Atik Ali Paşa kimdir?

Biyografi
Atik Ali Paşa, Saraybosna’nın Drozgometva köyünde doğmuştur. Doğum tarihi bilinmemektedir. Devşirme olarak Enderun’a girmiş ve orada yetişmiştir. Hadım Ali Paşa olarak da bilinir. Atik Ali Paşa bir sü...
EMOJİLE

Atik Ali Paşa, Saraybosna’nın Drozgometva köyünde doğmuştur. Doğum tarihi bilinmemektedir. Devşirme olarak Enderun’a girmiş ve orada yetişmiştir. Hadım Ali Paşa olarak da bilinir. Atik Ali Paşa bir süre Bâbüssaâde ağalığı yaptıktan sonra Sancakbeyliği, 1482 yılında Karaman Beylerbeyliğinde bulundu. Bu sırada içteki çeşitli siyasi karışıklıklarla uğraştı, özellikle Cem Sultan ve Karamanoğlu Kasım Bey’e karşı başarı ile mücadele etti. Sonrasında Rumeli Beylerbeyi olan Atik Ali Paşa, Boğdan voyvodasının Akkirman’ı almaya teşebbüs etmesi üzerine ona karşı gönderildi. Ali Paşa Eflak beyini ve kuvvetlerini yenerek Boğdan’a girdi. Boğdan Prensi Stefan cel Mare karşı koyamayacağını anlayınca Lehistan’a iltica etmek zorunda kaldı.

1483 yılında Veziriazam Davud Paşa’nın maiyetinde Memluk seferine katıldı, çevredeki kalelerin alınmasında başarılı oldu. Bu sırada asker arasında görünen hastalık ve bitkinliğe rağmen savaşa devam ederek Memluk askerlerini bozguna uğrattıktan sonra Karaman’a çekildi.

Memluklerle barış imzalanmasının ardından, Venediklilerin Mora kıyılarını tehdidi üzerine Davud Paşa ile birlikte Modon ve Koron’u almakla görevlendirildi ve yol boyunca Navarin, Zenşiyo kalelerini savaş yapmadan ele geçirip Osmanlı topraklarına kattı. Bu sefer sırasında Leontari önlerinde II. Bayezid ile buluştu, ancak kış yaklaştığı için padişah geri döndü. Bu durumdan faydalanan Venedikliler Navarin’i geri aldılarsa da Kemal Reis’in donanma ile yardıma gelmesi üzerine Ali Paşa şehri 1501 yılında Venediklilerden tekrar almaya muvaffak oldu. Bu fetihten sonra Mora’da ticaret çok gelişmiş, o sırada İspanya’da büyük sıkıntı içerisinde olan Müslümanlardan bir kısmı Mora’ya yerleşmiştir.

Atik Ali Paşa’nın Veziriazamlık Dönemleri

1501 yılında Mesih Paşa’nın ölümünden sonra Atik Ali Paşa veziriazam oldu. İlk sadereti iki yıl devam etti, 1503 yılında görevden alındı. 1506 yılında tekrar veziriazamlığa getirildi. İkinci sadereti şehit olduğu 1511 yılına kadar sürdü. II. Bayezid bu süre boyunca idareyi ona bıraktı. Bu dönemde şehzadeler arasındaki taht mücadelesi ve Şiilik faaliyetleri onu en çok meşgul eden konular idi.

Atik Ali Paşa şehzadeler arasında en büyük Şehzade Ahmet’i destekliyordu. Şehzade Korkut’un Antalya’da sancağı civarında bulunan sadâret hasları yüzünden aralarında ihtilâf çıkmış, Ali Paşa’nın bu haslar konusunda diretmesi Korkut’un birkaç adamıyla birlikte Mısır’a kaçmasına sebep olmuştur. Ancak Ali Paşa’nın Korkut’un haslarını iki katına çıkarması üzerine Mısır’dan dönmesi sağlanmıştır. Ayrıca babasından hükümdarlığı zorla almak isteyen Şehzade Selim’i 1511’de Çorlu’da mağlup etmiştir.

Öbür yandan Şahkulu hareketinin mevzi olmaktan çıkıp doğrudan doğruya devleti meşgul eden bir mesele haline gelmesi üzerine hareketi bastırmakla görevlendirildi. Asker arasında çıkan ihtilafları ortadan kaldırarak Şahkulu üzerine yürüyen Atik Ali Paşa, Sivas-Kayseri arasındaki Gökçay mevkiinde Şahkulu ile karşılaştı. Bu mücadele sırasında Şahkulu öldürülüp askerleri dağıtıldı ise de asiler üzerine tedbirsizce yürüyen Ali Paşa Şahkulu’nun askerleri tarafından çember içine alındı ve isabet eden bir okla şehit düştü (2 Temmuz 1511).

Atik Ali Paşa Camii

Atik Ali Paşa Kişiliği

Atik Ali Paşa değerli bir devlet adamı, iyi bir kumandandı. Dürüst ve dirayetli şahsiyeti, hayır severliğiyle devrin kaynaklarında övülmüştür. Sicili Osmani onu şöyle değerlendirmektedir:

Düşüncesi ve tedbirleri kabul olunur, cesur ve cömertti. Ulemayı ve faziletli insanları severdi. Yazısı güzeldi. Hayır işlerine düşkündü.

Atik Ali Paşa’nın hayır eserlerinin başında İstanbul Çemberlitaş’ta cami, medrese, imaret, mektep, kütüphane ve diğer müştemilattan oluşan külliye gelir. Ali Paşa’nın bu külliye içerisinde teşkil ettiği kütüphane fetihten sonraki İstanbul’un en önemli kültür müesseselerinden biridir. Yine İstanbul Karagümrük’teki Zincirlikuyu veya Atik Ali Paşa Camii, Tekfur Sarayı civarında Kariye adıyla manastırdan çevrilen cami, bunun yakınında yaptırdığı bir medrese, Edirne’deki bir cami, Bursa’da bir imaret, Mora’daki birkaç subyan mektebi onun hayratındandır.

Atik Ali Paşa, ilim ve sanata da yakın ilgi duymuş, ilim ve sanat erbabını himaye etmiştir. Sarayında sık sık alim ve şairleri toplar, onlara ziyafet verir, ilim ve kültür sohbetleri yapılmasını sağlardı. Devrinin tanınmış şairlerinden Priştineli Mesihi onun divan kâtibi idi. Efendisinin ölümü üzerine söylediği mersiyesi meşhurdur. İdris-i Bitlisi “Heşt Bihişt” adlı tarihe dair eserini Atik Ali Paşa’ya ithaf etmiştir.