• YOLLARDA DURUM
  • °
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
  • İMSAK'A 02:00

  • CANLI SONUÇLAR
  • BİST %-3.66 1,09
  • DOLAR %0.26 6,97
  • EURO %0.27 8,22
  • ALTIN %

“Başörtülü Vekil” Olmamasını Yorumladılar!

Haber: Arzu Erdoğral

12 Haziran seçimleri sonrası meclise girecek olan kadın ve genç vekil oranının artmış olması, bunun yanı sıra farklı etnik gruplarından kişilerin ve ilk kez bir Süryani adayın meclise girecek oy sayısına ulaşması demokrasi adına olumlu bir adım olarak görüldü. Ancak yine başörtülü bir vekilin bazı kaygılardan dolayı mecliste yer alamaması tepkilere neden oldu. Farklı kesimlerden birçok isme mevcut durumla ilgili ne düşündüğünü sorduk.

BU TALEPLERİN HUKUKTA VATANDAŞ OLARAK KARŞILIĞI VAR

Star Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet Altan

Olaya kadınlar çoğaldı diye bakıyoruz. Bir tane Süryani vatandaş meclise girdi diye bakıyoruz. İşte ona karşı başörtülüler girmedi söylemini dillendiriyoruz. Bir toplumun hukuksal olarak temel hak ve özgürlüklerini algılamak savunmak ve bu tür sıfatların dışında vatandaşlık hakkı ve hukukunu dikkate almak yerine onları bölerek vatandaşlık hukukunu dışlıyoruz. O nedenle de başörtülüler meclise giremiyor. Yani buna kadınlar çoğaldı ya da Süryaniler çoğaldı ama başörtülüler giremedi diye bakarsan yanlış olur. Burada hepsinin birlikte hakkını hukukunu, temel hak ve özgürlüklerini, vatandaşlık olarak haklarını göz önünde bulundurmayan bir anlayış var. Sahiplendiklerinin dışında sahiplendirmediklerini ötekileştiriyorsun. Ve böylece bütün mağdurların yahut bütün vatandaşların hak ve hukukunu topluca ele alacak hukuksal gözlük olmayınca da bir kısmı giriyor bir kısmı giremiyor. Ya da yarın bir gün birini çıkarıp diğerini alırlar. Ama Türkiye’nin sorunu hallolmaz. Bu taleplerin başörtülü olarak değil, kadın olarak değil aynı zamanda Süryani olarak değil, gayrimüslim olarak değil, vatandaş olarak hukukta karşılığı var. Ama siyaset bunu böyle görmüyor. Siyaset bunu oy alabileceği biçimde hukukun dışına çıkartıyor. Bir çatışmanın altyapısını oluşturuyor ve çözemiyor.

TÜRKİYE BUNLARI AŞMAK ZORUNDA

Sabah Gazetesi Köşe Yazarı Nazlı Ilıcak

Mecliste başörtülü bir milletvekilinin halen olmamasını eksiklik olarak görüyorum. Belki bu sondur. Bundan sonraki seçimlerde (3 yıl sonra erken seçim yapılacağını düşünüyorum) artık başörtülü kadın bir ismin milletvekili olarak meclise girebileceğini düşünüyorum. AK Parti o dönemde de seçilecek bir yerden başörtülü bir aday göstermezse bu büyük bir eksiklik olur. Artık Türkiye bunlar aşmak zorunda.

ÖZGÜRLÜKÇÜ BİR SİYASET YAPMAK GEREKİYOR

Taraf Gazetesi Köşe Yazarı Sosyolog Ferhat Kentel

Herkes bir şekilde hangi parti olursa olsun (sivil toplumun, demokrasinin gelişmesine katkıda bulunan AK Parti’de dâhil olmak üzere)  Türkiye’nin üzerinde halen vesayet sisteminin, otoriter modernleşmeci yapının ağırlığı var. Bunun oluşturduğu söylemden çıkılamıyor hala. Galiba toplumsal kesime özgürlükçü açıdan bakacak bir siyaset yapmak gerekiyor. Bunu da devlete yakınlaşan değil topluma yakınlaşan partilerden beklemek gerekiyor.

Bu sorun kendi kendine yokmuş gibi varsayılarak yok olmuyor ki. Her gün hatırlayacağız bunu. Birileri unutturmaya çalışacak ama memleketin yüzde yetmişi başörtülüyse ve bu toplum gerçekten demokratikleşecekse yahut modernleşecekse ancak bu şekilde modernleşecek. Bu; farklı, sesi duyulmayan kimselerin meclise taşınmasıyla gerçekleşecek. Talep edilen hak, olması gereken bir şey gerçekleşmedi diye unutulacak anlamına gelmez.

BU ÇOK TEMEL BİR HAK

Av. Gülden Sönmez

Başörtülü kadınların hem seçme hem de seçilme haklarının halen kısıtlı olduğunu, bu durumun son seçime de yansıdığını söyleyebilirim. Seçme hakkının nasıl kısıtlandığını öncelikle belirtirsek, başörtülü bir aday seçme hakkınız da (seçilememe hakkının gaspı ile) bu şekilde kısıtlanmış oluyor. Çok ciddi oranlarda olmasa da mecliste kadın sayısının artması da önemli bir gelişme ama başörtülü kadınların seçilme ve mecliste bulunma hakları tam olarak gerçekleşmediği için Türkiye’deki seçimler hep gölgede kalıyor. Bu çok temel bir hak. Toplumun önemli bir kesimini temsil edenlerin mecliste olamamasının önemli bir kayıp olduğunu düşünüyorum.  Tabii sadece kadın ya da başörtülü olduğu için pozitif ayrımcılık yapılması fikrine karşıyım ancak ehliyet sahibi kişilerinde bu hakları kullanmaları gerektiği gerçeğini unutmamalıyız. Onlarında diğerleri kadar bu hakka sahip olduklarını kabul etmemiz gerekiyor.

ERTELENMİŞ BİR HAK

Genç Siviller Sözcüsü Turgay Oğur

Yersiz ve gereksiz endişeler ve erkek egemen kültürle değerlendirilip kaçırılmış bir fırsat. Daha doğrusu ertelenmiş bir hak. Bu bir hak ihlali… Gerçekten çok yazık! AK Parti bunu iktidar kaygısı ile yaptı ama özellikle küsuratlara oynayan ve küsuratlara oynayacağı çok belli olan Has Parti ve Saadet Partisi gibi partilerin bir tane başörtülü aday çıkartıp ona yüklenmesi yerine Türkiye’nin her yerinde seçime girmelerini çok eleştirdim doğrusu.

Star Gazetesi Köşe Yazarı Mustafa Akyol

TÜRKİYE DEMOKRASİSİ İÇİN BÜYÜK BİR EKSİKLİK

Meclise hiçbir başörtülü adayın girmemiş olması üzücü bir tablo. Türkiye demokrasisi için büyük bir eksiklik. Çünkü araştırmalara göre Türkiye’deki kadınların %60’ı belki de daha fazlası bir şekilde başörtüsü kullanıyor. Başörtülülerin meclise alınmaması hala çok ciddi bir ayrımcılık anlamına geliyor. Sadece meclise değil tabi kamu kuruluşlarına da giremiyorlar. Bunun değişmesi lazım. Bu dönemde siyasetçilerin mevcut durumu değiştireceklerini umduk fakat çekinceli davrandılar. Biraz da anlaşılır bir durum bu. Biliyorsunuz daha öncede başörtüsüyle meclise girme parti kapatma sebebi olmuştu.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bir önceki seçim zaferinden hemen sonra üniversitede başörtüsünü serbest bırakacakları anayasal değişikliğe öncülük etmesi de parti kapatma sebebi olmuştu. Türkiye’de bu konuda açıkçası faşist denecek bir saplantı, bağnazlık var. Ama ben bunun değiştiğini ve zayıfladığını düşünüyorum. Seçimlerde bu risk alınabilirdi ama almamayı tercih etti iktidar partisi. Bundan sonraki süreçte mutlaka yeni adımlar atarak düzeltmelerini, değiştirmelerini ve başörtülü adaylarla meclise girmelerini ben temenni ediyorum, olacağına da inanıyorum. 

on5yirmi5.com

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Suriyeliler İçin Yeni Çadır Kent

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Haber gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 470
Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.