Fikir

Yaşam Tarzımıza Savaş Açan Çağdaş Görünümlü Şeytanlara Karşı Dik Duralım

Bilgiyle yanında hikmeti de kuşanmış bir nesil, dünyayı önce ıslah, ardından imar ve yeniden inşa eder. Bu nesil bilir ki; bilgi tek başına yetmez. Değişim ve aydınlanma için bilgiyi hikmetle..

Yaşam Tarzımıza Savaş Açan Çağdaş Görünümlü Şeytanlara Karşı Dik Duralım

Bilgiyle yanında hikmeti de kuşanmış bir nesil, dünyayı önce ıslah, ardından imar ve yeniden inşa eder. Bu nesil bilir ki; bilgi tek başına yetmez. Değişim ve aydınlanma için bilgiyi hikmetle süslemek ve beslemek gerekir.
İyilikleri emreden hikmet sahibi bir avuç topluluğun yokluğunda; yeryüzü şiddet, kan, zulüm, adaletsizlik, sömürü ve işgal sarmalına girmiştir.
İyilikle karanlıkları aydınlatacak, zulmetten nura çevirecek kutlu ışığı yakalım!
İnşaya destek için, hikmeti kuşanalım. İnşa bizim ellerimize nasip olsun. Gereğini yapalım.

**

YENİDEN DÜŞÜNMEK GEREKMEZ Mİ?

İman ve amel iradi bir karardır. Kişi bu iki konuda kendi özgür iradesi ile karar verir. Günümüzde, Müslümanlar arasındaki ilişkilerde bile problemler var ise -ki var- herkes neye iman ettiğinin farkında olmak ve imanını sorgulamak zorundadır.
İmanda sıkıntılar olunca, amelde de problemler çıkmakta, sözlerimiz, davranışlarımız, yaşantımız diğer insanlar nezdinde karşılık bulmamakta ve maalesef İslam ve Müslüman, düşmanca sorgulanmakta ve umut olmaktan çıkmaktadır. Buna kimsenin hakkı yoktur.
Kalplerini imanıyla yumuşatanlar önce kendilerinin, sonra toplumun hayatında “sessiz bir İslami devrim” meydana getirirler.
Şiddetle yumuşak söze ihtiyacımız var. İnsanları; kirden, kinden, nefretten, arındırıp, birbirleri ile ilişkilerinde dayanışmayı arttırmaya, güzel sözlü, nezaket sahibi, adaletten ayrılmayan, nefsin geçici istek ve arzularına teslim olmamaya çağıran güzel sözlere ve sözcülere günümüzde daha çok ihtiyaç var.

Güzel sözler kalplerdeki eğriliklerin yok edilmesini, kirin pasın atılmasını sağlar. Şeytanın hareket alanını daraltır. Mü’mince bir hayat tarzı yaşamak, şeytanın dolaştığı yerleri daraltmak ve ona hareket alanı bırakmamayı hedeflemek, Allah’ın katıksız iman edenlere vaat ettiği dünya ve ahiret nimetlerini hak etmeye en büyük katkıdır. Bu hak ediş için ise kim olduğumuzu hatırlamak yeter. İslami kurallar insan ruhunun derinliklerinde yer bulabildiği sıklıkta insan değişimine katkıda bulunur. İnsanları kirden, kinden, nefretten, arındırıp, birbirleri ile ilişkilerinde dayanışmayı arttırmaya güzel sözlü, nezaket sahibi, adaletten ayrılmayan, nefsin geçici istek ve arzularına teslim olmamaya çağırmak, Mü’mince bir tavırdır. O halde kalplerimizi temizlemeye ne dersiniz!

Arzular ve öfke aklın ve naklin sesini duymazlar. Aklı karıştıran şey, insanların arzularıdır. Aklımızı gönlümüzün ve arzularımızın oyuncağı yapmayalım. Aldanmayalım, sonra canımız yanar. Arzularımızı kontrol etmeyi başaralım ki karışık akıllı olmayalım! Aklımıza her daim mukayyet olalım! Aklımız arzularımızın denetçisi olsun! Arzularımızı helal ve meşru yoldan doyuralım.

Sakıncalı alanlarda dolaşmayalım ki, hem bu dünyada, hem de öbür dünyada rahat edelim. Arzularımızı meşru alandan, öfkemizi de sabırdan besleyelim. En kötü şey insanın kendisini aldatmasıdır; insan istediği şeyin genellikle gerçek olduğuna inanır.
Bizler, şehvetimiz, şöhretimiz ve servetimizle imtihan geçirdiğimizi bilmeliyiz ve bu imtihandan başarılı olmanın planlarını da iyi yapmalıyız.
Bunun için: Hayat tarzımızı daima sorgulayalım. Gerekli dersler çıkartıp iyiliklerle yenilenmeyi deneyelim.

İslami kurallara ruhumuzun derinliklerinde sıklıkla yer verelim ki, o kurallar bizim değişimimize katkıda bulunsun. Kalbimizdeki eğrilikleri yok etsin, biriken kiri pası atsın. Şeytanın kendi hareket alanımızda kolaylıkla at oynatmasına izin vermeyelim. Kitabımızda bildirildiğine göre şeytan, Hz. Adem ve eşinin yaşam tarzına savaş açtı. Kendimizin yaşam tarzına savaş açan modern ve çağdaş görünümlü şeytan ve taraftarlarına karşı dik duralım, mağlup olmayalım. Şeytanın açtığı bu savaş çok örselediğimiz bir konu, biraz daha hassasiyet gösterelim.

Yaşam tarzımızı hiç bir paha karşılığı değiştirmeyelim. Yaşam tarzımıza savaş açanların kurbanları arasında olmayalım. Mü’mince bir hayat tarzı yaşamak, şeytanın dolaştığı yerleri daraltmak ve ona hareket alanı bırakmamayı hedeflemek, Allah’ın katıksız iman edenlere vaat ettiği dünya ve ahiret nimetlerini hak etmeye en büyük katkıdır.

Lütfen kim olduğumuzu hatırlayalım. En kötü şey insanın kendisini aldatmasıdır; çünkü insan istediği şeyin genellikle gerçek olduğuna inanır. Kendimizi aldatmayalım!

Vahap Yaman

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL