Avrupa’yı Süt İçerek Fethettiler

Voleybol
Yıldız Kız Milli Takımı ile birlikte Avrupa şampiyonluğu yaşayan (A) Milli Bayan Voleybol Takımı Antrenörü Marco Motta, millilerin Avrupa Şampiyonası’na hazırlık sürecinde bol bol süt tükettiğin...
EMOJİLE

Yıldız Kız Milli Takımı ile birlikte Avrupa şampiyonluğu yaşayan (A) Milli Bayan Voleybol Takımı Antrenörü Marco Motta, millilerin Avrupa Şampiyonası’na hazırlık sürecinde bol bol süt tükettiğini söyledi.
 
Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek beldesinde devam eden Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği’nin düzenlediği ”22. Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi”ne katılan Motta, burada ”Sağlam Vücut” projesine destek verdi.
 
Voleybol Milli Takımları Doktoru Doç. Dr. İbrahim Yanmış ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Brezilyalı çalıştırıcı, projenin, gençler ve çocuklara olan yararına işaret ederek, sağlıklı yaşam için fiziksel aktivite, diyet ve sağlık programlarının önemli olduğunu vurguladı.

Beslenmede doğal kaynakların ve sütün çok önemli olduğunu anlatan Motta, çocukların ve gençlerin yapay besinlerden uzak durması gerektiğini kaydetti.
 
Bayan voleybolculara günde en az 1 litre süt tüketmelerini önerdiklerini bildiren Motta, ”Yıldız Kız Milli Takımı’nın şampiyon olmasında sütün etkisi büyük oldu. Biz de çok çalıştık tabi” dedi.
 
Marco Motta, sporcularına günde en az 1-1,5 litre süt içeren bir diyet programı hazırladıklarını belirterek, ”Bunu sadece süt ile değil, süt ve süt ürünleriyle veriyoruz. Voleybolda vücut gelişimi çok önemli. Çocuğun hem büyümesi, hem de yüksek performansla spor yapabilmesi için gerekli olan yüksek enerji ve kalsiyumun tamamı süt ve süt ürünlerinden karşılanabilir” diye konuştu.
 
”Mucize reçeteye gerek yok”
 
Doç. Dr. İbrahim Yanmış da, projenin amacının, Dünya Sağlık Örgütü tarafından kas iskelet gelişiminin sağlıklı olması için önerdiği 4 temel konuda halkı bilgilendirmek olduğunun altını çizdi.
 
Yanmış, yaşam süresi uzadıkça insanların en fazla karşılaştıkları sorunun kas iskelet sistemi hastalıkları olduğunu ifade ederek, ”Avrupa ülkelerinde yaşlı nüfusun kas iskelet sistemi hastalıklarıyla ilgili kayıpları büyük maliyet gerektiriyor. Yaşlı nüfusu artan Türkiye’de de doğru beslenmeye ilişkin önlemlerin alınması gerekli. Herkes doktorlardan mucize reçete, harika ilaçlar bekler. Sağlıklı yaşamak için mucize reçetelere gerek yok. Sadece bilinçlenin yeter” ifadelerini kullandı.
 
Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı yaşam için belirlediği 4 ana unsurun, süt ürünleri ve kalsiyum içerikli besinleri tüketmek, hareketli yaşamak, sigara kullanmamak ve aşırı alkolden uzak durmak olduğunu dile getiren Yanmış, şöyle devam etti:
 
”Motta, millere takviye besinlerin hepsini yasakladı. Hazır meyva sularını kaldırdı. Taze sıkılmış meyva suyu tüketilmesini önerdi. Oyunculara hastalığı dışında herhangi bir ilaç veya takviye ürün vermiyoruz. Lütfen yeni yetiştireceğimiz yıldızları sadece sütle besleyelim. Milli takımlarda da bundan böyle sadece süt ve süt ürünleri kullanılacaktır.”
 
”En büyük tehlike hareketsiz yaşam”
 
Gençliği bekleyen en önemli tehlikenin, hareketsiz yaşam ve bunun getirdiği obezite olduğunu ifade eden Doç. Dr. İbrahim Yanmış, ”İnsan kemik stoğu 25 yaşına kadar gelişir ve insanlar ölene kadar bu stoğu kullanır. 25’ine kadar çocukların sağlıklı gelişimi için bol süt tüketmesi gerek. Sağlıklı yaşamın reçetesi çocukluk yaşından başlar. Mucize reçete budur” şeklinde konuştu.
 
Annelere, ”Çocuğunuz süt içebiliyorsa başka takviye ürün vermenize gerek yok” diye seslenen Yanmış, süte en çok ihtiyaç duyulan dönemin ise 5-15 yaş dönemi olduğunu ve çocukların sütün yanı sıra brokoli, balık, baklagiller, fındık, ceviz gibi ürünlerle de ihtiyaç duydukları kalsiyumu alabileceklerini kaydetti.
 
Avrupa ülkelerinde bir kişinin yılda 70-75 litre süt tükettiğini, Türkiye’de ise bazı illerde bu rakamın 10-15 litreye kadar düştüğünü belirten Yanmış, sözlerini şöyle tamamladı:
 
”Süt ülkesi olan ülkemizde süt tüketiminin önemi vurgulanmalı. İleri yaşlarda sağlıklı topluma ulaşabilmemiz için süt tüketmeliyiz. 50 yaş üzerindekilerin de kalsiyuma ihtiyacı var. Yeterli kalsiyumun alınmasıyla insanda kemik kırığı oranı yüzde 30 azalır.”

Kongre, 5 Kasım’a kadar devam edecek.

ahaber.com