‘Bonzai, ani ölüm nedeni’

Yetişkin Sağlığı
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Aydoğan, sentetik uyuşturucu madde olan bonzainin ani ölüme yol açabildiğini bildirdi. Aydo...
EMOJİLE

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Aydoğan, sentetik uyuşturucu madde olan bonzainin ani ölüme yol açabildiğini bildirdi.

Aydoğan, yaptığı açıklamada, uyuşturucu madde kullanımının ve bağımlılığının insan sağlığı için ciddi bir tehdit olduğunu belirtti.

Tasarım uyuşturucu maddesi bonzai ve diğer sentetik kannabinoidlerin, bitki yapraklarına emdirilmesi, püskürtülmesi veya damlatılmasıyla elde edilen sıvı, toz ve günlük hayatta fazlaca tüketilen gıda maddeleri içerisinde maskelenmiş çekici ambalajlarla alıcılara sunulduğunu anlatan Aydoğan, şunları kaydetti:

“Ülkemiz sokaklarında ve internet ortamında gıda takviyesi, mucizevi bitkisel ürünler ve cinsel gücü arttırıcılar olarak sigaradan bile daha kolay ve ucuz bir şekilde pazarlanabilmektedir. Bu maddenin doğal olmaması,sentetik olarak düşük maliyetli üretilmesi, piyasada her ekonomik seviyeden bireylerin ulaşabileceği kadar ucuz ve daha fazla uyarıcı etkilerinin olması nedeniyle yaygınlaşması daha kolay olmaktadır.”

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç ile Mücadele Örgütü raporuna göre 2009 yılında, 166 olan tasarım uyuşturucu sayısının, 2012’de 251’e yükseldiğine dikkati çeken Aydoğan, şöyle devam etti:

“Her geçen gün bonzai gibi tasarım uyuşturucu sayısının daha tehlikeli, test edilmemiş yeni psikoaktif madde karışımlarının kullanılmasıyla arttığı bilinmektedir. Bu sentetik kannabinoidler ülkemizde ilk defa bonzai ismi ile 2010’da piyasaya çıkmıştır. Bonzai, dünyada ilk olarak benzer örneklerindeki gibi insanlığa hizmet etmesi amacıyla hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmak üzere laboratuvar şartlarında geliştirilmeye başlanmış ancak daha sonra asıl amacından saparak insanlığa zarar vermek ve insanların hayatlarını karartarak bireylerin, ailelerin, toplumların, ülkelerin ve kısacası tüm dünyanın yaşanmaz bir hal almasına hizmet etmeye başlamıştır.”

Bonzainin etkilerinin esrara benzemekle birlikte vucutta ani tepkilere neden olduğunu aktaran Aydoğan, şöyle devam etti:

“Bonzainin içilmesiyle birlikte saniyeler içerisinde dudaklar ve boğazda aşırı kuruluk, yutma güçlüğü, karın ağrısı, bulantı ve kusma, kaslarda ağrı ve kramplar, vücut ısısının yükselmesi, aşırı terleme, öksürük, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi, göğüs ağrısı, görme ve işitme bozuklukları, gözlerde kızarıklık, göz bebeğinin büyümesi, geçici körlük, tansiyon yüksekliği, kan şekerinin yükselmesi, hafıza kaybı, geçici felç durumu, ağrı duyusunun azalması, ritim bozuklukları, şok, koma, epileptik nöbetler, böbrek ve karaciğer yetmezliği, beyin kanamaları ve kalp krizi gibi fiziksel belirtilerin yanında duygu ve düşünce bozuklukları, panik atak, korku ve tedirginlik hissi, huzursuzluk, kontrolünü kaybetme, taşkınlık ve şiddet olayları, zaman ve mekan algısının bozulması, görsel halüsinasyonlar (hayal gördürücü), aşırı sedasyon (uyuşukluk ve uyku hali), bazı kişilerde de şizofreniyi taklit eden aşırı hezeyanlar, ajitasyon, kendisine ve çevreye zarar verme ve gerçeğe yakın hayaller görme gibi psikiyatrik belirtilere neden olmaktadır. Saniyeler içerisinde etkilerinin görüldüğü, dakikalar içerisinde bütün vücudu esaret altına alan ve hatta saatler içerisinde ani ölüme neden olan yeryüzünde başka bir zararlı madde ne olabilir ki? Tabii ki Bonzai”

Aydoğan, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2015 yılı verileri incelendiğinde; bağımlılık yapan madde kullanan çocukların yüzde 80,8’inin 15-17, yüzde 17,2’sinin ise 12-14 yaş grubunda olduğunun görüldüğünü bildirdi.

Çocuklarda meydana gelen ruhsal, fiziksel ve karakter değişikliklerinin uyuşturucu kullanım belirtisi olabileceğine dikkati çeken Aydoğan, şunları kaydetti:

“Ebeveynler olarak çocuklarımız üzerindeki takip ve kontrolleri onları sıkmadan ve mümkün olduğunca hissettirmeden yapmalıyız. Onlarla olan iletişim neticesinde aldığımız sözlü veya sözlü olmayan mesajları zamanında değerlendirerek gerekli tedbirleri almayız. Çocuklarımıza bir birey olarak yaklaşmak, onlara zaman ayırmak, günlük olarak aile içi sosyal ortamlar yaratmak ve iletişimde bulunmak, onları dinlermiş gibi yapmak yerine gerçekten dinlemek, ihtiyaçları ile isteklerini ayırt edebilmek, yaşı gereği onları bekleyen tehlikeleri açıkça konuşarak gerekli bilgilendirmeleri yapmak, korku duyulan bir ebeveyn olmak yerine yaşadıkları her sorunu bizlerle paylaşabilecekleri güven ortamı sağlamakta biz ebeveynlerin başlıca sorumluklarımız arasında olduğu unutulmamalıdır.”

Yorumla

FİKRİNİ BELİRT TARTIŞMAYA KATIL

Bu Yazıya İlk Yorumu Siz Yapın!
nem kurutmakoku giderme