• °
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • CANLI SONUÇLAR
  • VİDEO GALERİ
  • FOTO GALERİ
SON DAKİKA
  • BİST %-3.66 1,09
  • DOLAR %0.26 6,97
  • EURO %0.27 8,22
  • ALTIN %

Ali Bayramoğlu’nun Yenişafak gazetesindeki yazısı…
Güneydoğu’daki çatışmaların, mahalle direnişlerinin, fiili özerklik ilan etmenin, silahla kentleri savaş yerine çevirmenin anlamı nedir?
Tüm bunlar kimilerinin iddia ettiği gibi hükümetin çözüm sürecindeki eksikliklerine, yaptığı hatalara indirgenebilir mi?

PKK’nın da daha ilk gün küçümsediği, önemsemediği, “AK Parti’yle yol alınmaz, bu metin ciddiye alınmaz” dediği, daha sonra Dolmabahçe Mutabakatı adını verdiği “çerçeve” Cumhurbaşkanı ve hükümet tarafından reddedildiği için mi bu yangın çıktı?
Bunun ikna edici bir tarafı olabilir mi?

IŞİD’in Suruç ve Ankara saldırılarını keyfi ve akıl dışı bir biçimde doğrudan, hatta eylemci olarak AK Parti’ye fatura etmesine inanan aklı başında bir HDP’li var mıdır?

Kandil “siyaset aşaması” fikrinden, demokrasi imkanları içinde ulaştığı kritik imkanlardan bunlar için mi vazgeçmiştir? Bunlar için mi çözüm sürecini bir daha doğmamak üzere gömecek adımlar atmıştır.

Sadece ve özellikle Diyarbakır’dan söz edelim. Bu en önemli, çok katmanlı Güney Doğu kenti uzun süredir alev alev yanıyor. PKK, Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde 6 mahalle, 1 caddeyi kapatıp Dağkapı’da isyan ve iç çatışma yürütüyor. Mahalle sakinleri kalkan haline getirilmiş, evler arasındaki duvarlar yıkılmış durumda. Polis ana caddeye açılan bir sokağın başında bulunan, önünde Tahir Elçi’nin vurulduğu Kurşunlu Camisi’nin 2 metre ötesine geçemiyor. Önceki gün Diyarbakır’ın başka bir merkezinde Yenişehir İlçesi Ofis semtinde benzer girişimler olduğu ve çatışmaların yaşandığı bilgisini geçiyordu haberler.
Daha kaç ilçe, şehir böyle yaşıyor…

Bunlar, çok değil, sadece bundan 15 yıl önce yıl önce yaşansaydı, tüm Güneydoğu sıkıyönetim rejimi altında olurdu, güç ve yetki askere teslim edilirdi.

Bugün olmuyorsa, özgürlükler ve demokrasi konusunda aldığı tüm eleştirilere rağmen bu AK Parti sayesindedir.

Ancak soru şu:
Kürt hareketi böyle bir ortam mı istiyor? Sıkıyönetim, olağanüstü hal, asayiş önlemleri, sivillerin öne sürüldüğü bir iç çatışma üzerinden mi yol almak istiyor?

Bir adım geri çekilip bakalım. Bugün genel olarak Kürt sorunu iki sorunun yanıtına sıkışmış durumda.
İlki şudur: Ülkenin ulusal sınırlar dışına taşan, Rojava’yı da içermeye başlayan Kürt sorunu, bu haliyle siyasi mekanizma tarafından nasıl tanımlanacaktır. Bu koşullarda demokratik entegrasyon hangi ve nasıl çerçevede hayata geçirilecektir?

İkincisi şudur: Kürtlerin kendilerini bir ölçüde yönetme yönetim kadim talepleri nasıl karşılanacaktır? Örneğin yerel yönetimler reformu çerçevesinde mi?

Kürt hareketinin izlediği istikamet bunlara siyaset çerçevesinde yanıt aranmasını engelliyor.
Kandil iki soruya yanıtı dayatarak veriyor.

Bölgeyi yönetmeye soyunuyor, önceliği Kürt sorununun Türkiye-Suriye bütünlüğü içinde tanımlanmasına veriyor.
Ne var ki, egemenlik dayatarak paylaşılmaz…

Suriye modeli bir kantonlaşmayı Türkiye’de uygulamak ise sadece savaş ilanını ifade eder. Bunlar siyaseti, demokrasiyi, diyalogu, güveni öldürür.

O zaman hedef iç çatışma, Suriye gibi olma politikası mıdır?
Bir açıdan öyle görünüyor…

Siyaset ve demokrasi yerini silaha ve ulusal, örgütsel, etnik çıkarlara, karmaşadan pay almaya indirgenmiş bulunuyor.
Kimse sanmasın ki, tüm bunlar, güvenlik tedbirlerinin kaçınılmazlığına rağmen, Güney Doğu’da kimi aşırılıkları, özel güvenlik güçlerinin davranışlarını, günlerce süren sokağa çıkma yasaklarını, kimin kurşunundan gelirse gelsin sivil ölümlerini, şiddetin yarattığı tahribatı ortadan kaldırır.

0 1 0 0 0 0
SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Burs Veren Vakıf ve Kurumlar 2018-2019

Hızlı Yorum Yap

0 1 0 0 0 0

Kategorinin Popülerleri

sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
236.112

VAKA

219.506

İYİLEŞME

5.784

ÖLÜM

16.606

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
18.814.178

VAKA

11.361.953

İYİLEŞME

707.754

ÖLÜM

7.452.225

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri
Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.