Derdi Olan İnsan İçin Problem Var

Etkinlikler
Röportaj: Muhammed Akaydın Rasim Özdenören düşünce dünyamızın önemli şahsiyetlerinden biridir. 54 yıllık yazı hayatına onlarca kitap sığdırmıştır. Her biri birbirinden değerli roman, öykü ve deneme ki...
EMOJİLE

Röportaj: Muhammed Akaydın

Rasim Özdenören düşünce dünyamızın önemli şahsiyetlerinden biridir. 54 yıllık yazı hayatına onlarca kitap sığdırmıştır. Her biri birbirinden değerli roman, öykü ve deneme kitaplarıdır. Rasim Özdenören‘in kitaplarıyla lise yıllarında tanıştım. Beni en çok etkileyen, "Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler" kitabı idi. Özdenören, hem bu kitabında hem de tüm kitaplarında kavramlar üzerinde duruyor ve kavramlarla düşündüğümüzü söylüyor. Buna binaen kavramların doğru kullanılmadığından ve özellikle Türkiye‘de inanılmaz bir kavram karmaşasından bahseder.

Rasim Özdenören
tüm birikimine rağmen mütevazı kişiliğini de asla elden bırakmaz. Röportaj esnasında onu, naif sesiyle dinlemek benim için müthiş bir keyifti. Biz doya doya sohbet ettik ve sohbetten size kalanlar ise az sonra okuyacağınız metin olacak. İyi okumalar…

Değerli hocam 54 yıllık yazı hayatınıza onlarca kitap sığdırdınız ama beni en çok etkileyen kitabınız 1985 yılında ilk baskısını yapan “Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler” kitabınız olmuştur. Aradan 25 yıl geçti ve çok şey değişti ve zorlaştı. Peki, bu zamanda nasıl Müslümanca düşünebiliriz ve yaşayabiliriz?

Müslümanca düşünme üzerine o yıllarda söylediğimiz fikirler bugün için de geçerliliğini bence koruyor. Çünkü düzenin en dibindeki veriler değişmiş değil. Biz bu verilere –o yıllarda yazdığımız bir yazının da başlığı aynı zamanda – “150 Yıllık Aktüalite” diyorduk. Nerden itibaren 150 yıl? Tanzimat’ın başlangıcı olan 1839’dan bu yana gelen 150 yıllık süreç… O zamandan başlayan değişim sürecinin kökeni de değişmiş değil. Peki, o değişmeyen şey nedir? Biz kendi özgün kültürümüzün yani İslam kültürümüzün kavramlarını yitirdik ve Batı’nın kavramlarını benimsemeye çalıştık. Fakat ne yitirdiğimiz kavramları bir daha elde edebildik ne de elde etmek istediğimiz Batı’nın kavramlarına ulaşabildik.

İnsan kavramlarla düşünür. Düşüncesini kavramlarla ifade eder. Hâlbuki biz kendi asal kavramlarımızı yitirdiğimiz için nasıl düşüneceğimizi de bilemez hâle geldik. Biz bu şaşkınlığı yaşıyoruz.