Yağışlar kuraklık tehdidini engelleyemedi

Çevre
Türkiye’de, “meteorolojik” olarak yaşanan kuraklık tehdidi, mayıs ayında yurdun birçok bölgesinde sel ve su baskınlarına yol açan şiddette görülen yağışlara rağmen atlatılamadı. Kura...
EMOJİLE

Türkiye’de, “meteorolojik” olarak yaşanan kuraklık tehdidi, mayıs ayında yurdun birçok bölgesinde sel ve su baskınlarına yol açan şiddette görülen yağışlara rağmen atlatılamadı.

Kurak geçen kış mevsiminin ardından Mayıs ayı sonlarında görülen şiddetli sağanak yağışların yol açtığı sel ve su baskınlarıyla mücadele eden Türkiye, meteorolojik olarak kuraklık yaşamaya devam ediyor.

AA muhabirinin, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün havza bazlı olarak yaptığı yağış analizinden derlediği bilgiye göre, mayıs ayında 25 havzanın 17’sinde normal değerlerin üzerinde yağış alındı. Meriç, Antalya ve Doğu Akdeniz havzalarında normal yağış değerlerinin yüzde 100’den daha fazla aşıldığı bu dönemde, Marmara Havzası’nda yüzde 99, Sakarya Havzası’nda yüzde 88, Susurluk Havzasında da yüzde 78 normal değerlere göre daha fazla yağış alındı.

Aynı dönemde 8 havzada ise kuraklık devam ederek, normal değerlerin altında miktarda yağış alındı. Mayıs ayında metrekareye 23 kilogram olan normal yağış miktarına göre en fazla meteorolojik kuraklığın yaşandığı bölge, yüzde 53,6’lık azalmayla Küçük Menderes Havzası oldu. Bu dönemdeyağış miktarı normal değerlere göre düşen diğer havzalar ise sırasıyla Asi, Van, Fırat-Dicle, Ceyhan, Doğu Karadeniz, Seyhan ve Yeşilırmak havzaları oldu.

Son 8 aylık değerlendirmede tüm havzalarda düşüş var

Geçen ay görülen yağışlara rağmen yağış miktarlarında 1 Ekim 2013 ve 31 Mayıs 2014 dönemini kapsayan son 8 aylık yapılan değerlendirmede ise Meriç Havzası hariç diğer tüm havzalarda düşüş yaşandığı saptandı.

Bu dönemde, normal değerlere göre yağış miktarında en fazla düşüş yaşanan havza yüzde 57,3’lük azalmayla Asi Havzası olurken, bu havzayı yüzde 50,1 ile Seyhan, 46,2 ile Ceyhan ve yüzde 38,3 ile Doğu Akdeniz havzaları izledi.

Yurdun büyük bölümü kurak

Yağış değerleri ışığında son 1 yıllık yapılan kuraklık değerlendirmesinde ise sadece Kıyı Ege ve Trakya ile Batı Akdeniz’de Isparta ve Antalya, Batı Karadeniz’de de Kastamonu ve Karabük civarı normal değerlere sahipken, yurdun geri kalan kısımı, “hafif” şiddetten “olağanüstü” şiddete kadar kuraklık derecelerine sahip bulunuyor.

Hatay, Osmaniye, Gaziantep, Kahramanmaraş, Tokat, Sivas, Amasya, Çorum ve Samsun civarları ile İstanbul, Erzurum, Antalya, Mersin, Nevşehir, Kütahya ve Denizli illerinin bir bölümlerinde meteorolojik açıdan “olağanüstü kuraklığın” yaşandığı Türkiye’de, bu bölgelerin çevresi de “çok şiddetli” olarak tanımlanan kuraklık tehdidi altında yer alıyor.

Ege, yağışlar açısından en şanslı bölge

Yağışlarda yaşanan düşüşe rağmen diğer bölgelerle kıyaslandığında Ege bölgesi en şanslı coğrafya olarak öne çıkıyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü Araştırma Dairesi Başkanlığı Hidrometeoroloji Şube Müdürlüğünce hazırlanan “2013 Yılı Yağış Değerlendirmesi” raporuna göre, 2013 yılında genel olarak yağışlarda normaline göre yüzde 13, bir önceki yıla göre ise yüzde 24 azalmanın yaşandığı Türkiye’de, yağış miktarı normaline göre artan tek bölge, yüzde 11 ile Ege Bölgesi oldu.

DSİ 2. Bölge Müdürü Hayati Çelenk de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, İzmir, Manisa ve Uşak’ı kapsayan sorumluluk sahalarında barajlardaki su miktarının yeterli olduğunu söyledi.

Meteorolojik olarak yaşanan kuraklığa rağmen içme suyu temini ve tarımsal sulama açısından bölgede bir sıkıntı olmadığını ifade eden Çelenk, şunları söyledi:

” İzmir’e içme suyunun sağlandığı en büyük kaynak olan Tahtalı barajındaki doluluk yüzde 70 seviyesinde, 215 milyon metreküp suyumuz var. Yine Balçova Barajı yüzde 51, Demirköprü Barajı 65,83, Seferihisar Barajı 68,73, Kavakdere Barajı yüzde 92, Kestel Barajı yüzde 85,5, Yortanlı Barajı 81,12, Sevişler Barajı 82,64 seviyesinde doluluğa sahip bulunuyor. Bölgesel olarak diğer yerlere göre şanslıyız, havza olarak barajlarımızdaki durum daha iyi.”

Çelenk, su kaynaklarının verimli ve tasarruflu kullanımının önemine de işaret ederek, bölgede su temini açısından bir sıkıntı beklenmemesine rağmen her zaman su tasarrufuna dikkat edilmesi gerektiği uyarısında bulundu.