Tarihte Bugün ! 28 Mayıs 1812 Bükreş Antlaşması

1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında birçok cephede yapılmış savaştır. Napolyon Bonapart’ın önderliğindeki Fransa’nın Avrupa’da başlattığı savaşların (Napolyon savaşları) arka planında yer almıştır.

Osmanlı Padişahı III. Selim’in saltanatı döneminde 1792-1805 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu ve Rusya barış içinde yaşamışlardı. Hatta Osmanlı İmparatorluğu Mısır’ı işgal eden Fransa’ya karşı İngiltere ve Rusya ile işbirliği yaptı. 24 Eylül 1805 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu Rusya ile mevcut ittifak antlaşmasını yeniledi. Ancak bu antlaşmanın imzasından kısa bir süre sonra Osmanlı İmparatorluğu ve Rusya arasında yeni bir anlaşmazlık çıktı. Rusya, Osmanlıların Rus yanlısı Alexander Muzuri (Eflak) ve Konstantin İpsilantis (Boğdan) voyvodaları görevden almasından hoşnut değildi. General Johann (Ivan) Michelson komutasındaki 40.000 civarında Rus askeri 11 Kasım 1806’da Dinyester’i geçerek Eflak ve Boğdan’a girdi. III. Selim 22 Aralık 1806 tarihinde boğazları kapattı ve Rusya’ya savaş ilan etti.

 

Kabakçı Mustafa İsyanı

Çarpışmalar sürerken İstanbul büyük bir siyasi kargaşa içine girdi. 29 Mayıs 1807 tarihinde Kabakçı Mustafa isyanı sonucu III. Selim Osmanlı tahtından indirilmiş ve yerine IV. Mustafa tahta geçmişti. IV. Mustafa’nın saltanatı boyunca Osmanlı sarayında büyük bir kargaşa yaşandı. Yeniçeriler saraya hakim oldular. 28 Temmuz 1808 yılında taht tekrar el değiştirdi. IV. Mustafa’nın yerine II. Mahmut tahta geçti.

 

Savaşın sonuçlanması

 

Rusların, Rusçuk’ta savunması zayıf olarak kalan karargâha saldırma fikirleri, Osmanlı ordusunun o ana kadar oldukça iyi konumunun aniden değişmesine neden olmuştu. 2 Ekim 1811’de Tuna Muharebesi’nde Osmanlı ordusunu ağır bir yenilgiye uğratan Markov 14 Ekim tarihinde nehri geçti ve Türklerin bu büyük karargâhını eline geçirmeyi başardı. Galib Efendi ve Gavur Hasan Paşa, Ali Paşa’nın oğulları ile birlikte Rusçuk’a kaçmak zorunda kaldılar ve sadrazam da bir kayıkla gece vakti buraya geldi. Nehrin henüz sağ kıyısında bulunan az sayıda birlikler, hiçbir zaman Yergöğü yakınlarında Slobozia Adası’nda bulunan 16 bin askerle birleşemeyeceklerdi. Başlarında Çapanoğlu, Kalender Paşa ve Karslı Ali Paşa’nın bulunduğu ve derhal kuşatma altına alınan bu birliklerin kader anı gelmişti . Nihayet 8 Kasım tarihinde yapılan ateşkes antlaşması ile kurtarıldıklarında, sayıları 13 bin kişiye düşmüştü. Diğerlerinden 5-6 bin kişi düşmanın tarafına geçmiş ve 3 bin kadarı açlık ve hastalıklar sebebiyle hayatlarını kaybetmişlerdi. Turtucaia ve Silistre tekrar Rusların eline geçmişti .

Ordusu kuşatılan Osmanlı Devleti ile 1812 yılında tekrar Fransız tehdidiyle karşı karşıya kalan Rusya 1812 yılında barışa müzahir bir tutum benimsediler ve barış müzakereleri başladı.

 

 

Bükreş Antlaşması (1812)

 

1 ) Rusya, Eflak ve Boğdan’dan çekilecek, Besarabya bölgesi ise Ruslara bırakılacak.

2 ) Osmanlılar Bosna ve Eflak’tan 2 yıl vergi almayacak.

3 ) Sırplar kendi içlerinde serbest kalacak.

4 ) Tuna nehrinde hem Osmanlı hem de Rus gemileri serbestçe dolaşabilecek. Prut ve Tuna nehirlerinin Osmanlı tarafındaki sahilleri iki ülke arasında sınır kabul edilecek.

5 ) Anapa Kalesi ile birlikte, kuzeyde Kuban Irmağı ağzından güneyde Bzıb Irmağı ağzına değin uzanan Karadeniz kıyı kontrolü Osmanlılara, Bzıb Irmağının güneyinden Rioni Irmağına değin Karadeniz kıyılarının kontrolü de Ruslara bırakıldı.

 

Sonuçları

Antlaşma Rusya adına kumandan Mihail Kutuzov tarafından imzalandı ve Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart’ın 24 Haziranda Rusya’ya saldırıya geçmesinden 11 gün sonra Rus çarı I. Aleksandr tarafından onaylandı. Genel olarak Osmanlı aleyhine hükümler içeren antlaşma Azak Denizi’nin güneyindeki Anapa kalesiyle birlikte Gürcistan’daki Ahılkelek ve Poti’yi Osmanlı Devletine bırakmıştı.

  1. RusyaEflak ve Boğdan‘dan çekilecek, Besarabya bölgesi ise Ruslara bı
  2. Sırplar kendi içlerinde serbest kalacak.
  3. Tuna nehrinde hem Osmanlı hem de Rus gemileri serbestçe dolaşabilecek. Prut ve Tuna nehirlerinin Osmanlı tarafındaki sahilleri iki ülke arasında sınır kabul edilecek.
  4. Anapa Kalesi ile birlikte, kuzeyde Kuban Irmağı ağzından güneyde Bzıb Irmağı ağzına değin uzanan Karadeniz kıyı kontrolü Osmanlılara, Bzıb Irmağının güneyinden RioniIrmağına değin Karadeniz kıyılarının ko