Seyyahların Fırçasından Çanakkale

Kitap
Tecrübeli topçular Boğaz’ın ortasına eski bir sandal salarlar önce. Ardından Anadolu ve Rumeli yakasından sandala isabet alınıp topların istikameti ayarlanır. Sandal parça parça havaya uçar. Sır...
EMOJİLE

Tecrübeli topçular Boğaz’ın ortasına eski bir sandal salarlar önce. Ardından Anadolu ve Rumeli yakasından sandala isabet alınıp topların istikameti ayarlanır. Sandal parça parça havaya uçar. Sıra son oyuna gelmiştir. Topçular karşılıklı mendil sallayıp topları aynı anda ateşlerler, hamam kubbesi kadar taş gülleler havada çakışıp paramparça olur, her parçası bir başka tarafa gider. Yüzlerce toplar ateşlenir, gülleler deniz üstünde keklik gibi sektirilir. Padişah şenliğin tekrarını ister, Köprülü sadrazam huzura çıkıp "Hünkârım altı yüz kantar barut keyfimiz için gitti. Bu Allah’ın vakfıdır, düşman için atılır." deyip vazgeçirir.

1659 Nisan’ında Çanakkale’ye gelen Çelebi, şehri "Kalenin kuzeybatısında düz ve geniş bir sahrada bağlı ve bahçeli gayet mamur, kiremit örtülü, alçaklı, yüksekli iki bin adet evleri var. Her biri geniş olup, yolları da dar değildir. Temiz caddeleri vardır." şeklinde tarif eder. Çanakkale Boğazı’na ilk kale Sultan Fatih tarafından 1452’de yaptırılır. Kilitbahir Kalesi ile denize kilit vurulur. 4. Mehmed’in annesi ‘din gayreti ve hamiyeti ile’ bir kale inşaatı daha başlatır, adına ‘Kale-i Sultaniye’ denilir. Zaman içinde Kale-i Sultaniye adı, bu civardaki çanak, çömlek ve ‘Çanakkale içinde bir dolu testi’ sebebiyle Çanakkale’ye dönüşür. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin modern bir il merkezi olan Çanakkale’nin Evliya Çelebi’nin anlattığı zamanlarını gözlerinde canlandırmak isteyenler için güzel bir kaynak hazırlandı. 16. ve 19. yüzyıllar arasında Çanakkale’yi ziyaret eden seyyahların fırçasından çıkan gravürler, gazeteci Murat Kıray tarafından bir kitapta toplandı.

Çanakkale Valiliği’nce yayımlanma aşamasında olan kitapta 10 yıllık bir çalışma sonucu toplanmış 300 gravürden seçme 114 gravür yer alıyor. Çanakkale’deki Abydos Antik Kenti, Kilye Koyu, Maydos, Aleksandria Troas ve Assos gibi çok sayıda yerleşim alanının geçmişini bugüne taşıyan çizimler arasında Choiseul Gouffier’in 1822 yılında çizdiği Üvecik Sivri Tepe Tümülüsü, Joseph Mery’nin 1855 yılında çizdiği Gelibolu, Corneille de Bruyn’ın 1698 yılında çizdiği Gelibolu, Antonie Ignace Melling’in 1819 yılında çizdiği Bozcaada gravürleri dikkat çekiyor. Bölgenin tarih içindeki gelişimini gözler önüne seren kitapta gravürlere Prof. Dr. Halil İnalcık’ın kaleme aldığı ‘Çanakkale Boğazı: Özet ve Kronoloji’ bölümü eşlik ediyor.

Zaman

Yorumla

FİKRİNİ BELİRT TARTIŞMAYA KATIL

Bu Yazıya İlk Yorumu Siz Yapın!
nem kurutmakoku giderme