‘Yunusları Hapsetmeyin!’

Dünya Hali
Yunusları sevimli ve sempatik bulmayan yoktur herhalde. Ve onlarla yüzmek, suyun içinde oyunlar oynamak kimin hoşuna gitmez ki? Peki sizce onlar bu durumdan hoşnut mu? Yüz ifadeleri güleç olduğu için ...
EMOJİLE

Yunusları sevimli ve sempatik bulmayan yoktur herhalde. Ve onlarla yüzmek, suyun içinde oyunlar oynamak kimin hoşuna gitmez ki? Peki sizce onlar bu durumdan hoşnut mu? Yüz ifadeleri güleç olduğu için onların mutlu olduğunu sanabilirsiniz ama işin aslı hiç de öyle değil. Sırtlarından milyonların kazanıldığı sevimli gösteri yunusları, doğalarına aykırı ve sağlıksız şartlarda yaşıyor. Hele de Türkiye’deki gösteri merkezlerinin durumu hiç parlak değil. Sabah gazetesinden Neslihan Tunç’un haberine göre, özellikle geçen ay Alanya’daki bir gösteri merkezinde dört yunusun peş peşe ölmesi, Avrupa’daki sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Alman Balina ve Yunus Forumu WDSF, (Wal und Delphinschutz-Forum) Türkiye’de bulunan 11 yunus gösteri merkezinde hayvanların sağlığını tehdit eden eksiklikler ve hatalı uygulamalar olduğuna dair açıklamada bulundu. Bu açıklamanın ardından tur şirketleri, yunus gösteri merkezlerini programlarından çıkarmaya başladı. Gösteri yunuslarının yaşadığı vahşeti anlatan The Cove isimli belgesel de en iyi belgesel dalında Oscar ödülü alarak dünyanın dikkatini bu konuya çekti.

Yine geçtiğimiz ay ABD’de bir gösteri havuzundaki katil balina (orca), bakıcısını öldürerek tutsaklığın ne kadar tehlikeli olabileceğini en acı şekilde gösterdi. Yunus gösteri merkezlerinin sahipleri kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmiyor ve her şeyi kurallarına uygun yaptıklarını iddia ediyor. Ancak ortada acı bir gerçek var: şu veya bu nedenle dört yunus hayatını kaybetti. Bu hayvanlar eceliyle ölmedi. Diğer yandan bunlar sadece duyduklarımızdı. Kimbilir daha kaç yunus esaret altında can verdi. Onların havuzlardaki mahkumiyeti sürdükçe daha çok yunus ölecek gibi görünüyor. Ancak para kokusu alan turizm yatırımcılarının vazgeçmeye niyeti yok. Fethiye’de 12. yunus gösteri merkezinin hazırlıkları yapılıyor.

Avrupa’dan sonra Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları da ayaklanmış durumda. Türkiye’de yunus gösteri merkezlerine karşı mücadele veren sivil toplum örgütlerinin başında Sualtı Araştırmaları Derneği – Deniz Memelileri Araştırma Grubu (SAD-DEMAG) geliyor. Dernek üyeleri şu sıralar, Fethiye’nin Hisarönü beldesinde yapılacak yeni yunus tesisinin açılmasını önlemek için harekete geçti. Dernekten yapılan açıklamada şunlar yer alıyor: "Bu yeni tesis için yunusların Kaş’taki tesisten getirileceğini ve yaz aylarını Fethiye’de geçirdikten sonra kış için tekrar Kaş’a götürüleceklerini öğrendik. Tamamen turizm hizmeti olarak tasarlanmış bu planda yunusların bir ticaret objesi olarak görüldüğü açıktır.

Yunusların taşınmaları sırasında iç organlarının zedelenmesi, aşırı ısınma, stres gibi birçok zorluk yaşadıkları bilinmektedir. Kaş’taki yunusların her yıl iki kez yolculuk etmelerini öngören bu plan bir ticarethane olarak görülebilecek yunus tesislerindeki dramı bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. Eğer yunuslar Kaş’tan getirilmeyecek ise yeni yunusların denizlerden avlanması (ulusal mevzuat ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelere göre yunusların avı önünde ciddi maddeler vardır) ya da diğer ülkelerden ithal edilmesi gündeme gelebilir. İlgili ve sorumlu kurumları yeni canlı avlara ve yeni yunus ithalatlarına izin vermeme konusunda duyarlı olmaya çağırıyoruz."

TUTSAKLIK NEDENİYLE KISA YAŞIYORLAR

Yunus tutsaklığına son verilmesi için Avrupa ittifakına üye olan SAD’dan yapılan açıklama şöyle devam ediyor: "Yunus ve balinaların, tutsaklıkta birçok nedenden dolayı sağlıklarını yitirdikleri, özgür hemcinslerine göre daha kısa yaşadıkları biliniyor. Geçtiğimiz aylarda Alanya’daki bir tesiste peş peşe dört yunusun ölmesi bizler için çok üzücü olmuştur. Fethiye’de kurulacak yeni tesis için bir yerden getirilecek ya da avlanacak yunuslar da benzer dramı yaşayabilirler. Birçok kültürel ve doğal zenginliğe sahip ülkemizin doğaya ve insana saygılı bir turizm anlayışına sahip olduğunu kanıtlar biçimde yeni yunus tesislerinin yapımına karşı durmasını talep ediyor, var olan tesislerle ilgili olarak da ivedi bir şekilde özel yönetmelik hazırlanmasının gereğinin altını çiziyoruz."

SAD’ın gösteri yunuslarının acı dolu dünyasını anlatan araştırma yazılarını, www.sad.org.tr adlı internet sitesinde okuyabilirsiniz. Fethiye’de başlayan yunus parkı inşaatını durdurmak için harekete geçen bir diğer sivil toplum kuruluşu da Yaşam Hakkına Saygı Derneği (YHS). www.tutsakyunuslar.com adlı bir internet sitesi kuran dernek ayrıca facebook’ta imza kampanyası başlattı. Çevre Bakanlığı’na ve Ölüdeniz Belediye Başkanlığı’na gönderilmek üzere bir de dilekçe hazırlayan dernek üyeleri, hayvanseverlerin kampanyaya çok ilgi gösterdiğini söylüyor: 

"Ölüdeniz’de kurulacak tesisin Alanya’daki bir benzeri olan Sealanya Dolphin Park’ta nedeni açıklanamayan yunus ölümlerinden ardından, yurtdışı kaynaklı tur operatörlerinin bir kısmı Türkiye’deki yunus parkı turlarını iptal ettiler. Geri kalan turların da iptal edilmesi için büyük bir kampanya sürdürülüyor. Bu işletmelerin ticari olarak hiçbir geleceği yok. Artık tüm dünyanın gözleri bu tesislerde. Şimdi, yunus parklarını inşa etme değil, kapatma zamanı. Bu kampanyaya katılmak için, www.sessizkalmasucaortakolma.com adresine girip imza atabilirsiniz."