İlk Resmi Gazete: Takvim-i Vekayi

Medya
İlk Resmi Gazete: Takvim-i Vekayi; Lale devri’nde matbaanın gelmesiyle metinlerin yayımlanması daha hızlı bir hal almıştı. Fakat II.Mahmud dönemine kadar matbaa aktif bir şekilde kullanılmadı, bu  seb...
EMOJİLE

İlk Resmi Gazete: Takvim-i Vekayi;

Lale devri’nde matbaanın gelmesiyle metinlerin yayımlanması daha hızlı bir hal almıştı. Fakat II.Mahmud dönemine kadar matbaa aktif bir şekilde kullanılmadı, bu  sebeple diğer devletler gazete yazıcılında önemli ilerlemeler kat etmiş durumdaydılar. Osmanlı devletinde vakainüvistler tarih yazıcılını  geliştirmek için farklı çalışmalar yaptı, ancak resmi gazete çıkarmak Sultan II. Mahmud’un aklına gelmişti.

Vekayi Mısriyye adındaki gazete Takvim-i Vekayiden önce çıkmıştı, ancak resmi gazete olma özelliğini taşımıyordu. Takvim-i Vekayi ise resmi gazete özelliğini taşıyıp ülke genelindeki bütün olayları halka yansıtmakla mükellef olduğundan dolayı daha çok talep görmüştür.

ANAHTAR KELİMELER: II.Mahmud, Gazete, Basın, Mehmed Esad Efendi.

GİRİŞ

Gazete anlam olarak, “siyasal, ekonomi ve kültür başta olmak üzere insanları, toplumu ilgilendiren her konuyla ilgili haber, bilgi, yorum içeren ve günlük olarak ya da belirli kısa zaman aralıklarıyla yayımlanan, belirli boyutu, sayfa sayısı ve düzeni olan yayın” sözlük anlamı budur.

İlk gazete diyebileceğimiz yazı ile haber vermeye Roma’da Julius Caesar zamanında “Acta Diurma” ile başlamıştır.1 Matbaa’nın icadından sonra 1609 da Strasburg’da yayınlanan gazete diğer Avrupa ülkelerine örnek olmuştur. Türkiye’de basın ve yayın olaylarına bakacak olursak, 1729 yılında İbrahim Müteferrika’nın İstanbul’a  matbaa kurmasıyla başlar.Osmanlı hudutları içerisinde Türkçeden önce Fransızca gazeteler yayınlanmıştır.1828 yılında Mısır’da yayınlanan Vakayi Mısriyye Türkçe-Arapça olmuş, devletin ilk resmi gazetesi ise 1831 yılında yayınlanan Takvim-i Vekayi olmuştur.

Osmanlı Devletinde din adamları yeniliklerin önüne geçiyordu. Din adamlarının gücü yeniçerilerin kaldırılması ile kırılmıştı. Diğer taraftan yabancı devletlerin içten ve dıştan aleyhimize çalışmaları olumsuzluk yaratıyordu.İzmir de yayınlanan  Fransızca bir gazetenin Türk-İngiliz ve Türk-Rus ilişkileri üzerinde etkili olduğunu görmüş ve ilham alarak gazetenin oluşturulmasında fayda olacağını görmüştü. Bu sırada II. Mahmud , devletin resmi yayın organı olarak Takvim-i Vekayi’yi tesis etmiş, gazetenin başına Esad efendiyi koymuştu.Bu gazetenin yayınlanmasında ki amaç ülke içerisinde dönen dedikoduları önlemek olmuştur. II. Mahmud İzmir’de yaşayan Türk menfaatini koruyan gazeteci Alexandre  Black’ı İstanbul’a getirtmiş, ona Takvim-i Vekayi’nin Fransızca nüshası olan “Le Moniteur Ottoman”ı neşretmişti.2 Başka nüshaları da oluşturulmuş Ermenice, Rumca ve Arapça nüshaları da vardır.Türkçe haricinde yayınlanan nüshaları hem sayıca az hem de devamlılık göstermemiştir.

Takvim-i Vekayi’nin “Takvimhane-i Amire Matbaası”nda basılan ilk sayısı 1 Kasım 1831 yılında olmuştur. 1831 yılında yayın hayatına başlayan gazete içindekiler kısmı “Umur-ı Dahiliye-i Resmiye” ve “Gayr-i Resmi Kısım” olarak ikiye ayrılmıştı.3 Takvim-i Vekayi  özellikle tek Türkçe gazete olarak kaldığı dokuz sene içinde, resmi tebliğ ve hükumete ait haberler yanında iç ve dış olayları da havadis vermiştir. 24 × 35 cm. ebadında dört sayfa halinde neşrine başlanan Takvîm-i Vekāyi‘in zaman içerisinde ebadı ve sayfa sayısı değişmiştir (1908 sonrasında otuz iki sayfalık sayıları çıkmıştır).4 Daha sonra kuru bir içerik kazanmıştı, sebebi 1840 yılında çıkan Ceride-i Havadis ve 1860 yılında yayınlanan Tercüman-ı Ahval gazetesinin çıkarılması bu gazete için büyük bir etki olmuştur. Takvim-i Vekayi’nin gerilemesindeki rolü büyük olan bu gazeteri geri planda bırakmak için devlet duruma el attı, iç olaylar ile ilgili haberleri incelemesi için Sarim Efendi,  askeri işler ile ilgili haberler için Sait bey görevlendirildi. Buradan anlayacağımıza göre Sait Bey ve Sarim Efendi ,Türk basın tarihinin ilk gazete muhabirleri olmuşlardır.

Gazete padişahın yakından ilgisini görmüş, padişah ayrıntılarına varıncaya kadar bu hususta meşgul olmuş, yayınlar ile Osmanlı Devleti’nin görüşlerini net olarak aksettirmesini istemiştir. Böylece senelik 120 kuruş abone bedeliyle ülkenin her yerindeki devlet memurlarına ulaşmış, merkezin düşünce ve kararlarından haberdar edilmişti. 2500 kuruş  ve daha fazla maaş alan memurlardan bu gazeteyi almaları mecbur tutuldu, her Nisan ayı maaşından abonelik bedeli kesilmişti.

Gazetenin ömrü çok uzun olmamıştı,fiyatların yüksek olduğu kanaati getirilmiş, diğer bir sebep ise Flemenk kraliçesinin nişan verilmesi haberine “ita” kelimesi yerine “hata” olarak basılması olmuştur(1892). Böylece gazete II. Meşrutiyetin ilanına kadar kapalı kamıştır.1891 yılından itibaren gazete on beş ay devam ederek 238 sayı çıkarabilmişti. 1908’den hükümetin kuruluşuna kadar ise 4068 sayı çıkmıştı.

Takvim-i Vekayi, 1840 yılına kadar tek Türkçe gazete olarak yayınına devam etmiştir.Gazete resmi ve gayri resmi haberlerden başka makaleler , fıkralar ve tercümeler bulunduruyordu.

Takvim-i Vekayi’nin yayınında bazı kesintiler olmuştur:

1)ilk kesinti 1878 de meydana gelmiş, bu döneme kadar 2119 nüsha yayınlamıştır.

2)1891’de yayınlanma tekrardan başlamış , on beş ay sürmüş, 1283 nüsha çıkarılmıştı.

3)Meşrutiyet’in ikinci ilanı üzerine, Takvim-i Vekayi, 1908 tarihinde yeniden yayın hayatına dönmüştü.İstanbul hükumetinin ortadan kalması üzerine yayını kesilmiş, son yayını 4608 sıyılıdır.

 

4)Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükumetinin resmi gazetesi olarak 1920 tarihinde yayınına başlanan Resmi Ceride, Takvim-i Vekayi’nin devamıdır.

5)1928 tarihinde Resmi Ceride’nin adı ,Resmi Gazete olarak değişmiş ve hala bu isim altında  yayın hayatına devam etmektedir.

Takvim-i Vekayi 1922’de son sayısını çıkarmasına kadar olan dönemde kesintiler meydana gelmesine rağmen 90 senelik yayın hayatı olmuştur.Bunun yanı sıra gazete , bir yayın ve eğitim aracı olarak görülmüş vakanüvis tarih yazıcılığına yarı resmi nitelikli bir örnek teşkil etmiştir.5Bu anlamda inceleyecek olursak Takvim-i Vekayi Tanzimat, Meşrutiyet ve Milli Mücadele dönemini inceleyen insanların vazgeçemeyeceği kaynakların başında gelmektedir.

SONUÇ

Osmanlı Devletinde ihtilafları ortadan kaldırma amacı ile kurulmuştu.Görüş ayrılıklarını bir son vererek halkın ülke ve dünya genelinde olan olayları öğrenmesini, bilgilenmesini istemiştir.1831 yılında kurulan gazete farklı dillere çevrilerek azınlıkları da Osmanlı safına çekmek istemesi büyük ölçüde önem kazanmıştır. Sadece yapılan yanlış bir karar ise yayın hayatının kesilmesin yol açmıştı. Bu yanlış karar devlet memurlarının maaşlarına göre abonelik zorunlu olunmuştur.Diğer bir yandan Ceride-i Havadis ve Tercüman-ı Ahval’in çıkması Takvim-i Vekayi’yi gölgeleri altına bırakmıştır. Tekrardan rağbet görmesi için adımlar atılsa da istenilen sonuç alınamadı .90 senelik yayın hayatı 1922 yılında son bularak Resmi Ceride adını almıştır.

 

 

KAYNAKÇA

ARŞİV KAYNAKLARI

ARAŞTIMA ESERLER

Baykal, Hülya,Türk Basın Tarihi(1831-1923),AFA Matbaacılık,İstanbul,1990.

Hayta,Necdet -Uğur Ünal,Osmanlı Devleti’nde Yenileşme Hareketleri(XVII.Yüzyıl Başlarından Yıkılışına Kadar),Gazi Kitapevi,Ankara,2017.

Kütükoğlu, Mübahat S.,Tarih Araştırmalarında Usul, TTK,Ankara,2014.

Yalçın, Semih,Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin Kaynakları,Berikan yay.,Ankara,2019.

MAKALELER

Yazıcı, Nesimi, “Takvim-i Vekayi”,İslam Ansiklopedis,TDV,C.39,İstanbul ,2010,s.490-492

TEZLER

İNTERNET KAYNAKLARI

1 Mübahat S. Kütükoğlu, Tarih Araştırmalarında Usul, TTk,Ankara,2014,s.25.

2 Hülya Baykal,Türk Basını Tarihi (1831-1923),AFA Matbaacılık,İstanbul ,1990,s.39.

3 Semih Yalçın, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kaynakları,Berikan Yayınevi, Ankara,2019,s.67.

4 Nesimi Yazıcı, “Takvim-i Vekayi”,İslam Ansiklopedisi,TDV,C.39,İstanbul ,2010,s.491.

5 Semih Yalçın, age.,s.69.