• İstanbul 8° KAPALI
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • BİST %2.81 92,07
  • DOLAR %0.69 6,78
  • EURO %0.55 7,33
  • ALTIN %

Namazımızda miracı yaşayabiliyor muyuz?

Abdullah Yıldız’ın Yeniakit gazetesindeki yazısı…

Bir Miraç gecesini daha geride bıraktık. Peki, Receb’in 27. gecesi Allah (c.c) ile Rasûlü (s.a) arasında geçen konuşmayı (tahiyyat‘ı) namazda okurken biz de miracı yaşıyor muyuz?

Biliyoruz ki; Rasûlüllah’ın (s.a) Allahu Teâlâ (c.c) ile Miraç’taki selamlaşması ve sohbeti; “mü’minin miracı” olan namazın teşehhüd aşamasında, kul ile Allah arasında gerçekleşir. Miraç’ta Allah ile Rasûlü arasında geçen konuşmanın bir bölümünü, Rasûlüllah’ın (s.a) ashabına kelime kelime öğrettiği şekilde okuyarak tekrar ederiz. 

İmam Gazâlî, namaz kılan bir müminin, teşehhüd esnasında tahiyyat‘ı okurken şu duygular içinde bulunması gerektiğini tavsiye eder: ‘Allah’ın huzurunda olduğunun şuuruna vararak tazim ve hürmetle otur. Tahiyyat’ı oku: Mülkün, temiz ahlakın ve salavâtın Allah’a ait ve O’na mahsus olduğunu, kalbinden inanarak dilin ile ilan et, açıkla! Hz. Peygamber’i (s.a) kalbinde düşünerek ona selam ver ve onun da, daha mükemmel bir şekilde sana selam vereceğine inan. Sonra, sana ve bütün salihlere de selam ver ve buna mukabil, bütün salihler sayısınca Allah’ın da sana selam vereceğini, yani rahmet edeceğini düşün. Sonra, Allahu Teâlâ’nın birliğine ve Peygamber’in nübüvvetine şehadet et… Son teşehhüdde, Rasûlüllah’a salât ü selamdan sonra, kabul edileceğine yürekten inanarak dua et! Anne-babanı ve diğer mü’minleri de bu samimi dualarında ihmal etme, unutma!.. Selam verirken, hazırda bulunanlara ve meleklere selam vermeye niyet et… ve namazını sona erdir.’ 

Tahiyyât’ın en sahih ve meşhur olanı Abdullah b. Mes’ud’dan (r.a) yapılan rivayettir: 

“Et-tahiyyâtü li’llâhi ve’s-salavâtü ve’t-tayyibâtü; es-selâmü ‘aleyke eyyüh’en-nebiyyü ve rahmetu’llâhi ve berekâtühû; es-selâmü ‘aleynâ ve ‘alâ ‘ıbâdi’llâhi’s-sâlihîn. Eşhedü en-lâ ilahe illa’llahi ve eşhedü enne Muhammeden ‘abdühû ve Rasûlüh.”

(Tahiyyeler -her türlü tazim ve saygı-, salâtlar -tüm ibadetler ve namazlar- ve tayyibeler -tüm övücü, güzel sözler- Allah’a mahsustur. Selam, Allah’ın rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun, ey Peygamber! Selam (bütün peygamberler sınıfına dâhil olan) bizim ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun! Ben şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine ben şahadet ederim ki, şüphesiz Muhammed O’nun kulu ve Rasûlü’dür).

Tahiyyâtı okurken, bu cümlelerin Allah (c.c) ile Rasûlü (s.a) arasında geçen konuşma ve selamlaşmaya ait sözler olduğunu hatırlamalı ve Miracın heyecanını yürekten yaşamalıyız:

Mirac gecesi Rasûlüllah (s.a), Rabbini şu sözlerle över: “Bütün tazim ve saygılar, tüm ibadetler ve namazlar, tüm övücü ve güzel sözler sana özgüdür ey Allahım!”

Biz de bu sözleri samimiyet ve ihlasla tekrarlayarak coşmalıyız.

Bunun üzerine Allahu Teâlâ, Rasûl’üne şöyle iltifatta bulunur: 

“Selam senin üzerine olsun ey Peygamber! Allah’ın rahmeti ve bereketi de…”

Biz bu cümleleri tekrar etmekle, şu ilahi emrin gereğini de yerine getirmiş oluruz: 

“Şüphesiz Allah ve melekleri, Peygamber’e hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât ü selam edin!” (Ahzâb 56) 

Rasûlüllah (s.a) Allahu Teâlâ’nın bu iltifat ve ikramını, şu sözleriyle umumileştirir: 

“Selam, bizim (bütün peygamberlerin) ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun!”

Biz, bu ifadeleri tekrar ederken; selâmı, Rasûlüllah (s.a) ile birlikte tüm peygamberlere, Allah’ın seçilmiş ve salih kullarına (Neml 59) ve bütün meleklere vermeli ve bu samimi selamımızın karşılığını alacağımıza inanmalıyız. 

Nihayet, Cebrail (a.s), Allah (c.c) ile Rasûlü (s.a) arasındaki bu konuşmaya kelime-i şahadet getirerek iştirak etmiştir:

“Ben şahadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şahadet ederim ki, şüphesiz Muhammed O’nun kulu ve Rasûlü’dür.” (İbn Mâce Terceme ve Şerhi, III/155.)

Biz de, her namazımızda Allah ile Rasûlü (s.a) arasında geçen konuşmaları tekrar ederek, Miraç heyecanını yaşarız ve nihayet şahadet cümlesiyle de imanımızı tazeleyip güçlendiririz. 

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Empati yoksunu ebeveynler ve sipariş çocuklar (II)

Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Haber gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 470