından küçük kardeşi Hızır için kullanılan bu isim, Türkçeye Barbaros olarak geçti.

Yaşamı

Hayreddin Paşa, Selanik Vardar Yenice’sinden ve Midilli fatihlerinden olan babası Türk sipahisi[1][2] Vardari Yakup Ağa ile Midillili bir türk olan annesi mukaddes hatun’nın dört oğlundan biri olarak 1470’li yıllarda Midilli adasında doğdu. Kendisine verilen "Barbaros" lakabı İtalyanca "Kızılsakal" anlamına gelir. Üç kardeşi olan Hızır Reis Limni adasında dünyaya geldi.

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİ
Hızır ve Oruç 1516’da ele geçirdikleri yüklü bir gemiyi armağan olarak Piri Reis himayesinde Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’e gönderdiler. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim de onlara verdiği desteğin bir ifadesi olarak armağanlar yolladı. Oruç Reis ve Hızır Reisi’in, ağabeyleri İshak’ın da kendilerine katılmasından sonra korsanlıkla yetinmeyip Kuzey Afrika’da toprak edinmeye başladılar. 1516-1517’de İspanyollara karşı savaştılar ve Tenes, Tlemsen ve Oran kentlerini ele geçirerek Cezayir’i denetimlerine aldılar. Oruç Reis Cezayir hükümdarı ilan edildi. İspanyollar ertesi yıl Cezayir’i geri almak için Araplarla birleşerek saldırıya geçti. Bu savaşta Hızır Reisin ağabeyleri olan İshak Reis ve Oruç Reis öldürüldü. Hızır Reis, Yavuz Sultan Selim adına para bastırıp hutbe okutarak ona bağlılığını bildirdi. Yavuz Sultan Selim de Hızır Reis’i Cezayir Beylerbeyliğine atayarak koruması altına aldı. Bunun üzerine önce Tunus ve Tlemsen Beyleri birleşerek Cezayir’e yürüdüler. Cezayir şehri dışındaki toprakları alıp, Cezayir içindeki halkı ayaklandırdılar. Ayaklanmayı bastıran Hızır Reis beyleri durdurdu. 1519’da Cezayir’e gelen İspanyol donanmasını mağlup etti. Ama Cezayir halkının durumu ve Tunus Beyi ile yapılan savaşın iyi netice vermemesi üzerine gemileri ve kendine bağlı Reislerle Cezayir’i bırakıp Şerşel Adaları’na çekildi…..

 

Barbaros’un Kaptan-ı Derya "Hayreddin" olması
Hızır Reis 1520-1525 arasında Avrupa’nın Akdeniz kıyılarını vurarak büyük ganimetler elde etti. 1525’de Cezayir’i yeniden ele geçirdi. Ertesi yıl Şerşel’e baskın düzenleyen Cenevizli Amiral Andrea Doria’yı yenilgiye uğrattı. Kanuni Sultan Süleyman’ın Alman seferi sırasında Andrea Doria’nın Mora kıyılarına saldırması Osmanlıları güç duruma düşürdü. Bunun üzerine Kanuni, Hızır Reis’i İstanbul’a çağırdı ve 1533’te "Hayreddin" adını verdiği Hızır Reis’i Osmanlı donanmasının başına (kaptan-ı derya) atadı.
Hayreddin Paşa 1534’te Akdeniz’e açıldı ve İtalya kıyılarına seferler düzenleyip Tunus’u ele geçirdi. Ancak Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması karşısında Tunus’u bırakmak zorunda kaldı ve ertesi yıl İstanbul’a döndü. 1536’da daha güçlü bir donanmayla yeniden Akdeniz’e açılan Barbaros, İtalya kıyılarını vurdu ve Ege Denizi’ndeki Venedik adalarını Osmanlı topraklarına kattı.

Preveze Deniz Savaşı
Osmanlıların Akdeniz’deki denetiminin artması üzerine, Papalık, Venedik, Ceneviz, Malta, İspanya ve Portekiz gemilerinden oluşan bir "Haçlı donanması" kuruldu ve başına Andrea Doria getirildi. Osmanlı donanması ile Haçlı donanması 1538’de Preveze Körfezi önlerinde karşılaştı. Haçlıların 600’den fazla gemisi vardı. Bunun 308’i harp teknesi olup, 120’si en büyük oturak gemileriydi. Haçlılar donanmaya on binlerce forsadan başka 60 bin asker bindirmişlerdi. Hayrettin Paşa komutasında ise 122 kadırga ve forsalar dışında 20 bin askeri vardı. Toplamı 80 bin kişiyi bulan bir deniz savaşı daha önce hiç görülmemişti. Savaş sonucunda haçlı donanması 128 gemisini kaybetmiş, 29’u da Osmanlı denizcileri tarafında ele geçirilmişti. Hayrettin Paşa hiçbir gemisini kaybetmezken dört yüz kadar levent’i sehit olmuştu. Hayreddin Paşa, tarihe Preveze Deniz Savaşı olarak geçen savaşın mutlak galibiyetini Osmanlı devletine kazandıran Kaptanı Derya olarak adını tarihe yazdıracaktı. Bu zafer Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’deki egemenliğini pekiştirdi.

Kutsal Roma-Cermen İmparatoru Şarlken, Preveze’nin öcünü almak için 1541’de Cezayir’e saldırdıysa da başarılı olamadı. Bu arada Fransa Kralı I. François, Şarlken’e karşı Osmanlılardan yardım isteyince, Kanuni Barbaros’u Fransa’nın Akdeniz kıyılarına gönderdi. Barbaros, Toulon’da Fransız donanmasıyla birleşerek 1543’te Nice’i aldı. Ertesi yıl İstanbul’a dönen Barbaros Hayreddin Paşa, 4 Temmuz 1546’da burada öldü, Beşiktaş’taki türbesine defnedildi.

Etkileri
Osmanlı Devleti’nin kaptan paşaları, hil’atlerini Barbaros’un Beşiktaş’taki türbesinde giyerlerdi, bu törende dua edilir ve fakir fukaraya yemek verilirdi.
Sefere çıkan veya tatbikata giden Türk gemileri, günümüzde dahi bu türbenin önünden geçerken Barbaros’u top atışıyla selamlarlar.
Barbaros Hayreddin Paşa’nın anısına 1941-1943’te İstanbul’un Beşiktaş semtinde dikilen Barbaros Anıtı, ünlü heykelciler Ali Hadi Bara ile Zühtü Müridoğlu tarafından yapılmıştır.
Heykelin arkasında Yahya Kemal Beyatlı’nın şu dizeleri yazılıdır:
Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!
Adalar`dan mı? Tunus`dan mı, Cezayir`den mı?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi
Yeni dogmuş aya baktıklari yerden geliyor;
O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?
Beşiktaş’taki Kadıköy iskelesine Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi adı verildi ve mimarlar Erkan İnce ile M. Hilmi Şenalp tarafından Osmanlı Mimarisi tarzında yenilendi.
Türk Donanması’ndaki muhtelif gemilere adı verildi.

Kitapları
Gazavat-ı Hayrettin Paşa’nın tam metni vikikaynakta yer almaktadır
Gazavat-ı Hayrettin Paşa – Türk Edebiyat tarihinin ilk otobiyografi denemesidir. Eserin baş tarafında da belirtildiği gibi Barbaros Hayreddin Paşa biyografisini Seyyid Muradi’ye yazdırmıştır. Kanuni Sultan Süleyman bir gün Barbaros Hayreddin’i huzuruna çağırmış ve ferman etmiş:" Bre Hayrettin bir kulun ömrüne bu kadar az zamanda bu kadar çok fütuhat düşmez. Bana ister manzum ister mensur bir eser yaz ben de haine-i amiremde saklayayım ki bizden sonra gelecek nesillere ibret ve ders olsun." Bu ferman üzerine kendi söylemiş, Seyyid Muradi yazmıştır.

Habertürk

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL