Vitray

Hobi
Vitray sanatının tarihi, çok eski çağlara uzanmaktadır. Vitrayın kilise camlarında kullanılmasının ilk belgelenmesi, M.S. 969 yılında olmuştur. 12. yüzyıl Fransız kilisesinin renk güzellik ve zenginli...
EMOJİLE

Vitray sanatının tarihi, çok eski çağlara uzanmaktadır. Vitrayın kilise camlarında kullanılmasının ilk belgelenmesi, M.S. 969 yılında olmuştur. 12. yüzyıl Fransız kilisesinin renk güzellik ve zenginliği dillere destan olmuştu. Aynı tarihlerde, Monk pazarları yönetimi kiliselerde renkli camların beyaz camla değiştirilmesini istediler. Onlara göre, pencerelerde renk ve şekil bakımından aşırılığa kaçılmıştı. Bu yöntemin pencere renk ve desen konusundaki düşünceleri, sonraki yüzyıllarda da etkili olarak bu sanatın gerilemesine neden olmuştur.

13. yüzyıla kadar Chartes şehri en önemli beceri ve öğrenimin merkezi durumundaydı. Vitray sanatı Avrupa ve İngiltere’ye yayılmaktaydı. Vitray 14. yüzyılın ortalarına kadar gelişmeye devam etti. Bu tarihte keşişlerin katı tavrı ve kesin emirleri, pencere şekillerini yasakladı ve bu sanatın sönmesine neden oldu. Bu yasak 15. yüzyıldan ve 19. yüzyılın başlangıcına kadar devam etti. Yasak nedenleri çoktu. Bu dönem sosyal, dinsel ve coğrafi değişme dönemiydi. Bu dönemde sıralama keşfedildi. Sanatçılar, cam üzerine resim yapmaya başladılar. Camlar gittikçe daha çok renklenip biçimlendiriliyordu.

Vitray yapımı 19. yüzyılın baharında Fransa’da yeniden ortaya çıktı. Kısa sürede, İngilizler en iyi vitray yapımcıları arasına girdiler. 19. yüzyılın sonlarına doğru, Almanya cam merkezi oldu. Bu dönemin ressamları aracılığıyla vitray pencereler, modern resmin etkisi altına girmeye ve dinsel yapıtlardan başka yapıtlarda da görünmeye başladı.

ABD’de dikkate değer ilk örnekler, 1847’de yapıldı. Kullanılan camların büyük çoğunluğu İngiltere’den gelmekteydi. Bu dönemde genellikle yeşil, bakır, kırmızı ve altuni kahve renkleri ve tonları kullanılmıştır.

1880’lerin başlarında “opalescent” camların piyasaya çıkmasıyla zaman zaman “cam sanatı” adı verilen bir tür çalışma doğmuştur. Fakat 19. yüzyılın “opalescent” cam çalışmaları tıpkı 15. yüzyılın sırlama camları gibi, vitray camın cazibe ve güzelliğinden yoksun olduğu için, profesyonel sahada başarı kazanamadı. Bununla birlikte, bu çalışmalar, 1900 – 1930 yılları arasında en doruk noktaya ulaştı.

Aynı sürelerde vitray çalışan bir grup ressam sanatçı vardı. Bunların sanat ve tutku zevki aracılığı ile vitray Amerika’da ön plana çıktı. En önde gelen isim Charles Connick idi. Onun sürekli çalışmaları, yazışma ve dersleri, vitrayı geniş kitlelere tanıttı. Bu sanatçının yüksek sanat yeteneği, tüm sanat için birleşim kaynağı olmuştur.

1921 yılında 13. yüzyıla ait bir vitray cam levhanın 70.000 dolara satılması, bu camın değerini herkese tanıtmış oldu.

Önceleri dini amaçlarla kullanılan vitray, yakın dönemlerde dinden ayrılarak özel yapıtlarda gittikçe daha sık görülmeye başladı.

Vitray Nedir?

Vitray gün ışığı ile doğan ve yine onunla yaşayan onun az veya çokluğuyla değişimler kazanan ışıklı resim sanatıdır.

Vitray sadece bir tür camla yapılabileceği gibi birkaç tür camla da olabilir. Cam sert ve kırılgan olmasına rağmen, kimyacılar tarafından sıvı olduğu kabul edilmektedir. Sertlik ve kırılganlık ise soğumuş camın temel özelliklerinden biridir.

Cam, silis, kurşun oksit, kireç taşı ve potastan ibaret bir silikattir. Bu maddeler karıştırılıp özel bir kap içinde, 1000 derece ısıda olan bir fırında eritmek suretiyle elde edilen, şeffaf, kırılgan ve sert bir maddedir.

Cam türleri şöyle sıralanmaktadır;

Antik Camlar: İlk camlar daire şeklindedir, çapları 30 ile 45 cm. arasında değişir. Bunlar ortasında doğru farklı kalınlıklar ve fazla parlaklık gösterirler. Bu tür camlar küre şeklinde şişirilen camın düzeltilmesiyle meydana gelirler.

Günümüzde yapılan antik camlar ortaçağ camlarında bulunan özellikle sahip bir yapıdadır. Önce cam üfleme çubuğu ile bir silindir kalıp içerisinde üflenir. Elde edilen silindirik cam boyuna kesilir ve yaygın bir fırına konulur, bu şekilde yapılarak açılması sağlanır. Dolayısıyla dikdörtgen bir cam tabakası elde edilir.

Bu tip camların kalınlığı 3 mm. kalınlığındadır. Antik camların özelliği kalınlıklarının farklı oluşundandır. Renkler kalınlıklarına göre değişiklik gösterir.

Ayrıca çok kuvvetle şişirilmiş antik camlar vardır. Bu camlardaki şişkinlikler normal antik camlardan daha fazla pırıldar. Çünkü bunlar ışığı daha fazla alır ve kırarlar. Bu sebepten dolayı çok defa faydalı bir özellik olarak daha az saydamdırlar.

Şişe Camı veya Kalın Tabaka(dilim) Camlar:
Bu tür cam yapımında kare prizma bir kalıp kullanılır. Üfleme çubuğu dikey tutularak adı geçen kalıp içerisine cam üflenir ve camın kalıbın şekli alması sağlanır. Böylece kare prizma şeklinde bir şişe elde edilir. Kalıptan dışarı alınan şişe üfleme çubuğundan ayrılır ve şişe soğutulur. Daha sonra kenarları köşelerinden ayrılır. Böylece dört tabaka cam birde küçük bir dip parça elde edilir.

Katedral Camlar: Prese edilmiş ve parlatılmış büyük tabakalar halindedir. Bir yüzü pürüzlü diğer yüzü düzdür. Yüzeydeki pürüzler sayesinde ışık yakalar ve büyük ölçüde ışıklı ve karanlık ton değişmeleri gösterir. Arkasını göstermemekle birlikte çok iyi parılda ve ışıldar.

Plaka Camlar: İki ayrı renk tabakasından meydana gelmiş camlardır. Bunlar genellikle renksiz yada hafif renkli bir cam üzerine yapım sırasında çok ince renkli bir cam tabakası geçirilmesiyle yapılır.Bu gibi camlar vitrayda asitle pentür yapabilme olanağı sağlar.

Opal Camlar (Süt Camı): Opal camlar beyaz renktedir. Bünye bakımından plaka camlara benzer. Işığı yaygın olarak dağıtır. Işık geçirme özelliği olmakla birlikte tam saydam değildir. Camın biraz arkasında bulunan cisimlerin görüntülerini değiştirmez. Bu tüm camlarda renksiz bir cam üzerine yapım sırasında ince bir ikinci kat beyaz cam geçirilmesiyle elde edilir.

Emprime Camlar: Renksiz camlar üzerine fabrikasyon desen ve dokular yapılarak elde edilir. Çoğunlukla bir yüzü pürüzlü diğer yüzü düzdür. Üzerindeki desen ve dokulara göre çeşitli isimler alır. Bu tür camlarda da camın cinsine, kalınlığına göre çeşitli isimler alır. Bu tür camlarda da camın cinsine, kalınlığına ve dokusuna göre ışık geçirgenliği arkasını gösterme durumları değişir. Ekseriya renksiz olmakla birlikte renklilerde vardır.

Kalın Camlar: Kalınlığı 2-2,5 cm. arasında değişebilen ve 20 x 30 cm. boyutlarında plakalar halinde yapılır. Bu boyutlarıdan daha fazla veya az olanları da vardır. Fransa’da Bousois tarafından yapılan renkli ve renksiz iki tarafı da düz büyük tabakalar halinde kalın camlar vardır.

Yorumla

FİKRİNİ BELİRT TARTIŞMAYA KATIL

Bu Yazıya İlk Yorumu Siz Yapın!
nem kurutmakoku giderme