Çin tuzu zararlı değil!

Bilimsel Çalışmalar
Çin Çeşni Derneği (China Condiment Association) İcra Kurulu Başkanı Wei Xiangyun, MSG’nin insan sağlığına zararlı olmadığını söyledi. Çin’de üç şekilde bu maddenin tüketildiğini ifade eden...
EMOJİLE

Çin Çeşni Derneği (China Condiment Association) İcra Kurulu Başkanı Wei Xiangyun, MSG’nin insan sağlığına zararlı olmadığını söyledi. Çin’de üç şekilde bu maddenin tüketildiğini ifade eden Wei, dünyada yapılan araştırmalarda söz konusu maddenin binde 2 oranında insanlarda alerjiye neden olduğunun saptandığını aktardı. Çin’de MSG’ye karşı bir sınırlama olmadığını belirten Wei, ülkesindeki Çin tuzunun sirke, soya sosu gibi 17 tat maddesinden bir tanesi olduğunu dile getirdi. Çinli uzman, Çin’deki Çeşni Endüstri ile ilgili yazdığı kitabında da Çin’de MSG ile ilgili standardın bulunduğunu gösterdi. Wei, MSG’Nin Çin’de tahıllardan elde edildiğini, sade, tuzlu ve tuzla birlikte diğer katkı maddelerinin katılmasıyla üç şekilde tüketildiği dile getirdi.

Çinli uzmanlar adı geçen katkı maddesinin zararsız olduğunu söylese de ülkedeki soysal medyada uzmanlara dayanılarak bu madenin zararlı olduğu görüşleri aktarılıyor. Halk, zararına çok vakıf olmasa da Çin tuzunu marketlerden almaya devam ediyor. Bazıları ise sadece misafirleri için yemek yaparken kullandığını ifade ediyor. Bunlardan birisi ise Zhang Ruyi isimli bir Çinli bayan. Kendisinin bu katkı maddesinden yemediğini, sadece aile bireylerine yemek yaparken kullandığını söyleyen Zhang, ‘Weijing’in insan sağlığına zararlı olduğuna inanıyorum. Bazen yaptığım yemeklere lezzet katması için çok az kullanıyorum” ifadelerini kullandı.

MSG yerine yine tavuktan yapılan bir başka Çin tuzu da tercih ediliyor Çin’de. Ancak bu tuzun içinde de yine MSG maddesi bulunuyor.

Çinlilerin tabiriyle weijing’in (MSG) herhangi bir besleyiciliği yok. Çok kullanılması halinde erkeklerde üreme sistemlerine yönelik zararları olduğu belirtiliyor. MSG, uzun süre kullanılması sonucunda ise saç dökülmesi ve görme yeteneğinde sorunlara da yol açıyor.

1908’de deniz yosunundan izole edilerek kullanılan MSG’yi Japonlar buldu ve sonrasında dünyaya yayıldı. Glutamik asidin anyonik formu olan ve glutamat denilen bir tuz olan MSG, gıda katkıları listesinde E-621 olarak tanımlanıyor. Gıdaların ve yemeklerin orijinal tadını arttırarak daha lezzetli olarak algılanmasını sağlayan MSG, gıdalarda aroma arttırıcı olarak kullanılıyor.

Çinliler ise bu tuza Weijing diyorlar. Çinliler genelde bu maddeyi yemeklere tat vermesi için yada gıdalarda katkı maddesi olarak kullanıyor. MSG Çin’de yasak değil ve sınırlama da yok ancak katkı maddesi olarak kullanılırken belli bir standardı bulunuyor.

Çin’de yılda 3 milyon ton civarında üretilen MSG, çoğunlukla ülke içinde tüketiliyor. Geriye kalanı ise ihraç ediliyor.

Resmi rakamlara göre, Türkiye, 2011 yılında Çin’den 2050 ton, 2012’de ise 2182 ton Çin tuzu ithal etti. MSG’nin etkileri üzerinde dünyada farklı görüşler var ve bazıları MSG’nin kimi rahatsızlıkları tetikleyici olduğunu söylerken, bazı araştırmacılar da söz konusu etkileri farklı maddelere bağlayarak MSG’nin zararsız olduğunu belirtiyor.

Çin’in internetteki arama motoru Baidu’da MSG ile ilgili yazılarda, bu maddenin aşırı kullanılması durumda merkezi sinir sistemini etkilemesinden dolayı alzheimer, parkinson ve sara gibi hastalıklara sebep olacağı aktarılırken, ayrıca vücutta yağ birikimi, obezite, böbrek ve karaciğerde kalıcı hasarlara yol açtığına değinildi.

Çin medyasında, bir insanın günde en fazla 6 gram weijing tüketmesi gerektiği, fazlasının insan sağlığı için olumsuz sonuçlar doğuracağına vurgu yapıldı.

Yavru civciv ve yavru fare üzerinde yapılan deneylerde de MSG maddesinin fazla kullanılması sonucu sinirsel ve görsel bozukluklara yol açtığı ve ayrıca çocukların kemik gelişimini de olumsuz etkilediği ifade edildi.

Bu madenin 60 yaş ve üzeri yaşlılar ile tansiyon ve böbrek hastalarının az kullanması tavsiye ediliyor.

Çin’deki internet sitelerinde, MSG’nin merkezi sinir sistemini tahrip ettiği uyarısında bulunuyor ve kanser, kalp çarpıntısı, migren ve hiperaktiviteye neden olduğu, iştah açıcı özelliği nedeniyle de obeziteyi tetiklediği savunuluyor.