Özbekistan özünü arıyor

İnsan ve Medeniyet Hareketi’nin Kültür Bakanlığı ve TİKA ortaklığında düzenlediği sempoyumda 35 akademisyen yer aldı. İki salonda gün boyu devam eden programda söz alan Dr. Rıdvan Öztürk, Türkistan’da devam eden öze dönüş hareketine dikkat çekti ve şunları söyledi:

DİLDE BİRLİK OLMALI

“Tarih boyunca Türkçe Arapça, Farsça ve Rusça’yla mücadele içinde olmuştur. Ruslar bölgedeki hakimiyetlerini sağlamak için dil ve din konusunda çalışmalar yapmıştır. Alfabeyle başlamışlardır. 30’lu yıllarda Sovyetler Birliği tarafından sürgünler, dilde değişiklikler oldu. Ali Şir Nevai Çin’den Şiraz’a, Tebriz’den Horasan’a asker çekmeden kalemiyle Türkleri bir araya getirdiğini ifade eder. Dildeki değişimle birlikte idare edenden, idare edilen konumuna getiriliyorsunuz. Günümüzdeyse yeni çalışmalar sayesinde Rus dilinin etkisi azaltılacak. Bu sayede Türkçe güçlenecek ve aramızdaki ortaklık artacak. Şimdilerde Özbekistan’da bir alfabe ıslah komisyonu kuruldu. Ünlü sistemi açısından önemli bir proje bu. Özbekistan coğrafya, nüfus, kültür, İslami merkez olması bakımından önemlidir. Bundan dolayı en çok zarar verilen yer olmuştur” dedi.

Prof. Dr. Hayati Yazıcı Türk halkları arasındaki ortak dil arayışlarına değinirken Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu mimari göstergeler üzerinden Türk kültür mirasının sürekliliğine dikkat çekti. Geleneksel sanatlar ve düşünce geleneğindeki ortak noktalar da sempozyumda tartışıldı. Dr. Hüseyin Yıldırım ise 90’larda Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte bilimsel çalışmalar arttığını söyledi