11 Eylül: Süpermen Travması

Olaylar
11 Eylül saldırıları, 11 Eylül 2001 Salı günü sabah saatlerinde Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen dört koordineli bir terör saldırısı dizisidir. Kaçırılan iki uçak New York’taki D...
EMOJİLE

11 Eylül saldırıları, 11 Eylül 2001 Salı günü sabah saatlerinde Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen dört koordineli bir terör saldırısı dizisidir. Kaçırılan iki uçak New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin İkiz Kuleler olarak anılan kulelerine, üçüncü uçak ise Pentagon’a çarptırıldı. Dördüncü uçağın Washington’daki bir federal hükümet binasını vurması planlanmıştı; ancak uçak, bir yolcu isyanının ardından bir tarlaya düştü. Saldırılarda yaklaşık 3.000 kişi hayatını kaybetti.

11 Eylül’de Ne Olmuştu?

Yerel saatle 08:46:30 da Amerikan Hava Yolları’na ait kaçırılan bir yolcu uçağı Dünya Ticaret Merkezi Kuzey Kulesi 94.-98. katları arasına kulenin kuzey tarafından çarptı. Bina çarpmadan 102 dakika sonra yıkıldı.

Yerel saatle 09:02:59 da ikinci bir uçak Dünya Ticaret Merkezi güney Kulesi 77.-85. katları arasına kulenin güney tarafından çarptı. Bina çarpmadan 56 dakika sonra yıkıldı.

Yerel saatle 10:03:11 de Washington’ın 240km(150mil) kuzey batısına, Pensilvanya Shanksville kırsalında dördüncü bir uçağın düştüğü açıklandı. Olay yerinde büyük bir uçak enkazına rastlanmadığı söylentileri dolaştı. Resmî makamlarca uçak enkazının olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca bir çok uçak parçaları da bulunmuştur.

ABD hükümetinin açıklamalarına göre olaylar şöyle gelişti: 11 Eylül 2001 Salı günü ABD’de dört yolcu uçağının ikisi New York’taki Dünya Ticaret Merkezi gökdelenlerine, bir diğeri Washington D.C.’de Pentagon’a çarptı. Sonuncu uçak ise yolcular ve uçağı kaçıranlar arasındaki mücadeleden sonra 150 mil uzakta, Pensilvanya kırsalında düştü.

Dünya Ticaret Merkezi kulelerine çarpan uçaktaki eylemcilerden birinin pasaportu uçağın kuleye çarpmasından sonra aşağıya fırlamış ve bölgedeki bir polis tarafından bulunmuştu. Saldırganların havaalanına gelirken kullandıkları ve havaalanına otoparkına bıraktıkları araçta uçak kullanım kılavuzu ve Kur’an bulunmuştu. Amerikan hükümetinin araştırmasına ve 11 Eylül Komisyon Raporu’na göre yolcu uçaklar Usame Bin Ladin’in lideri olduğu el-Kaide örgütünün 19 üyesi tarafından kaçırıldı ve eylem gerçekleştirildi.

11 EYLÜL DOĞU VE BATI İÇİN NE ANLAM İFADE EDİYOR?

Amerikan kamuoyu için 11 Eylül saldırısı Dünyaya egemen olduğu için hiç kimse tarafından zarara uğramayacak gözüyle bakılan Amerikan gururunun aşağılanması anlamına geliyordu. Amerikan Rüyasının simgesi Süpermen’in evinde tuz buz edilmişti…

11 Eylül, Amerikan İmparatorluğu’nun Sovyetleri yenmesinden sonra ihtiyacı olduğu düşmanın da kurgulanmasına yardımcı oldu. “İslâmî Terör” kavramına argüman olan olay sonrası ABD ve Koalisyon Güçleri, Irak ve Afganistan’ı işgal etti. “İslamafobi” olarak tanımlanan İslam karşıtlığı ve Aşırı Sağ 11 Eylül sonrasında Batı’da popüler oldu. İşkence ve Adam kaçırma  Amerika için bir ayrıcalık olarak görüldü. Uluslararası hukukun muktedirler için olmadığını anladı tüm dünya…

11 Eylül’ün Doğu için anlamı ise Osmanlı’nın çökertilmesinden bu yana aşağılanan Doğu onurunun tepkisi olarak algılandı. Yıllardır Amerikan politikalarıyla haksızlığa uğrayan ve gözyaşına mahkum edilen 3. Dünya halklarının verdiği canhıraş bir tepkiydi pek çok insan için 11 Eylül saldırıları…

El-Kaide için ise bu tepkisellik bir stratejiye dönüştürülmüş, “düşmanı kendi evinde vurma” ve sivil-asker ayrımı yapmama hamlesiyle İslam’a uygun olmayan bir “Cihat” idealize edilmişti. Çünkü bizzat aynı örgütün liderleri “Düşmanı kendi evimize davet etmek için evinde vurdukları” ifade ediyordu. Yani 11 Eylül bilinçli olarak Amerika’nın Afganistan’a gelmesi için kurgulanmıştı. Böylelikle Afganistan’da daha avantajlı olan El-Kaide Amerikan güçlerini yenilgiye uğratabilecekti. Bu tersinden işgallere ve Amerika’ya davetiye çıkartmak anlamına geliyordu…

Yüzbinlerce insan, Afganistan ve Irak işgallerine ölerek Süpermen‘in intikamının kurbanı oldu. Onuru kırılan rüyalar imparatorluğu tırnaklarını çıkartmış, Uluslararası Hukuk’un üzerinde olduğunu, hiç kimsenin kendisine zarar veremeyeceğini cümle aleme göstermiş Komünizmi alt eden Amerika yeni düşmanı Müslüman Teröristleri her nerede olursa olsun haklamaya yemin etmişti…

11 Eylül Saldırıları Sonrası

Amerika’nın rüyası böylece İslam dünyasının kâbusuna dönüştü. Guantanamo ve Ebu Gureyb’le, onlarca isimsiz işkence gemisiyle tanıştı dünya. “Terör Operasyonu” artık her zemin ve zamanda Süpermen’in “hakkı” bundan doğan her mağduriyet ise katlanılması gereken bir bedeldi.

Yüksek Güvenlik İmparatorluğuna iyi bir malzeme olan 11 Eylül, herkesin gözetleyen Big Brother‘ın enerjisi oldu.

Yönetmen, “Kötü adam” Bin Ladin’in haklanıp denize atılmasıyla final izlettirilmeye çalışırken Süpermen’in pelerini halen katledilen çocukları, işkence göre sivilleri, hayatları gaspedilen Filistinlileri örtüyor.

Arap Baharıyla silkinen coğrafya şimdi 11 Eylül’e en güzel cevabını veriyor. Herkese adalet ve herkes için hukuk. Süpermen istemese bile…