Eski Said’i Merak Edenler Bu Sergiye

Dünyanın en fırtınalı döneminde hayata gözlerini açan Bediüzzaman Said Nursi, hayatını, hem yaşadığı dönemin hem de yüzyıllar sonrasının insanlarına adayan dava adamıydı.

Üstad, 1876-1927 yıllarını kapsayan dönemde ülkenin ciddi meseleleriyle ilgilenmiş, Isparta Barla’ya geçtikten sonraysa fikir ve maneviyata ağırlık verip siyaset ve idareden uzaklaşmıştı. Barla’ya geçtiği dönem öncesini de kendisi "Birinci Said" olarak adlandırmıştı. İşte bu 1876-1927 yıllarını kapsayan birinci Said dönemi, bir sergiyle ele alınıyor. Sultanahmet’teki Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde yarın açılacak sergide Üstad’ın yüz yamalı cübbesi, harp madalyası, mahreç beratı ve o yıllara ait birçok belge ilk kez teşhir edilecek.

Bediüzzaman’ın Birinci Said dönemi, doğumundan ve tahsil hayatından başlayıp İstanbul ve Van’daki ilmi faaliyetleri, Birinci Dünya Savaşı’ndaki kahramanlıkları ve esaret hayatını, İngiliz işgaline karşı mücadelesini, Ankara’daki temaslarını, tekrar Van’a dönüşünü, sürgüne gönderilişini içine alıyor ve Barla’da son buluyor. Üstad’ın Barla hayatı ve daha sonraki yılları, bundan önceki senelerde düzenlenen sergilerde ele alınmıştı. Şimdiyse, Birinci Said dönemi kısa bölümler halinde özetleniyor, her bölüm kendi içinde belge ve anekdotlarla destekleniyor. Birinci Said’in gençlik yıllarıyla ilgili olarak sergide hemen bir liste gözümüze çarpıyor: Üstad’ın eserlerinde bahsettiği kitapların yer aldığı bu uzun liste hem Üstad’ın hangi kitaplardan faydalandığı hakkında fikir vermesi hem de hafızasının sınırlarını göstermesi açısından dikkat çekici.

***

İngiliz bakan risalelere mağlup oldu
Barla Platformu Koordinatörü Said Yüce’nin verdiği bilgilere göre Üstad’a, "Kur’an’ın sönmez ve söndürülmez bir güneş olduğunu göstereceğim." dedirten hadiseyle ilgili yeni bir gelişme de sergiyle beraber gün ışığına çıkacak. Vali Tahir Paşa, Üstad’a Van’dayken bir haber okumuştu. Haberde, William E. Gladstone’nun İngiltere sömürgeler bakanı olduğu sırada yaptığı bir konuşmadan söz ediliyordu. Elinde Kur’an’ı tutarak yaptığı bu konuşmada Gladstone, "Bu, İslamların elinde kaldıkça, biz onlara hâkim olamayız. Ya Kur’an’ı sukut ettirmeli veyahut Müslümanları ondan soğutmalıyız." demişti. Gladstone’un doğumunun 200’üncü yılı dolayısıyla, kendisi tarafından kurulan iki asırlık kütüphanede "İslami okuma odası" açılacak. "Hikmet Evi" adı verilen okuma odasında Risale-i Nur Külliyatı da yer alacak. Bir yıldan fazla zamandır hazırlıkları devam eden okuma odasının mayıs ayı sonunda hizmete açılması planlanıyor.

"Yüz yamalı cübbe giymek bana hoş geliyor"

Üstad’ın Risale-i Nur’da bahsi geçen yüz yamalı cübbesi de sergide yer alan eşyalar arasında. Kendisine bir hediye gönderen Hulusi Yahyagil’e hitaben yazılan ve Mektubat’ta İkinci Mektup olarak yer alan bölümde, Bediüzzaman, hediye kabul etmeyişinin sebeplerini ayrıntılı bir şekilde açıklarken, "Tasannu ve temellûktan kurtaran bir parça kuru ekmek yemek ve yüz yamalı bir libas giymek, bana daha hoş geliyor. Gayrın en ala baklavasını yemek, en murassa libasını giymek ve onların hatırını saymaya mecbur olmak, bana nahoş geliyor." diyerek bu cübbeyi örnek göstermiştir.

Harp madalyası ilk kez gün yüzüne çıkıyor

Bediüzzaman’a esaret dönüşü devlet tarafından verilen harp madalyası da sergide ilk defa gün yüzüne çıkacak. Üstad’a, cephede gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle bir harp madalyası verilmişti. Halen Üstad’ın kardeşi Abdülmecid Ünlükul’un torunu Şeyda Ünlükul’un elinde bulunan madalya, sergide teşhir edilecek.

***

Sergi, 15 Mayıs’a kadar açık
Yarın saat 11.00’de gerçekleşecek serginin açılış törenine Üstad’ın talebelerinden Mustafa Sungur, Abdullah Yeğin, Hüsnü Bayram, Ahmet Aytimur, Said Özdemir, Mehmet Fırıncı ve Abdülkadir Badıllı da katılacak. Sultanahmet’teki Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde 15 Mayıs akşamına kadar açık olan sergi, her gün 09.00-19.00 arasında gezilebilecek.

Fatma Turan / Zaman