• İstanbul °
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • BİST %-0.99 115,75
  • DOLAR %0.1 6,86
  • EURO %0.32 7,75
  • ALTIN %

‘Dünyaya Karşı Sorumluyuz’

Abdullah Güner’in röportajı

Türkiye’de yabancı uyruklu öğrencileri kendilerine hizmet alanı olarak seçen ve bu yönde ellerinden geleni yapmak için Sınırsız Kardeşlik ve İnsani Yardım Derneği‘ni kuran bir grup yürekli insanın küçük küçük adımlarla ilerleyen büyük yolculuğu… Bu yolda ilerlerken onlara destek olanlar ise Şair Nurullah Genç ve Yeşilay Cemiyeti Başkanı Muharrem Balcı, akademisyen ve iş adamları gibi birbirinden farklı isimler… Benzer yardım kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yapıyor; burs, kalacak yer, kişisel eğitimler veriyorlar.

Sınırsız Kardeşlik ve İnsani Yardım Derneği Eş Başkanı Mahmut UĞURLU ile KİYADER’i konuştuk.

İlk önce KİYADER nedir, ne tür çalışmalar yapar, kısaca bize KİYADER’den bahseder misiniz?

KİYADER misafir öğrenci dediğimiz, yabancı uyruklu öğrencilerle ilgilenen ve bunların burs, barınma vb. farklı ihtiyaçlarını gidermesiyle ilgili bir dernek. Bütün işi misafir öğrenci…

İsmi aslında şöyle: “Sınırsız Kardeşlik ve İnsani Yardım Derneği”, buradan geliyor. Suni sınırların çizilmiş olduğu dünyamızda sınırsız kardeşliği ön plana çıkarmaya çalışan bir dernek. 

Ben de onu soracaktım şimdi, ‘Sınırsız tüm dünya öğrencilerine yönelik’ bir çalışma yürütüyorsunuz. KİYADER’in bu büyük ufkunu anlatır mısınız bize?

Tabi, şimdi biz vakıf medeniyetinin çocuklarıyız. Bu vakıf medeniyetinin çocukları olarak da burada  boynumuza düşen büyük borçlar var. Bir de sadece kendimize karşı değil dünyaya karşı sorumluyuz, bu sorumlulukların başında da bunlar geliyor. Bu insanlar burda misafir ve birçok ihtiyaçları oluyor ülkemize geldiklerinde. En basit sağlık ihtiyaçlarından tutun da, barınma, burs gibi birçok ihtiyaçları oluyor. Bunların giderilmesi bu arkadaşlarla ilgilenmek bizim boynumuzun borcu. Ama tabi ne kadar ilgileniyorsunuz ya da ne kadarıyla ilgileniyorsunuz derseniz, Türkiye’de bu alan henüz büyük boşlukları olan bir alan.

Büyük bir açık var bu konuda değil mi?

Tabi ki. Ama yani ilgilenebileceğiniz, elinizin ulaştığı nokta da maalesef sınırlı kalıyor.

Sınırlı sayıda öğrenciye hizmet vermeye çalışıyorsunuz. Derneğin imkanları neler?

Biz kendi derneğimizin imkanları ölçüsünde 100’ün üzerinde öğrenciye burs sağlıyoruz. 4 öğrenci evimizde, birçok öğrencimizin barınma ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz.  Bu evlerde 4’er, 5’er kişi kaldığını düşünürsek 20-30 öğrencimizin mevcut barınmasını sağlıyoruz. Başkanımız Prof. Dr. Yücel Oğurlu Hocamızın, Rektör Yardımcısı olduğu İstanbul Ticaret Üniversitesi vasıtası ile birçok öğrencinin barınma ihtiyaçlarını giderdiğimiz böyle çalışmalar da oluyor. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor.

İnsani yardımda, kardeşlikte nasıl bir ‘model’ uyguluyorsunuz?

Aslında ‘model’den daha ziyade, demin bahsettiğim vakıf medeniyetinin çocukları olduğumuz için buraya gelen tüm öğrenciler bizlerin misafiri. Bu misafirlere gerektiği şekilde ev sahipliği yapıp daha sonra bu insanların memleketlerine gittiklerinde o vakıf medeniyetinin izlerini görmelerini istiyoruz.  Nasıl Uzakdoğu’da İslam’ın yayılması Müslüman tüccarlar sayesinde oldu. Sadece basit bir dürüstlük, -tabi dürüstlük çok basit bir şey değil- ama İslam’ın küçücük bir cûzünden hareketle, insanlar o tüccarların dürüstlüğünü görerek nasıl Müslüman oldularsa, burada da biz o insanlara gerekli hassasiyetleri gösterip, gerekli noktalara dokunabilirsek kendi ülkelerine gittiklerinde bu medeniyeti hakkınca temsil ederlerse, onlarda aynı şeyi yaparsa bir genişleme sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. Yani bu insanları aslında belki biraz fazla iddialı olacak ama bir Suffa gibi bu mektepte yetiştirip, kendi noktalarında hizmet vermelerini sağlamak istiyoruz.  Bizim amacımız bu, ama tabi ne kadar sağlayabiliriz ne kadar sağlayamayız bu bizim kendi gayretlerimizle alakalı şeylerdir.

Peki, Türkiye’de yabancı uyruklu öğrenci sayısı ne kadar?

Türkiye’de yabancı uyruklu öğrenci sayısı olarak, 22-24 bin gibi bir rakam telaffuz ediliyor ama onu çok net bilmiyoruz. Tüm derneklerin ilgilenilendiği öğrenci sayısı ise bu öğrencilerin maksimum % 15’i veya hadi biraz daha iyimser olayım % 20’sine denk geliyor.

Geri kalanı…

Geri kalan yüzde 80’i buraya geliyor, hiç kimsenin ilgisi alakası olmuyor, eğer kısmeti varsa düzgün bir noktada kalıyor ve eğitimini tamamlayıp buradan gidiyor. Yani tabi burda kaldıktan sonra burayla ne kadar bağı olur olmaz, bunlar tartışılır şeyler. Bir şeye emek vermeden ondan karşılık beklemek biraz hayalcilik. Devletin bu alanda yaptığı bazı çalışmalar var. Kardeş ülkeler, Türk Cumhuriyetleri ile ilgili… Onların belki biraz daha artısı olabilir. Ama tabi bunu da zaman gösterecek. Şu an çünkü bir şeyle ilgilenemezseniz, bunun sonucunda da ordan verim almanız çok zor yani. O yüzden çok boş, bakir bir alan. Dediğim gibi maksimum yüzde 20’siyle ilgilenilirken, yüzde 80’ine henüz dokunulmamış durumda.

Yabancı uyruklu öğrenciler ne tür zorluklar yaşıyorlar?

Çok fazla zorlukları var. Bir kere yabancı bir ülkeye geliyorlar. Düşünün, doğup büyüdüğünüz ortamdan hiç alışık olmadığınız, hiç görmediğiniz, bilmediğiniz bir ortama geliyorsunuz. Burada ilk önce bir adaptasyon sorunu yaşıyorlar, dil sorunu çok önemli onu aşmaya çalışıyorlar. Daha sonra farklı bir eğitim sistemine giriyorlar. Bu eğitim sistemine yine bir adaptasyon süreçleri var. Bu arada kanunlarla ilgili bizim burada yabancı öğrencilerin yaşadıkları sıkıntılar oluyor. Bunlarla ilgili sıkıntılarla ilgili çok farklı şeyler oluyor. Örneğin bir yabancı uyruklu öğrenci, yurt dışına çıkacak ve bütün evrakları polisin elinde. Onların giriş-çıkışlarında bile –şu an tabi onunla ilgili ciddi düzeltmeler var – bundan önceki tecrübelerde çok büyük sıkıntılar yaşanmış. Dolayısıyla yurt dışına girip-çıkarken evraklarının eksikliğinden dolayı 2-3 hafta karakolda bekleyip en son artık “lanet olsun, ne işim var burda!” diyip giden öğrenciler çok. Dolayısıyla böyle basit gibi gördüğümüz ama aşılması gereken sıkıntılar çok. Tabi burda bazı şeyler çok basit. Bizim için halletmek çok basit.

Peki bu arkadaşlara ne gibi imkanlar sunuyorsunuz?

Biz şimdi gelen öğrencilere burs sağlıyoruz. Birinci şeyimiz bu. Öncelikle burs sağlamaya çalışıyoruz. İkinci olarak bu öğrencilerimize kalacak yer, çünkü bu önemli bir şey; yabancı bir ortamda buraya geldiklerinde nerde kalacaklar, nasıl olacak… özellikle açtığımız 3 evimiz bayan öğrencilere yönelikti. Ki daha fazla korunup, kollanması gereken kesim olduğu için söylüyoruz. Şimdi 4. evimizi açtık. O da erkeklerle ilgili bir ev oldu.

Buradaki arkadaşlarla düzenli olarak programlar düzenlemeye çalışıyoruz. Kişisel gelişimleriyle ilgili, şahsi gelişimleriyle ilgili, artı manevi yönlerini kuvvetlendirmeyle ilgili. Çünkü gelen öğrencilerin birçoğu Türki Cumhuriyetlerden gelen arkadaşlar. Dönüp baktığımızda Balkan kökenli olanlar var, Orta Afrika’dan gelenler var. Hani birçoğu maneviyattan uzak kalmışlar. Hani manevi kırıntılar var içlerinde, çok düzgün insanlar. Ama büyük bir kısmında İslam’ın nüvesi var ama henüz yeşermemiş, onu yeşertmeye çalıştığımız bir şey var burada. Biraz daha kişisel gelişimlerini sağlayıp maddi ve manevi daha iyi bir noktaya gelmelerini istiyoruz.

Öğrencilerin dernekte sosyalleşme imkanları neler?

Bizim dernekte yapmaya çalıştığımız şeylerden bir tanesi de bu çalışmalar. Programlarımızda öğrencilerimizin hepsinin kaynaşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu da halı saha turnuvaları, onları eğlendirmeye yönelik programlar yapıyoruz. Onların kendi kültürleriyle ilgili örneğin bir çalgıları vardır, işte onu çalmak. Veya kendi ana dilleri ile ilgili şiirler, şarkılar söylemek gibi şeylerle biraz daha kendilerini ifade etmelerini sağlayıp, bu minval üzere de eğlenmelerini ve dolayısıyla da birbirleriyle kaynaşmalarını sağlıyoruz. Bu programlarımız 100-200 kişilik oluyor. Dediğim gibi bazı şeyler imkan meselesi. Derneğin imkanı ne kadarsa o kadar alana yönelebiliyoruz. Dolayısıyla bu alanda 100-200 kişiyi geçemiyoruz. İmkanlarımız dahilinde en iyisini ortaya koymaya çalışıyoruz.

Dernek olarak kaç farklı ülkeden yabancı uyruklu öğrenci sizinle beraber? En çok hangi ülkeden öğrenciniz var?

Dağıstan’dan tutun, Özbek, Türkmen, Boşnak, Arnavut… Afrika’nın birçok ülkesinden… 10-12 ülkeden arkadaş var. En çok Çin’den öğrencimiz var. Oradaki Müslüman bölgeden gelen arkadaşlar. Daha sonra da Türki Cumhuriyetlerden ve Balkan kökenliler, Afrika kökenliler var.

YÖK, 2010’da Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı’nı (YÖS) kaldırıp, üniversitelere yabancı öğrenci almak için şartlarını geliştirme ve yabancı öğrenci alma serbestisi tanıdı. Bundan sonra üniversiteler hangi şartlarda öğrenci alacaklarını kendileri kararlaştıracak. Bu adımı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Daha kolay hale geldi YÖS’ün kalkmasıyla beraber. Aslında daha kaliteli bir şey getirdi. Şöyle daha kaliteli: Üniversitelerin istediği tarzda öğrenciyi seçme lüksünü getirdi. Üniversite ne tarzda bir öğrenci almak istiyorsa buna göre öğrencileri seçme kolaylığı getirdi. Dolayısıyla istediği yerde öğrenciyi seçtiği için daha rahat hareket edebiliyor üniversiteler. Tabi bu gelen öğrenci sayısını da arttırdı. Daha kolay hale gelmiş oldu girişleri.

Bu iş, çok önemli bir iş. Yani siz ne kadar çok insana dokunabilirseniz ne kadar çok insanla muhatap olabilirseniz  onlar sizin ‘iyi niyet elçileri’niz oluyorlar günün sonunda. Kendi ülkelerine gittikleri zaman ticari gelişimleri açısından, insani gelişimleri açısından bütün bunları hesaba katabilirsiniz, çok farklı açılımları oluyor. Çünkü bu insanlar gittikleri ülkede hepsi kalbur üstü insanlar statüsünde. Afrika’dan gelen öğrencileri düşünün, gittikleri zaman bu insanlar her biri birer üst düzey yönetici adayı. Dolayısıyla ülkelerle ticari gelişim, sosyal ilişki, kültürel iletişim bütün bu konularda sizin bağlantınızı kuvvetlendiriyor. Dolayısıyla aslında ülkemizin elini kuvvetlendiren şeyler.

Son olarak ileriye dönük çalışmalarınız neler?

İmkanlarımız nispetinde olabildiğince çok insana ulaşmak istiyoruz. Daha fazla öğrenciye, daha fazla insana ulaşmak istiyoruz. Bununla ilgili de aslında attığımız adımlar var. Hani bir sonraki aşamada bir yurt yapmak var. Planlarımızda bunlar var. Yurt inşaatı, orda daha fazla öğrenciyi barındırma, onlarla daha sık bir arada olma, daha hızlı gelişim sağlama.
Farklı insani yardım kuruluşlarıyla da bağlantılarımız var. ‘Kardeş dernek’ diyebileceğimiz birçok dernekle bağlantılarımız var: Bab-ı Alem’dir, Elburz Derneği’dir bunlarla farklı aktivitelerde buluşuyoruz.

On5yirmi5

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Türkiye ‘Erasmus’ta Avrupa 3.sü

Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Haber gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 470