Haram ve helal şuurunda olalım

Nedim Odabaş, Milli gazetede Sultanahmet Camii emekli imam hatibi Emrullah Hatipoğlu ile ramazanıı konuşmuş. İşte o konuşma…

Hocam,. Rahmet ve bereket ayı Ramazan, mü’minler için neyi ifade ediyor? Ramazan’ı nasıl idrak etmeliyiz?

Evve la Allah (c.c)’üne hamdelim bizi böyle bir aya kavuşturduğu için. Bu hamdi de bilinen şekliyle yapalım. Bu üç aylara diye de halk arasında bilinen şekliyle, Recep Şaban Ramazan  ayları diyoruz. Bununla alakalı dua da naklediliyor. “Allah’ım Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır”. Bu dua efendimizden naklediliyor. Dikkate alarak bir değerlendirme yaparsak, inşallah isabetli olur. Recep ve Şaban ayını bizlere mübarek eyle, bereketli eyle, bu aylardan en üst  düzeyde faydalanmamızı sağla. Ama asıl ulaşmak istediğimiz rahmet ayı  Ramazan-ı Şeriftir. O aya bizi ulaştır. Bunun için Ramazan’ı şerife ulaşma fırsatını elde etmiş olan bütün mü’minler, iman etmiş bütün Müslüman kardeşlerimiz evvela hamdetmeliyiz. Bizi Rabbimiz rahmet ayına, bereket ayına, gufran ayına manevi tatmin, huzur, sükun ayına kavuşturduğu için hamdedip şükretmeliyiz. Tabi nimet şükür ister.  Onun için böyle bir şeyi bahşettiği için Mevlamıza bir yandan kalbi şükürlerimizi  yaparken aslında bir de fiili ameli şükürlerimizi yapmamız lazım. İşte bir  oruç ibadeti niye emredilmiş? Bir cihetten  öyle bir görevi yerine getirmek için. Bu bedendeki bütün azaları birer nimet olarak düşünür isek ki, her varlık, sahip olduğumuz her şey bir nimettir. Nimet nedir? Kendisiyle Allah’ın rahmetine ulaşabileceğimiz imkanlar, fırsatlar, vasıtalar demektir. 

Haram

VERENİN RIZASINA UYGUN KULLANALIM

Beden Allah’a kulluk için yaratıldığı için, o kulluğu da neyle yapacağız? Bu bedende bulunan bütün azalarımız iç ve dış  görünenlerle görünmeyenlerle aklımızla. Akıl sahibi olma yanında tefekkür sahibi olma, manevi doyuma eriştirecek bütün değerlerle, bunların her biri bir imkan, bir fırsat. O zaman ne yapalım, bunları verenin rızası istikametinde kullanalım. Zaten şükrün  bir tarifi de bu değil midir?

RAMAZAN’DAKİ HASLETLERİ TÜM SENEYE YAYALIM

* Burada en önemli nokta nedir, bir haram ve helal şuurunu ve dikkatini bize kazandırmış olması. Bunu hayata yaygın hale geldiğini düşünelim. O duyguyla… Ramazan ayı bitti, oruç ibadeti bitti. Ama hayat devam ediyor. Ticaret devam ediyor. Bütün çalışmalar devam ediyor. Aynı anlayışı haramdan sakınma helalinden kazanma sürdürdüğümüz takdirde, oruç ibadeti gibi ibadet değerinde olan bir eyleme biz devam ediyoruz demektir. Bütün  davranışlarımızda. Nikah kıyma  mesela, evlenmek, düğün yapmak. Nedir bu Allah’ın bir emridir. Yaptığınız bütün her şeyi helallerden yapıyorsanız,  bu dikkati gösteriyorsanız, fakat orda da ne olur, ibadet değerine dönüşür. Bu manada bakarsak uyurken bile ibadet etmiş olur insan. Nasıl? Resulullah (sav)’i örnek alarak. O abdestli mi yatardı? Yatağa başını koyduğunda  hangi tarafını yastığa koyardı. Sağ taraf  gibi. Hangi duaları yapardı?     Niyete göre ameller… Uykuyu bile  ibadetleştirebilir, zikre dönüştürebilir. Bir de Ramazan’da getirdiği ibadetler, ilaveler.  

KADİR GECESİ BÜYÜK LÜTUF…

Farzların fazileti, nafilelerin fazileti. Bir Ramazan bir kadir gecesi. Bin aydan hayırlı Kadir Gecesi. Bin ay, miladi takvime göre 83 yıllık bir zamanı içeriyor. Bunu  hepibadetli adam geçirse, hiç günah işlemeden ne kazanır? Kadir Gecesini arasa , saklı tutulduğu için bunu Ramazan’ın içinde yapacak, son on günde yapacak, o geceyi ihya için epeyce uyanık davranacak. Onu yakaladığı takdirde ulaşacağı manevi kazanımlar, sevaplar bir ömre, -yarısı  uykuyla geçmeyen- hepsi ibadetle geçen, düşünelim. Pratikte bunu yaşamak mümkün müdür? Hiç uyumadan 83 yıl yaşanabilir mi? Öyle bir lütuf var, af var. Neler yok ki Ramazan’da. Bütün bunlar rızık kapılarını açacak, geliştirecek, Rezzak olan Rabbi’mizin talimatlarına uyarak yapıyoruz. 

MADDİ VE MANEVİ KAZANIMLAR…

Biz de her halimizle maddi manevi iç ve dış organlarımızla yerine getiriyor isek, bu en çok Ramazan’da var. Hem maddi, hem manevi.  Bütün varlığımız devreye giriyor. En yoğun, en kesif İslam’ı  Ramazan’da yaşıyoruz biz. O zaman şükrü de Ramazan’da yapmış olacağız.  “Şükrederseniz artıracacağım”  dediğine göre bütün arzuladığımız nimetlere rızıklara bu Ramazan dolayısıyla ulaşacağız değil midir? O zaman O’nun kıymetini bilmemiz lazım.

Hocam, Kur’an- ı Kerim Kadir gecesi indirildi. Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Bu ay içinde mü’minlerKur’anla nasıl bir bağ kurmalı?

*Kur’anla bizim aramızdaki bağa bakmamız lazım. Bizim Kur’an’la bağlantımız ne ölçüde vardır? Sorusunu sormamız gerekir. Kur’an’a inanıyoruz. Kur’an  hayat getiren kitaptır. Çünkü ayeti kerimede böyle geçiyor. Size hayat verecek olan şeye sizi davet ettiğinde Hz. Allah (c.c)’ünün davetine icabet edin ve Resulünün davetine icabet edin. Her ikisinin özelliği nedir? Size hayat verecek olan şey, bu hayat dünyadaki güzellik olacağı gibi, ası l ebedi hayatı kazandıracak bize. ahrette de ebedi hayatı kazandıracağı gibi dünyada da güzel bir hayatı yaşamanın yolu nedir? Kur’an ve sünnete icabettir. Kur’an’ın davetine ve Sünnetin davetine icabettir. O zaman benimle Kur’an arasında ne tür bir bağ var? Ne kadar sağlam… Şimdi bir sandalımız olsa, rıhtıma giriyorsunuz ve bağlıyorsunuz. Neyle bağlıyorsunuz? Dalgalar geldiğinde onu, sürüklemeyecek şekilde bir iple veya halatla bağlıyorsunuz.

NİMETİ VERENE ŞÜKÜR EDELİM

* Nimeti veren, o nimetleri nasıl kullanmamızı istiyorsa onları öylece kullanmak. Servet vermişse o servet üzerinde yüklediği görevleri yapmak suretiyle,   Bedeni azalarımız parayla hiç biri satın alınamayacak  şeylerden oluşuyor.  O zaman bu şükrü nasıl yapacak? O  nasıl kullanılmasını  istiyorsa, öylece kullanacak. Nasıl kullanılmasını istiyor? Dinin bütün kuralları bu kullanılmayla alakalıdır. Namaz emredildi? Namazı neyle, hangi  organları çalıştırarak yerine getiriyoruz. İşte o organların şükrü. Beden sağlığını bir bütün şekliyle düşünürsek organlarımızı kullanmak.  Oruç tutmak için hasta olmamak… “Sizden kim hastaysa, o tutmayabilir” diyor. Ama daha sonra ya kaza edecektir, ya da fidye verecektir. Ama Oruç kime emrediliyor? Ana şartlar yanında iman sahibi olacak, Müslüman olacak. Bir de sağlığı yerinde olacak.  Sağlığımız da  yerinde olduğuna göre, o nimeti nasıl karşılarız? Bu bedenin organlarını Allah’ın emrine vermek suretiyle. O ne istiyor bizden oruçta? İmsak vaktinden iftar vakti dediğimiz vakte kadar. Birisi orucu başlat, yemeyi içmeyi ve diğer  dinen  terk edilmesini istediği şehevi arzular ne varsa, orucu başlat. Ne zamana kadar?  İftar vaktine kadar. Artık yasak kalkıyor, o yasaklanan şeyleri yapabilirsin noktasına varıncaya kadar. Burada teslimiyet  gösteriyor muyuz? Kime karşı? Allah’a karşı. Aynı zamanda bunu yerine getirmekle ne yapıyoruz? Şükrediyoruz. 

BÜTÜN İBADETLER ALLAH’AYAKINLAŞMAK İÇİNDİR

Hangi ibadeti ele alırsak alalım, mutlaka bu tarafını görmemiz lazım. Servet var, zekat var. İmkan var sağlık var Hac var.  Oraya gidip gelinceye kadar maddi açıdan sağlık  açısından imkanı olan mü’mine emrediliyor. Bütün ibadetlerde bir başka özellik daha var. Bütün ibadetler Allah’a yakınlaştırmak içindir. Kul Allah’a ne zaman yakın olur? Secdede… Secde de Namazın rükünlerinden birisidir. Oruç ibadeti, Namaz, zekat bizleri Allah’a yakınlaştırır. Ömründe bir kez şartlarını yerine getirdiğin Hac, bizi Allah’a yakınlaştırır. Ve diğerleri Kurban ibadeti gibi. İbadet zinciri içinde ne varsa. Kaldı ki  bu o kadar şümullu ki, Allah’ın emridir diye, Resulullah’ınsünnetir diye yapılan bütün davranışlar, dünyevi işlerle alakalı olanlar buna dahildir.  Hayatı ibadetleştiren bir dindir. Ama, İstenilen ibadetlerin önüne diğerleri geçirilmemek kaydıyle. Ticarette de bir ibadet tarafı olur. Nasıl olur? Helal kazanmak gayretiyle ticaretin yolundan helalinden rızı elde etmeye çalışan kimse. Neyi arıyor, helal rızık. Neden sakınıyor? Haramlardan Oruç ‘ta da aynı şeyler yok mu? Bir emredilen var, bir yasaklanan var. Nedir yasaklanan imsaktan iftara kadar o arada en meşhur şeyler yasaklanıyor.

NAMAZ HIRSIZLIĞI EN KÖTÜ HIRSIZLIKTIR

Ramazan’a mahsus teravih ibadetimiz var. Bu hususta “Namaz hırsızlığı” yapmamak konusunda neleri tavsiye ediyorsunuz?     

* Namazı daha acil kıldırma yönünde ödül verilse birinci sırayı almaya niyetli epey adam çıkar. Ödülü kim verir bunlara, bu ödülün ilahi kaynak tarafı yoktur.  Allah (c.c.) böylelerine ödül vermez, Peygamberimiz de vermez. Namazı namaz olmaktan çıkaracak uygulamayı yapanlara ancak şeytan ödül verir. Bu konuyu açtınız teravih nedir? Terviha, teravih… İnsanı rahatlatacak, insanı manevi huzura çıkmak suretiyle  özlemini duyduğum bir rahatı yaşayacak. Namaz esnasında bazen ara veriliyor. Böyle bir tarafı var. O bir yük değil. Nefistir, bazen yorulabilir, ama bir ara verme de var. Yeniden bir hamle yapmak üzere, bir ufak dinlenme  ondan sonra devam. Bu bir yolculuktur aynı zamanda. Kime götürüyor? Rabbimize…Allah’a yakınlaştırıyor. Biz onun için  ortaya çıkmışız. Ama bu ortaya çıkışımızı şeytan hiç istemiyor. Nefsimiz de  onunla işbirliği yapacak gelecek şekilde terbiye edilmemiş nefsimiz de bunu istemez. Şeytan der ki, “Çabuk, çabuk, çabuk” kıl veya kim kıldırıyorsa ona git. Sultaahmet’te yarım saatten önce teravih kılınmaz. Ama filan yerde, 7 dakikada teravih kılınıyormuş, iki saat uzaklıkta mesafede oraya gider.

TAVUKLARIN YEM YEMESİNE BENZER SECDELER OLMAZ…

* Kaç dakika için? 20 dakika için… Ama  ordaki namaz namaz değildir. Ordaki bir antrenman kabilindendir. Yat kalk, yat kalk… Tavukların yemlerini alırken hareketlerine benzer secdeler. Tam bir dönüş de olmaz. Tam bir namaz hırsızlığı için… “En kötü hırsızlık namaz hırsızlığıdır”  diyor Hz. Peygamber.  O zaman kardeşim, abdest aldın, camiye gittin, seni Allah’a yakınlaştıracak bir ibadet olsun diye o namazı kılman lazım .İmamsan öyle kıldırman lazım, cemaatsen öyle bir namaza talip  olarak gitmen lazım.  O namaz yarın yüzüne çarpılacaksa,  namazı bir eğlence haline getiren, çabuk çabuk yatarız bir müddet sonra  ayakkabıları alır çıkarız. “Veylolsun onlara” Kur’anda böyle bir ayet yok mu? Dini yalanlayanı  gördün mü? Sen namazı öyle hale getiriyorsun tehdidi var  orada.   Namaz senin yüzüne çarpılırsa, Allah’tan daha da uzak hale gelirsin sen. Benim namazım beni Allah’tan uzaklaştırmamalı. Allah’a yaklaştırmalı. Hz.  Peygamber (sav) örnek alınarak kılındığında  o namaz namaz olur inşallah. Teravihleri bizi Allah’a yakınlaştırıcı bir fırsat  olarak görelim. Ve gittiğimizde de namaz kılmaya gidelim. Eğlenceye  oyun oynamaya  gitmeyecek bir şuurda olarak namazı kılalım.