Eroğlu, 2B İçin 1981 Tarihini Verdi

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 2-B meselesini çözmek istediklerini belirtirken 2B’nin hangi tarihten başlayacağına ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, kangren olan 2-B meselesini çözmek istediklerini ancak oraları asla bir kişiye peşkeş çekmek istemediklerini belirterek, ”31 Aralık 1981 tarihinden önce orman vasfını kaybetmiş alanlar 2-B kapsamında olacak” dedi.

Eroğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün 2012 yılı bütçeleri üzerinde milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.

İhtiyaç olduğu için yeni orman bölge müdürlükleri açıldığını belirten Eroğlu, kendisinden önce ormandan sorumlu bütün bakanların kendi illerinde bölge müdürlükleri kurduğunu ancak kendi ilinde bölge müdürlüğü kurmayan tek bakanın kendisi olduğunu söyledi.

2-B arazileri ile ilgili soruları yanıtlayan Eroğlu, bu konuda bütün partilerin seçimden önce taahhütleri olduğunu söyledi. Kangren olan bu meseleyi çözmek istediklerini ancak asla bir kişiye peşkeş çekmek istemediklerini ifade eden Eroğlu, ”Oradaki yüksek binaların rayiç bedelleri ile tarım alanlarının rayiç bedelleri farklı olacak. 31 Aralık 1981 tarihinden önce orman vasfını kaybetmiş alanlar 2-B kapsamında olacak” dedi.

HES’ler ve su kullanımı ile ilgili sorulara da cevap veren Eroğlu, dünyada hidroelektrik potansiyelinin yüzde 80-90 oranında kullanıldığını, ancak Türkiye’nin bu konuda geri kaldığını ifade etti. Veysel Eroğlu, derelerin satılmasının söz konusu olmadığını, sadece su kullanma hakkının en fazla 49 yıllığına verildiğini bildirdi.

Bakan Eroğlu, Türkiye’nin bütün enerji ihtiyacını doğalgaz ve diğer yakıtlar olarak, yurtdışından temin ettiğini, bunun da ülke için büyük bir kayıp olduğunu ifade ederek, ”Bu potansiyelimizi kullanmamız gerekiyor. Özel sektörü devreye soktuk. Projeler duyuruluyor ve devlete en fazla katkı payı veren firmaya iş veriliyor. Bin 600 şirket içinde bazı çantacıların çıktığı da bir gerçek. Bunu önlemek için ilave teminatlar aldık. Lütfen HES’lere karşı çıkmayalım, yanlışlık varsa yanlış olanı iptal edelim ve gerekirse cezalandıralım. Doğalgazı olan ülkeler, doğalgazlarını bizlere satıyor, fakat kendisi suyun gücünden hidroelektrik üretiyor” diye konuştu.

Komisyonun arzu etmesi durumunda, milletvekillerine bu konuda yerinde geniş kapsamlı brifing verebileceğini dile getiren Eroğlu, ”HES’ler suyu kirletmiyor, suyun enerjisini alıp tekrar dereye veriyor” dedi.

AOÇ arazisi

AOÇ ile ilgili sorulara da yanıt veren Eroğlu, bu konuda yanlış bir bilgilendirme olduğunu belirtti.

Orman Genel Müdürlüğü ve bazı birimlerin bulunduğu alanın AOÇ olmadığını ifade eden Eroğlu, ”Bu alanlar, orman teşkilatı tarafından vatandaşlardan geçmişte istimlak edilmiş alanlardır. AOÇ, başka bir bölüme aittir. Onun mesuliyeti de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına aittir. Bakan olunca ‘AOÇ’de neden ağaç yok’ dedim ve oraya yaklaşık 1 milyon fidan diktik. Oradaki tesisler çok dağınık, hatta bazıları da boşaltılmış durumda ve çok eski binalar. Bunları yenilemek için böyle bir karar aldık, bunları yenileyeceğiz. Ne bir belediyeye ne de konut yapımı için şahsa verilmesi asla söz konusu değil. Orası kamuya ve millete aittir” açıklamasında bulundu.

CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Bakan Eroğlu’na, ”(Atatürk’ün vasiyetini vermeyeceğim) sözünü alabilir miyiz?” diye sordu.

Eroğlu da ”Orası AOÇ alanı değil, tamamen vasiyetin dışında. Atatürk’ün vasiyetine sahip çıkıyorum. Orasının çiftlikle bir alakası yok. Siz çiftlikle alakasını ispat edin… Ben de orayı gözüm gibi koruyacağım” dedi.

İşçi sendikaları ile sorunlarının olmadığını, bütün sendikalara eşit mesafede olduğunu belirten Eroğlu, BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt’un ”Güneydoğu Anadolu Bölgesinde güvenlik barajları yapılıyor” sözlerine yanıt verdi. Hakkari’nin de şanlı Türk Bayrağının dalgaladığı bir yer olduğunu belirten Eroğlu, ”Bölgedeki yerlerin bütün su sorununu çözdük. Biz sadece orada baraj yapmıyoruz her yerde baraj yapıyoruz. Güvenlik barajı diye bir baraj inşa etmiyoruz. Bu barajlar, tamamen hidroelektrik santrali, taşkın koruma ve içme suyu teminine yöneliktir” diye konuştu.

Bakan Eroğlu, Ilısu Barajı yapımı konusuna da değindi.

Barajın yapımı ile bölgenin sulanacağını ifade eden Eroğlu, ”Hasankeyf’e gidin bir bakın, turist falan geldiği yok. Ilısu Köyünde yaşayanların sürüleceği doğru değil. Biz köyün 300 metre yukarısında muhteşem villalar yaptık ve anahtarlarını teslim ettik. Oranın tarihi dokusunu da koruyacağız. Hasankeyf, Artuklu Türkleri’nin tarihidir ve orayı korumak da bizim boynumuzun borcudur” dedi.

”AK Parti’ye tahsis edilmiş değil”

Söğütözü’ndeki AK Parti Genel Merkez Binası arkasında bulunan otopark ile ilgili eleştirilere yanıt veren Eroğlu, ”Orada bir park alanı var, onun için de bir otoparka ihtiyaç vardı. Otopark herkese açık bir otopark. Gelen kişiye ‘sen hangi partidesin’ diye sorulmaz. Orası AK Parti’ye tahsis edilmiş değildir. Terör hadiseleri var, güvenlik görevlisi de kontrol amaçlı konulmuştur” bilgisini verdi.

Eroğlu, CHP İzmir Milletvekili Musa Çam’ın, ”11.11.2011 tarihindeki açılışlara bakanlık çalışanlarının katılması için genelge yayınlayıp yayınlatmadığı” yönündeki sorusunu yanıtlarken, bu konuda bir genelge çıkartmadığını söyledi.

Çam’ın, Orman Genel Müdür Yardımcısı İsmail Üzmez’in imzasını taşıyan genelgeyi göstermesi üzerine Eroğlu, ”Bu, AK Parti’nin bir açılışı değil, devletin resmi açılış merasimidir. Elbette oradaki elemanlarımızdan bu coşkuyu bizlerle yaşamak isteyenler buyurdu geldi” dedi.

Komisyonda, daha sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün 2012 yılı bütçeleri kabul edildi.

Suriye’ye su verilmesi

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, komisyon çıkışında, bir gazetecinin, ”Suriye’ye su verilmesi konusunda tasarrufa gidecek misiniz?” sorusu üzerine, bu konuda, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde hareket etmeye devam edeceklerini söyledi. Eroğlu, ”Zulmeden Esad yönetimi ayrıdır, oradaki Suriye’li vatandaşlar ayrıdır, onları aynı kefeye koymuyoruz” diye konuştu.

AA