RÖPORTAJ
  • İstanbul 13° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • BİST %2.30 95,37
  • DOLAR %-1.7 6,66
  • EURO %-1.18 7,29
  • ALTIN %

600 binden fazla Suriyeli yetim çocuk var

3 yıldır savaşın dinmediği Suriye’de trajedi de bitmiyor. Suriye’de savaşın geldiği boyut artık vicdanlarımızı felç etme noktasında. Bu savaşın en masum kurbanları çocuklar. Binlerce çocuğun doğrudan çatışma nedeniyle öldüğü, yine bir milyona yakın çocuğun da, çadır/konteynır kamplarında, sağlıksız koşullarda zayıf bedenleriyle bulaşıcı hastalıklara karşı mücadele ettiği bilinmekte.

Bizlerde Suriye’de ve Türkiye’de kamplarda yaşayan Suriyeli çocukları, ihtiyaçlarını ve yapılan yardımları İHH Yetim Birimi Başkanı Murat Yılmaz ile konuştuk.

ESED BABASININ KATLİAM KÜLTÜRÜNÜ DEVAM ETTİRİYOR

Suriye’de yaşanan iç savaşın acısını en fazla çocuklar yaşıyor. Suriye’de yaşayan çocukların sorunlarından bizlere bahsedebilir misiniz? Suriye’de bugüne kadar kaç çocuk öldü?

Suriye’deki savaş 15 Mart’ta 3. yılını doldurdu. Bu savaş neticesinde 300 bin insan hayatını kaybetti. İstatistikler 170-180 bin olduğunu söylese de, Esad’ın hapishanelerinde işkencelerle hayatını kaybeden onbinlerce insan olduğunu biliyoruz. 6 ay kadar önce tüm dünyaya 55 bin civarında fotoğraf gösterilmişti. 11 bin civarında katledilen insanın fotoğraflarıydı bunlar. Bu fotoğraflar aslında okyanusta bir damla gibi diyebiliriz. Buzdağının görünen bir parçası, geride ne olduğunu bilmiyoruz. Esed’in babası, Hafız Esed de 1982 yılındaki Hama katliamında 40 bin kişiyi evlerinden almıştı ve bu kişilerden hala haberdar alınamıyor. Maalesef oğul Esed de baba Esed gibi bu katliam kültürünü devam ettiriyor. Bugün yaşanan iç savaşta hayatını kaybeden 300 bin insanın arasında ciddi miktarda kadın ve çocuk da var ama kaç kadın ve çocuk katledildi şeklinde istatiksel bir bilgiye rastlamadım. Ama çok ciddi miktarda kayıp olduğunu ve yaralı insanların olduğunu biliyoruz. Ayrıca Suriye’de yaşayan 8-9 milyon civarında insanın Türkiye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Irak gibi ülkelere güvenlik endişesiyle göç ettiğini biliyoruz. Bunlar arasında ciddi oranda çocuk da var. 

SURİYELİ ÇOCUKLAR EĞİTİM, SAĞLIK VE GIDA SORUNU YAŞIYOR

Şu an İHH 80’den fazla kampta ekmek ve gıda dağıtıyor. Günlük olarak 170 bin ekmek dağıtıyoruz. Sadece 170 bin ekmeği yapacak un bile çok ciddi bir maliyet oluşturuyor. Sayıları milyonu aşan bu mültecilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek çok zor. Suriyeli çocuklar eğitim sıkıntısı dışında sağlık sorunları da yaşıyor. Mesela çocuk felci, bit, uyuz gibi hastalıklar var ve yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte de bulaşıcı hastalıklarda çok büyük artış gözükmeye başladı. Bu anlamda özellikle kamp yaşantısında çocukların bu hastalıklara yakalanmamaları için önlemler ve tedbirler almak gerekiyor. Bizim İHH olarak Suriye içerisinde açtığımız Şemmarin kampımız var. Burada hali hazırda 8 bin insan yaşıyor. Bu 8 bin kişiden 600’ü bizim desteklediğimiz yetim çocuklar. Şemmarin kampı ile 10 km arası olan Siccu kampı var. Burada da 2 bin civarında insan ve 250 civarında da yetim çocuk var. Biz bu çocukların bitlenme ve uyuz gibi hastalıklara yakalanmasıyla ilgili tedbirlerimizi alıyoruz. Sağlık sorunları dışında çocukların ısınma problemi var. Kışı bir çadır bezinin altında geçirmek kolay değil. Bizler elimizden geldiğince ısınma ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz ama yine de çocuklar sıkça hasta oluyorlar. Bazen bu hastalıklar ölümcül olabiliyor ve çocuk felcinden ölen çocukların sayısı hiç de az değil. Mesela savaşta yaralanmış, vücuduna şarapnel parçası saplanmış ya da bir şekilde bir organını, kolunu, bacağını ya da görme yetisini kaybetmiş çocuklarla ilgili biz İHH olarak gerekli tedavileri yaptırıyoruz. Ama ulaşabildiğimiz, erişebildiğimiz kadarını yapabiliyoruz. Çocukların sağlık sorunları çok fazla. Çocuklar için eğitim ve sağlıktan sonra düzenli gıda desteği sorunu yaşıyor. Çocukların gelişimlerini tamamlayabilmeleri için almaları gereken vitaminler var. Bu vitaminlerden mahrum kaldıklarında çocuklarda çok ciddi hastalıklar ve gelişim bozuklukları yaşanabiliyor. 12 yaşındaki bir çocuk 7 yaşındaki bir çocuğun vücutsal gelişimine sahip. Bu durum yetersiz beslenmeyle ilgili bir şey. Biz İHH olarak kamplarda olan çocuklarımızın gıdalarıyla mümkün olduğu kadar ilgileniyoruz. Çocukların almaları gereken proteinleri, besinleri vermeye çalışıyoruz. Yine de ne kadar ilgilenmeye çalışsanız da çok yeterli olmuyor. İHH’ya bağışlanan akika ve adak kurbanları oluyor, bu kurbanların önemli bir kısmı bu kamplarda kesiliyor. Çünkü et çok ciddi bir protein kaynağı ve proteini çocukların mutlaka alması gerekiyor.

SAVAŞIN MAĞDURU ÇOCUKLAR!

Yüzbinlerce çocuk iç savaş sonrasında yaşamlarını evlerinden uzakta çok zor şartlarda sürdürüyor. Ülkelerinden uzakta mülteci kamplarında yaşayan çocuklar ne gibi sıkıntılar yaşıyor?

Ülkemizde 1 milyona yakın Suriyeli var. Bu Suriyelilerin 200 bin kişi kadar olan kısmı hemen sınır bölgelerindeki kamplarda hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar, geri kalan 800 bin insan ise Türkiye’nin farklı yerlerine yayılmış durumdalar. Şu ilde şu kadar Suriyeli var diye elimizde bir kayıt yok. Türkiye şu anda Suriyeli muhacirlerle ilgili açık kapı uygulaması yapıyor. Dolayısıyla muhacirler rahat bir şekilde ülkemize geliyorlar, pasaportları olması gerekmiyor, kimlikleriyle giriş yapabiliyorlar. Bu anlamda net bir istatistik vermek de mümkün gözükmüyor. Ama ülkemizde muhacirlerin varlığını yoğun bir şekilde fark ediyoruz. Çocuklar da bu savaş içerisinde kadınlarla birlikte en çok mağdur olan grubu oluşturuyor. Şu anda o çocuklar, bir çocuğun dünyasında yaşaması gereken duygusal ve fiziki ihtiyaçların birçoğundan mahrum. Bir çocuk için her zaman bir ekmek ve su kadar ihtiyaç olan şefkat ve merhamet ihtiyacıdır. Türkiye’de 600 binden fazla Suriyeli çocuğun yetim kaldığını biliyoruz. Katledilen 300 bin insanın geride bıraktığı 600 bin yetim çocuk bunlar, belki bu sayı 600 binden daha fazla. Suriye’de aileler genelde çok çocuklu aileler. Dolayısıyla yetim kalan çocuk sayısı da çok fazla olabilir. Bununla ilgili de net bir istatistik olmadığı için tam şu kadardır deme durumumuz yok. Çünkü Suriye’ye gidip bir veri alabilmek çok mümkün değil. 1 milyonluk şehirlerin nüfusu şu anda 30-40 bine kadar düşmüş durumda.

SURİYELİLER İÇİN AÇILAN OKULLAR YETERSİZ KALIYOR

Suriye’de 4 yıldır süren bir iç savaş var.  Çocuklar savaştan dolayı bu konuda bir çok şeyden mahrum kalmış durumda, özellikle eğitim bunların başında. Eğitim konusunda çalışmalarınız var mı? Bu konuda neler yapıyorsunuz?

Suriyeli çocuklar ciddi anlamda eğitimsiz kalmışlar. Suriyeli çocuklar okullarına gidemiyorlar. Üniversite çağına gelmiş çocuklardan hiç bahsetmiyorum bile. Bunlar 18 yaşını geçtikleri için belki çocuk olarak kabul edilmiyorlar. Türkiye’de ya da farklı ülkelerde bu çocukların üniversite eğitimlerine devam etmelerine yasal olarak bir imkân yok. Aynı zamanda normal ilkokul veya ortaokulda okuması gereken ama okuyamayan çocukların sayısı çok fazla. Bizde Suriyeli çocuklar için okullar açılıyor ama bu okullar hem eğitim kaliteleri açısından hem eğitimci kadrosu açısından yetersiz. Bu okulların paralarını kimin karşılayacağı da belli değil. Belki derme çatma ya da konteynır kentten bir okul oluşturuluyor fakat bu okulun ihtiyaçları nasıl karşılanacak, bu okulun temizliği nasıl yapılacak, bu okulda okuyan çocukların defterlerini, kitaplarını kim alacak? Bu anlamda da ciddi belirsizlikler var. Açılan okulların kapanmasının temel sebeplerinden biri, okulların hayatlarını idame ettirememesi. İHH gibi bazı STK’lar bu okulları hem açıyorlar hem de işletiyorlar. Ama netice itibariye bir STK’nın da bütçesi belli.

SURİYELİ ÇOCUKLARIN REHABİLİTE EDİLMESİ GEREKİYOR

Çocukların moralleri nasıl?

Çocuklar çok enteresan aslında. Yetişkinlerin risklerle, sorunlarla başa çıkmaları çocuklara oranla çok daha zor. İyice gerilmiş bir tel gibi düşünelim, bu tel çok gerildiği için herhangi bir müdahalede hemen kırılabilir. Yetişkinler böyle… Ama çocukların dayanma güçleri gevşek bir tel gibi diyebiliriz. Çektiğiniz zaman sağa sola esneyebiliyor. Bu anlamda çocuklar yetişkinlere göre travmalarla daha iyi mücadele edebiliyor. Çocukların meselenin çok farkında olmamaları da bunda birazcık etkili ama farkına vardıklarında çocuklarda çok ciddi etkileri olabiliyor. Omuzlarına yük binen, eve ekmek getirmesi gereken, çalışması gereken çocuklar bu anlamda sorunları biraz daha net görebiliyorlar. O yüzden çocukların rehabilite edilmeleri gerekiyor. İHH olarak bizim bir rehabilitasyon programımız var. Bu programda da Uluslararası Doktorlar Birliğimiz var, bu kurumla düzenli çalışmalar yapıyoruz. Düzenli olarak hem Suriye’nin içindeki kamplarda hem Türkiye’deki kamplarda bu rehabilitasyon çalışmalarını gerçekleştiriyoruz. Çocuklar el becerilerini geliştiriyorlar, resimler yapıyorlar, terapi anlamında oyunlar oynuyorlar, bitkilerle ilgileniyorlar, fidan dikiyorlar; bu şekilde tedavi yöntemi geliştirilmiş durumda. Bu uygulama belli bir grup çocukla ilgili yapılıyor, bu çalışmaları tüm çocuklara uygulamak çok mümkün değil. Rehabilitasyon dışında hijyen kitleri, özellikle çocuklara çok yoğun bir şekilde veriliyor. Bu hijyen kitleri sabun, diş fırçası, diş macunu gibi temel temizliklerini sağlayabilmek adına veriliyor. Hama, Humus gibi kentlerde yaşayan ama Hatay’a göç etmek zorunda kalan çocuklara çizgi film karakterleriyle, palyaço, müzik ve oyunlar eşliğinde yapılan etkinlikler yine rehabilitasyon programı dahilinde değerlendirilebilir. Çocuklarla ilgili kütüphaneler oluşturuyoruz, kırtasiye desteğinde bulunuyoruz. Bizim kamplarımızdaki çocuklar eğitim görüyorlar, okula gidiyorlar, okul ihtiyaçlarının tamamı İHH tarafından karşılanıyor.

Ben çocuklarla karşılaştığım da onlara “Ne olmak istiyorsunuz” diye sorduğum 
zaman genede çocuklar pilot olmak istiyor. “Peki neden pilot olmak istiyorsun” 
diye sorduğumda,“Bizim köyümüzü bombaladılar, ben de pilot olacağım ve onları 
bombalayacağım” diyorlar. 

“BİZİM KÖYÜMÜZÜ BOMBALADILAR, BENDE PİLOT OLUP ONLARI BOMBALAYACAĞIM”

Suriyeli çocuklar ülkelerinin ve kendi geleceklerine dair ne tür hayaller kuruyor?

Suriyeli çocukların hayalleri çok… Ben çocuklarla karşılaştığımda onlara “Ne olmak istiyorsunuz” diye sorduğum zaman, genelde çocuklar pilot olmak istiyor. “Peki neden pilot olmak istiyorsun” diye sorduğumda, “Bizim köyümüzü bombaladılar, ben de pilot olacağım ve onları bombalayacağım” diyorlar. Çocuklarda böyle bir kin de var. Tabi bu aslında anlaşılabilir bir şey. Çünkü çocuk netice itibariyle bir bombardımanda en yakınını kaybetmiş. Bazıları “Doktor olmak istiyorum” diyor. “Neden?” diyorum. “Yaralılarımız var ve onların ölmemesi için doktor olmak istiyorum” veya “Çocuklar ölmesin, ben onları tedavi edeceğim” diyor. Özellikle kız çocukları, doktor ya da hemşire olmak istiyorlar. Hemşire olacak çünkü yaralıları tedavi edecek. Mental olarak her ne kadar çocuktur, daha fazla dayanma güçleri var desek de; netice itibariyle çocuklar iç dünyalarında çok yoğun bir şekilde etkileniyorlar. Mesela çocuklar evlerinden neden uzak kaldıklarını anlamlandırmaya çalışıyor. Diyelim ki 5 yaşında bir çocuk daha önce oyunlar oynadığı, arkadaşlarıyla buluştuğu evinden ya da bahçesinden uzak kalmış, çocuğun bunu zihninde bir yere oturtması gerekiyor. O da savaşla ilgili yer değiştirdiğini anlayınca, savaştan etkilenmesi kaçınılmaz oluyor. Dolayısıyla çocukların hemen hemen tamamı savaştan etkileniyorlar. Maddi durumları iyi olup da İstanbul’a gelen ailelerin çocukları bu durumdan etkileniyorlar. Evet belki onlar oradaki savaş atmosferini solumuyorlar ama yine de iç dünyalarında vatanından uzak olma ve evlerine geri dönememe fikri çocuğu etkiliyor. Evet, elbisesi var, gıdası var ama duygusal anlamda arkadaşlarından, öğretmenlerinden, okullarından uzak olmak her çocuğu etkiliyor.

SURİYELİ ÇOCUKLARI EVLAT EDİNMEK MÜMKÜN DEĞİL

Türkiye’den aileler, Suriyeli yetim çocuklara koruyucu anne baba olabiliyor mu?

Resmen böyle bir şey mümkün değil. İHH’ya da zaman zaman böyle teklifler geliyor. Bu çok zor bir süreç. Türkiye’de bile yaşayan bir yetimi evlat edinmek için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Sosyal Hizmetler’e başvurduğunuzda sizi 7-8 seneye varan bir süreç bekliyor. Bu bir eşya değil, bu bir insan, bu bir canlı. Tabi bu süreç bu kadar uzun sürmeli mi? Bence sürmemeli. Ayrıca Türkiye’de yasal olarak Türkiye vatandaşı olmayan bir çocuğun evlat edinilmesi zaten resmen mümkün değil. Siz bir çocuğu evlat edinmek istediğinizde bunu resmi olarak evlat edinemezsiniz. Türkiye’den bir ailenin Suriyeli bir yetimi evlat edinmesi mümkün değil. Çünkü yasal prosedür olarak Suriyeliler  vatandaş değil, herhangi bir sisteme dahil olmamış. Fakat şu durumu da belirtmek isterim. Kilis’te, Gaziantep’te, Şanlıurfa’da, Adana’da, Maraş’ta Suriye ile sınır olan illerde birçok duyarlı, hayırsever aileler evlerinde bu muhacirleri misafir ediyorlar. Bu da bizim yapmamız gereken kardeşlik vazifemiz. Dolayısıyla bir anlamda evlatlık edinmiyor belki ama annesiyle birlikte 3-5 yetimi misafir ediyor, onların ihtiyaçlarını karşılıyor, bir anlamda da bu aileler onların manevi aileleri olmuş oluyor.

İHH’nin yetim çocuklarla ilgili başka ne tür projeleri var?

Yetim çocukları konusunda önemli projelerimiz var. Bu projelerden birkaç tanesi de hayata geçirilmek üzere. Mesela Kırıkhan’daki mültecilerin çok yoğun olduğu, eşleri savaşta şehit olmuş 200 tane dul hanım için terzihane işletmesi açtık. Anneler buraya gelip çalışıyorlar, ürün üretip, bu ürünlerle de geçimlerini sağlıyorlar. 500 yetimin kaldığı Azez Yetimhanesi var, bu yetimhanenin tüm masraflarını karşılama projesi var. Reyhanlı’da 200 yetimin kalabileceği yatılı bir okul inşası var. Hem okulu olacak hem de karşısında yurdu olacak. 200 yetimi bünyesinde barındıracak.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

İHH yetim çalışmaları anlamında sadece Suriye’de çalışmıyor, dünyanın 46 ülkesinde yetim faaliyetleri yürütüyor. Bu 46 ülkedeki 44 bin yetim çocuğa biz düzenli olarak ayda 90 bin TL’lik yetim destekleri sunuyoruz. Bu destekleri Türkiye’deki hayırseverler sağlıyor.  Türkiye’de 30 bin yetim dostu bağışçımız var. Bu çalışma çok güzel bir şekilde devam ediyor. MEB ve Diyanet İşleri Başkanlığı ortaklığından gerçekleştirdiğimiz “Sınıflar” çalışmamız var. Çocuklar sınıfça 1 yetime sponsor oluyor. Hakkari’de, Yüksekova’da harçlıklarından artırarak, bir yetimin aylık 90 TL’sini sınıfça topluyorlar. Bu da çok güzel bir proje oldu. Bu sene ilk defa başladık, toplam 80 ilde 2 bin 200 okul ve 7 bin sınıf bu çalışmaya katıldı. Şu anda Türkiye’de 7 bin sınıfın bir yetim kardeşi var. Çocuklar harçlıklarını, çikolata paralarını, 50 kuruşlarını, 1 liralarını bir araya getirerek topladıkları 90 lira ile yetim kardeşlerini destekliyorlar. Özellikle eğitimciler bu projeden memnun kaldılar çünkü bu çocukların davranışlarının da çok güzel bir şekilde değiştiğini gördüler. Biliyorsunuz okullarda “Değerler Eğitim” mecburiyeti var, bütün okullar çocuklara “Değerler Eğitimini” vermek zorunda. Bu da değerler eğitiminin hem teorik hem de pratik bir uygulaması oluyor. Çocuk şunu biliyor, ben ayda vereceğim 1 TL ile ya da 3 TL ile bir yetim kardeşimi destekleyeceğim ve o yetim arkadaşımın ihtiyaçlarını ortak olacağım. Bu yardımlaşma kültürünün küçük yaşlardan itibaren yayılmasını da sağlıyor. İyilik kültürü ile büyüyen bir nesil oluşmuş oluyor. Bu çalışmayı çok önemsiyoruz; ikincisi, İHH uluslararası anlamda ‘Dünya Yetimler Günü’nü ilan ettirdi. İslam İşbirliği Teşkilatı 57 üye ülkenin bir yapı, bir çatı kuruluş ve İHH İslam İşbirliği Teşkilatı’na “Dünyada Çocuk Hakları Günü (5 Kasım) var ama bu yeterli değil, yetim çocuklarla ilgili de özel bir gün olmalı” şeklinde bir teklif verdi, bu teklifimiz 2013’ün Aralık ayında kabul edildi. Şu anda da hicri bir tarih belirlediler ve bu sene 15 Ramazan’da kutlanacak. Yani yaklaşık bir ay sonra “Dünya Yetimler Günü” hem ülkemizde hem de 57 İslam ülkesinde inşallah idrak edilecek. On5yirmi5 okuyucuları da bir yetime destek vererek dünya üzerindeki çocuklarla ilgili bu dayanışmaya dahil olabilirler. Ayda 90 lira ile bir yetim çocuğu destekleyebiliyorlar.

Bağış yapmak için nasıl bir yol izleyecekler?

Bağış yapmak isteyenler İHH’nın internet sitesine giriyorlar. Sitede yetim sponsorluk kısmı var oraya tıkladığınız zaman bağışçı oradaki formu doldurup kayıt olabiliyor. Eğer bağışçı kredi kartı kullanıyorsa oradan otomatik olarak bağış miktarı çekiliyor. Eğer kredi kartı kullanmıyorsa vakfa gelerek ya da istedikleri bankadan havale yaparak bağış yapabiliyorlar.

Bağış yapmak ve bağışlar hakkında detaylı bilgi almak için  TIKLAYINIZ 

Telefon: +90 212 631 21 21

E-Posta: info@ihh.org.tr

yetim.ihh.org.tr

ON5YİRMİ5 

 

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Maliki, bu orduyla IŞİD’e karşı mücadele edemez

Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Haber gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 470