OKUMAMIZ GEREK…

Fikir
Okumamız gerek. Bazen süslü yazılarla doldurulan bir kağıdı, bazen irili ufaklı puntoların kapladığı bir ekranı. Hatta bazen renkli piksellerle donatılmış bir fotoğrafı, veyahut ressamın döktürdüğü o ...
EMOJİLE

Okumamız gerek. Bazen süslü yazılarla doldurulan bir kağıdı, bazen irili ufaklı puntoların kapladığı bir ekranı. Hatta bazen renkli piksellerle donatılmış bir fotoğrafı, veyahut ressamın döktürdüğü o boya karmaşasını…

 

Velhasıl okumak gerek, ama bunu dar bir alana hapsetmeden yapmalı. Sayfalara bağımlı kılmamalı okumayı. Belki de okunması gereken onca şey varken, biz okuyamadan geçip gitmiştir yanımızdan da ruhumuz bile duymadı.

 

Hadi canlandıralım ruhumuzu, diriltelim yeniden. Uyanık olsun, bulsun bu düzendeki noksanlığı. Düşündürsün bizi. Tamam, ben buldum sanki. Acaba bu noksanlık bir bakış açısı mı ?

 

Evet, okunması gereken ilk şey, belki de bir bakış açısı… Belki bir düşünce, belki yazarın hisleri, belki de ressamın tablosuna konu olan hayat serüveni…

 

Tamam, metinsel verilerle okuma ihtiyacımızı gideriyor oluşumuz gözardı edilemez. Fakat insanı insan yapan olguların eksikliğini, sadece okumakla giderebilir miyiz?

 

Hayır…

 

Okuduğun, sana bir fayda sağlamıyorsa;

Yazıda yazarla bir olamıyorsan;

Baktığın o tabloda , ressamın hayatına inemiyorsan;

Sana bir duruş kazandırmıyorsa veya bir yol haritası oluşturmuyorsa, bu eksiklik giderilmemiştir demektir.

 

İşte bu yüzden sadece sanatı değil, sanatçıyı da okumak gerekir.

 

Evvela okumak; bir tek yazıyı değil, yazarı da okuyabilince güzeldir… Vesselam

 

Mustafa KOÇOĞLU