Kan ve gözyaşıyla dolu bir Ramazan geçiriyoruz

Ramazan ayı artık hep birlikte kutladığımız bir şölene dönüştü. İftarlar, sahurlar, Ramazan etkinlikleri, televizyon programları derken acaba Ramazan’ın asıl özünden uzaklaşıyor muyuz? Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi ve sosyolog yazar Hülya Şekerci ile Ramazan algımızı, israfı ve “Ramazan ayı aslında nasıl değerlendirilmeli” konusunu konuştuk…

RAMAZAN’DA KUR’AN-I KERİM ÜZERİNDE DAHA FAZLA YOĞUNLAŞMALIYIZ

Eskiyle bugünün Ramazanlarını kıyasladığımızda toplum olarak Ramazan algımız nasıl değişti? 

Müslüman olarak sorumluluklarımız hayatımızın bütününü kapsamaktadır. Bu anlamda günler, geceler ve belli vakitlere atfedilen kutsiyetle yoğunlaştırılan ancak diğer zamanlarda göz ardı edilen sorumluluk anlayışı İslam’a uygun değildir. Yine de insanın belli zaman dilimlerinde yoğunlaşmaya, arınmaya ihtiyacı vardır. Bu anlamda Ramazan ayı müminler için bir arınma vesilesi olarak görülmeli. Bu ay içinde vahyedilmiş hidayet rehberimiz Kur’an-ı Kerim üzerinde daha fazla yoğunlaşmalıyız. Bu ay geldiğinde özellikle kadınlar arasında yaygın olan mukabele geleneğini tashihe ihtiyacı var. 

KURAN YALNIZCA SEVAP KAZANMAK İÇİN OKUNULACAK BİR KİTAP DEĞİL

Toplumuzdaki bazı yanlış Kuran telakkileri Ramazan ayında da ortaya çıkmaktadır. Kuran’ın Arapça okunmasına elbette karşı çıkacak halimiz yok. Bu güzel bir gelenek. Ancak Kuran yalnızca sevap kazanmak için anlamadan okunacak bir kitap değildir. 

KURAN BİZİM HAYATIMIZA YÖN VERECEK

Kuran bize yön tayin edecek, yolumuzu aydınlatacak hayat kitabımızdır. Bu nedenle Kuran üzerinde yoğunlaşmadan kasıt onu okumanın yanında anlamaya ve hayatımıza hakim kılmaya çalışmaktır. 

GAZZE’DE ORUCUNU KORKU İÇİNDE AÇAN KARDEŞLERİMİZ VARKEN, BİZİM GÖSTERİŞTEN UZAK DURMAMIZ GEREKMEZ Mİ?

Artık iftarlar evde değil de dışarılarda, beş yıldızlı otellerde veriliyor. Ramazanda en çok eleştirilen konulardan bir tanesi olarak da bu iftar sofralarında da zenginler fakirleri değil, kendileri gibi zenginleri ağırlıyor. Ramazan ayındaki israf da cabası… Bununla ilgili neler söylersiniz?

Diğer bir nokta oruç ayı Ramazan’da orucun nimetlerinden istifade edebilmek için iftar sofralarında aşırılıktan kaçınmamız gerekmektedir. Özellikle misafirler için hazırlanan sofralar gösterişe ve aşırılığa kaçabilmektedir çoğu zaman. Suriye’de açlıktan ölen, Gazze’de orucunu bomba sesleriyle korku içinde açan kardeşlerimizin olduğu bir zamanda şatafatlı sofralardan uzak durmamız gerekmez mi? Orucun en önemli yönlerinden biri de insan iradesini güçlendirmesidir. İrademiz sadelikten yana olmalı ve aşırı yemekten sakınmalıyız. Bu ayda sadakalarımızı arttırmalı ve bombalar altında yaşam sürmeye çalışan kardeşlerimize yardımlarımızı çoğaltmalıyız.

MENKIBE TARZI PROGRAMLARIN DIŞINDA DAHA ÇOK BİLİNÇLENDİRMEYE YÖNELİK PROGRAMLAR YAPILMALI

Ramazan ayına özel olarak birçok belediye ya da kurum Ramazan etkinlikleri düzenliyor. Ramazanda iftar ve sahura özel olarak birçok televizyon kanalı program düzenliyor. Siz bu etkinlikleri nasıl değerlendiriyorsunuz ve televizyon programlarının niteliği konusunda neler söylersiniz?

Bu arada ülkemizde düzenlenen Ramazan programlarının da niteliğinin arttırılmasını isteriz elbette. Ancak geçtiğimiz yıllarla karşılaştığımızda bu programlarda niteliksel bir farklılaşmayı gözlemleyebiliyorum. Gerek TV programlarında gerek belediyenin iftar organizasyonlarında kitabi olana yöneliş daha fazla. İftar sofraları eskiye göre daha fazla halka açılmış durumda. Ancak gönül daha nitelikli programları görmek istiyor. Elbette arz- talep konusu da bu noktada önemli.  Halk genellikle daha fazla ağladıkları menkibe tarzı programlara rağbet ediyorlar. Burada program yapımcılarının talep oluşturucu bilinçlendirmeye yönelik programlara imza atması gerekmekte. Kan ve gözyaşıyla dolu bir Ramazan geçiriyoruz. Müminler olarak dünyada olup bitenleri doğru tahlil etmek ve izzet, şeref ve onuru müminlerin yanında aramak şiarımız olmalı.

On5yirmi5