Gençlerin yüzde 36’sı babasına bile güvenmiyor

Gençlik
Türkiye’de son yıllarda gerçekleştirilen en son ve en kapsamlı gençlik araştırması olan ‘Türkiye Gençlik Raporu: Gençliğin Özellikleri, Sorunları, Kimlikleri ve Beklentileri’ başlıklı çalışmanın sonuç...
EMOJİLE

Türkiye’de son yıllarda gerçekleştirilen en son ve en kapsamlı gençlik araştırması olan ‘Türkiye Gençlik Raporu: Gençliğin Özellikleri, Sorunları, Kimlikleri ve Beklentileri’ başlıklı çalışmanın sonuçları açıklandı. Araştırmada gençliğin şiddet, psikolojik sorunlar ve güven sorunu ile ilgili önemli tespitlerde bulunuldu. 

ARAŞTIRMANIN AYRINTILI SONUÇLARI İÇİN TIKLAYINIZ!

GENÇLER İNSANLARA GÜVENİLMEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR

Bundan önce gerçekleştirdiği “Aile araştırması” ile büyük yankı uyandıran SEKAM tarafından Türkiye genelinde 81 ilde, 5541 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bu çalışmada, öncelikle gençlerin insanlara güvenip güvenmediği araştırıldı. Katılımcılardan “İnsanlar hakkındaki genel düşünceniz nedir” sorusuna “çok güvenilir”, “güvenilir”, “güvenilmez”, “hiç güvenilmez” seçeneklerinden birini seçmeleri istendi. Bu soruya verilen cevaplara göre, gençlerin yüzde 58,6’sının insanlara güvenilmeyeceği cevabını verirken, yüzde 29,3’ü güvenilir, yüzde 10,7’si de hiç güvenilmez cevabını verdi. İnsanlara toplam güvenmeme oranının yüzde 69,3 düzeyinde olması ülke geleceği açısından ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. 

GENÇLERİN YÜZDE 36’SI BABASINA BİLE GÜVENMİYOR

Güven sorunu başka bir boyutta incelenerek, katılımcılardan “Bugünün dünyasında insan babasına bile güvenmemelidir” yargısını değerlendirilmeleri isteniyor. Alınan cevaplara göre gençlerin yüzde 36’si babaya güvenilemeyeceğini ifade ederken, yüzde 21’lik bir kesimi de bu konuda kararsız kalıyor. Babaya güven konusu namaz kılma durumuna bağlı olarak değerlendirildiğinde, babaya güven konusunda en olumlu olanların düzenli namaz kılanlar olduğu saptandı. Ancak, düzenli namaz kılanların yüzde 22,4’ünün kararsız, yüzde 29’luk kesimin de babasına bile güvenmiyor oluşu dikkat çekiyor.

SEKAM araştırmacılarına göre, gençliğin bu denli güven yaşaması, üzerinde durulması gereken ciddi bir psikolojik, ahlaki ve sonuçları itibariyle de sosyal bir problemdir. Ayrıca Bu sonuçlar, aynı zamanda, aile, akrabalık, toplumsal bağların ve dayanışmanın çözülme noktasına geldiğini; bireyselliğin, bireysel yaşamın etkin olmaya başladığını gösteriyor. 

GENÇLER ZAMAN ZAMAN ÇÖKKÜNLÜK YAŞIYOR

Araştırmada gençliğin psikolojik sorunlarının ve psikolojik desteğe ihtiyaçları olup olmadıkları da incelendi. Katılımcılara ne sıklıkla, umutsuzluk, hüzün, bunaltı ve çökkünlük gibi olumsuz duygulara kapılırsınız sorusu yöneltildi. Alınan cevaplara göre gençlerin yüzde 74,5’i ara sıra, yüzde 16,6’sı da çoğunlukla ve yüzde 4’ü de her zaman umutsuzluk, hüzün, bunaltı, çökkünlük gibi olumsuz duygulara kapıldığını ifade ediyor.  Her zaman olumsuz duygulara kapıldığını ifade eden bu yüzde 4’lük kesim, depresyonla tanımlanabilecek kesimi oluşturuyor. 

ATEİST, KOMÜNİST VE FEMİNİSTLER KENDİNİ MUTSUZ HİSSEDİYOR

Gençlerin hüzün, umutsuzluk, bunaltı ve çökkünlük yaşama durumları, siyasi, ideolojik ve dini kimlikler açısından incelendiğinde kendi Komünist olarak tanımlayanların yüzde 25’inin, kendini Ateist olarak tanımlayanlar yüzde 27’sinin, kendini Feminist olarak tanımlayanların da yüzde 24’ünün olumsuz ruh halini sıklıkla yaşadığı ortaya çıkıyor. Buna karşılık diğer kimlik mensuplarının da yüzde 16-17 düzeyinde genellikle sıklığında ve yüzde 3-4 düzeyinde de her zaman sıklığında hüzün, umutsuzluk, bunaltı ve çökkünlük yaşadıkları anlaşılıyor. 

GENÇLERİN YÜZDE 66,4’ÜNÜN PSİKOLOJİK DESTEĞE İHTİYACI VAR

Ayrıca araştırma kapsamında gençlere psikolojik bir desteğe ihtiyacınız oldu mu, eğer olduysa bu desteği kimden aldınız şeklinde bir soru yöneltilmiş, bu soruya alınan cevaplara göre katılımcıların ancak yüzde 33,6’sının herhangi bir psikolojik desteğe ihtiyacı olmadığı tespit edildi. Buna göre gençlerin yüzde 66,4’ünün psikolojik bir desteğe ihtiyaç hissetmiş veya hissetmekte olduğu sonucu ile karşı karşıya kalıyoruz. 

GENÇLERİN YÜZDE 37’Sİ FİZİKSEL ŞİDDETE MARUZ KALMIŞ

SEKAM araştırmasının sonuçları gençlik ve şiddet konusunda da önemli veriler ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre gençlerin yüzde 37’lik kesimi herhangi birisinin fiziksel şiddetine maruz kaldığı saptandı. Araştırmacılara “Kimin fiziksel şiddetine maruz kaldınız” şeklinde bir soru da soruldu. Katılımcıların yüzde 21,7’si arkadaşlar, yüzde 19’u anne, yüzde 14,9’u baba ve yüzde 8,5’u öğretmen yanıtını verdi. SEKAM araştırmacılarının değerlendirmesine göre erkekler kadınlara oranla, ailesi yoksul olanlar yoksul olmayanlara, Orta Anadolu’da yaşayanlar diğer bölgelerde yaşayanlara oranla daha fazla fiziksel şiddetin mağdurudur. 

GENÇLERİN YÜZDE 44’Ü FİZİKSEL ŞİDDET UYGULAMIŞ

Gençlerin yüzde 44’ü, fiziksel şiddetin faili olarak arkadaşına, kardeşine ve eşine fiziksel şiddet uygulamış olup, erkekler, düşük öğrenimliler, yoksullar diğerlerine oranla fiziksel şiddetin daha yüksek oranda faili durumunda olduğu tespit edildi. 

GENÇLER “SÖZ DİNLEMEYENİN HAKKI KÖTEKTİR” GÖRÜŞÜNÜ ONAYLIYOR

Gençlerin, “Söz dinlemeyenin, nasihatten anlamayanın, burnunun dikine gidenin hakkı kötektir (dayak)”  yargı cümlesine verdikleri cevaplar değerlendirildiğinde; gençlerin yüzde 60’ının sözün içeriğinin doğruluğunu onayladığı görülüyor. Bu sonuç, cinsiyete, eğitim düzeyine, yaşanan bölgeye, ekonomik duruma bağlı olarak çok fazla değişmemekle birlikte,  yüzde 60 civarında bir dağılım gösteriyor. 

On5yirmi5