Bakur/Kuzey filmin İKSV festivalinden çıkarılması

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Bakur/Kuzey adlı filmin İKSV tarafından düzenlenen festivalden çıkarılmasına Bakanlık tarafından karar verildiğine dair yapılan açıklamalara ve bunun sonucunda yapılan haberlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine ihtiyaç duyulduğu belirtildi. 

Bakanlığın İKSV’ye gönderdiği söylenen yazısına atıfla filmin kayıt-tescil belgesi olmadığından gösteriminin iptal edilerek, sansür uygulandığının bildirildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi: 

“Söz konusu yazı festival yönetimine yeni gönderilmemiş olup, ilgili mevzuatın hükümlerinin hatırlatıldığı 9 Ocak 2014’te gönderilen genel bir bilgilendirme yazısıdır. Festival yönetiminin eski tarihli genel bir yazıyı yeni gönderilmiş gibi lanse etmesi, kabul edilemez ve maksatlı bir tutumdur. Festival yönetiminin tüm bilgi ve tecrübesine rağmen gerçekleştirdiği eksik uygulamaların neticesinde gelinen noktanın tamamen yönetim zafiyeti ve sorumluluk anlayışıyla bağdaşmayan bir durum olduğu açıktır.

Hal böyle iken festival yönetiminin mevcut noksanlıkları ve yanlış uygulamalarını saklayarak, sanki Bakanlık sansür uyguluyormuş gibi bir anlayışa sevk edecek açıklamalarda bulunması bu sorumsuzluğu daha da pekiştirmektedir.”

“Örgüt propagandası, evrensel kriterlerle bağdaşmaz”

Açıklamada, özgürlüğün ancak yasaların uygulanmasıyla teminat altına alınabilecek en önemli değer olduğu, istisnasız tüm kişi ve kuruluşlara sorumluluk yüklediği vurgulanarak, şöyle devam edildi:

“Ayrıca filmle ilgili yapılan haberlerde ‘PKK belgeseli’ nitelemesinin kullanılmasının da işaret ettiği gibi ortada terör örgütü propagandasının söz konusu olması, hiçbir şekilde temel demokratik değerlerle ve düşünce özgürlüğünün evrensel kriterleriyle bağdaşmayan bir durumdur. Bu noktada da ‘PKK belgeseli’ nitelemesinin işaret ettiği gibi, terör örgütü propagandası konusu da söz konusu vakfı ve festival yönetimini ilgilendirmektedir.

Tüm bunların öncesinde ise gerek festival yönetimince gerekse de filmin yapımcıları tarafından filmin gösterimi için yerine getirmekle yükümlü oldukları yasal sürecin hiçbir şekilde başlatılmadığı hatta yok sayıldığı da açıktır. Noksanlıkları gizleyerek, yanlışlıklar silsilesi olarak devam eden bu süreçte Bakanlığımızı sansür uygulayan bir kurum olarak göstermeye çalışmak en hafif ifadeyle yalan beyandır. Bu itibarla, aksine iddialar gerçekle bağdaşmamaktadır.”