Abdulkadir Selvi: Onlarla mücadele etseydi, darbe yapacak gücü bulamazlardı

Güncel
Yazar Abdulkadir Selvi, FETÖ’yle değil, AK Parti’yle mücadele ettiler başlıklı yazısında, ‘İlker Başbuğ, AK Partilileri FETÖ’nün siyasi ayağı olmakla suçlamak yerine FETÖ’nün askeri ayağıyla mücadele ...
EMOJİLE

Yazar Abdulkadir Selvi, FETÖ’yle değil, AK Parti’yle mücadele ettiler başlıklı yazısında, ‘İlker Başbuğ, AK Partilileri FETÖ’nün siyasi ayağı olmakla suçlamak yerine FETÖ’nün askeri ayağıyla mücadele etse, 15 Temmuz’da darbe yapacak gücü bulamazlardı’ ifadelerine yer verdi.

 

Yazar Abdulkadir SelviFETÖ’yle değil, AK Parti’yle mücadele ettiler başlıklı yazı kaleme aldı. Selvi, İlker Başbuğ, AK Partilileri FETÖ’nün siyasi ayağı olmakla suçlamak yerine FETÖ’nün askeri ayağıyla mücadele etseydi 15 Temmuz’da darbe yapacak cesaretleri olmazdı dedi.

İşte o yazı,

FETÖ’nün siyasi ayağıyla ilgili suçlamaları nedeniyle AK Parti ile eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ artık yargıda hesaplaşacaklar.

İlker Başbuğ, Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde FETÖ’yle değil, AK Parti ile mücadele etti. Askerler AK Parti ile mücadele edeceklerine FETÖ’nün askeri ayağını ortaya çıkarsalar 15 Temmuz olmazdı.

AK Parti iktidar olduğunda askerin bakışı olumsuzdu. Başbakan Abdullah Gül’e katıldığı ilk YAŞ toplantısında, MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, “Yerinde olsam karının başörtüsünü çıkarırım” demişti.

Başbakan’ın eşi başörtülü diye GATA’ya alınmamıştı. Erdoğan, Nejat Uygur’u ziyaret etmek istemişti. Ancak Emine Hanım’ın başı kapalı olduğu için ziyaret etmesine izin verilmemişti.

Erdoğan’ın katılacağı ilk YAŞ toplantısı öncesinde yapılan hazırlık toplantısında hükümete uyarı verilmesi tartışılmış, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, “Muhtıra vermeye niyetim yok” demek zorunda kalmıştı.

AK Parti iktidarının ilk Cumhurbaşkanlığı seçiminde asker, eski dönemlerde olduğu gibi sürece müdahale etmişti. Meclis’te 12 Nisan’da Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin başladığı gün, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, “Laikliğe sözde değil özde bağlı bir Cumhurbaşkanı” profili çizmişti.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk tur oylamasının yapıldığı 27 Nisan günü, asker hükümete karşı muhtıra verdi. Aynı gün Meclis’te 367 tartışması açıldı. Muhtıranın verildiği gece Başbakan Erdoğan’ın aramasına rağmen Genelkurmay Başkanı Büyükanıt telefonlarına dönmedi.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Ergenekon operasyonları sırasında boş lav silahını elinde tutarak basın toplantısı düzenledi. “Borudur, boru” ve “kâğıt parçası” sözleriyle hafızalarda yer alan basın toplantısında hükümeti hedef aldı.

Askerin sivil mahkemelerde yargılanmasıyla ilgili düzenlemeye İlker Başbuğ sert tepki gösterdi. Trabzon’da namlusu millete çevrilmiş olan savaş gemisinde yaptığı uyarılar, 27 Nisan e-muhtırasına muhatap olan hükümette askerin siyasete müdahalesi olarak görüldü.

Kapatma davası onun zamanında açıldı

Cumhurbaşkanı seçtirmesi engellenen ve 27 Nisan’da e-muhtıra verilen AK Parti, 22 Temmuz’da gittiği seçimlerden yüzde 47 alarak çıktı. Ancak 14 Mart’ta kapatma davası ile yüz yüze kaldı. Dosyanın Genelkurmay’da hazırlanıp dava açılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’ya verildiği söylendi. O dönem Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’du.

Anayasa Mahkemesi üyesi Osman Paksüt, Anayasa Mahkemesi’nde başörtüsüyle ilgili görüşmenin yapılacağı dönemde 4 Mart 2008 tarihinde Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile görüştü. Bu görüşmeden on gün sonra AK Parti hakkında kapatma davası açıldı. Kapatma davasının en önemli gerekçesi, başörtüsüyle ilgili düzenlemeydi. Paksüt’ün Başbuğ’u bir diğer ziyareti de AK Parti hakkındaki kapatma davasının görüşüleceği 13 Haziran’da gerçekleşti. Başbuğ’un görüşme trafiği AK Parti’yi rahatsız etti.

İlker Başbuğ, AK Partilileri FETÖ’nün siyasi ayağı olmakla suçlamak yerine FETÖ’nün askeri ayağıyla mücadele etse, 15 Temmuz’da darbe yapacak gücü bulamazlardı. Askeri liselere ve Harp Okulu’na girişte soruların çalındığının belirlendiği dönemde AK Parti ortada yoktu ama İlker Başbuğ TSK’daydı.

15 Temmuz’dan sonra kaçarken Dubai’de yakalanan tuğgeneral Şener Topuç, İlker Başbuğ’un özel kalem müdürüydü. Topuç daha önce FETÖ’den soruşturma geçirmiş ancak dosyası kapatılmıştı. Başbuğ, burnunun ucundaki özel kalem müdürünün FETÖ’nün altın çocuğu olduğunu görememişti.

15 Temmuz’u yapan 16 generalin, askeri liselere girişte FETÖ’nün soruları çaldığı soruşturma kapsamında soruşturmaya uğradıkları tespit edildi. O zaman Atatürkçü generaller tarafından dosyaları kapatılanlar daha sonra general oldu, 15 Temmuz’da darbe girişiminde bulundu. Bu siyasetin suçu muydu?

Başörtüsü dosyasını kapatacaklar

Yeşim Meltem Şişli, başörtülülere hakaret ettiği iddiaları üzerine hakkında soruşturma açılmasını talep etmişti. Peki bu soruşturmadan bir şey çıkması bekleniyor mu? Kocaman bir hayır. Çünkü Şişli, görevinden bile el çektirilmedi. Başörtüsü konusunda CHP çizgisinden farklı olarak daha duyarlı bir yol izleyen Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu ise başörtülülerin iddialarına değil, Şişli’nin verdiği bilgilere inanıyorlar. İddiaların daha önce İSMEK’in yönetimini üstlenen şirketin iddiaları olduğunu düşünüyorlar.

Ancak Şişli hakkında hem yargı hem Aile Bakanlığı müfettişleri harekete geçti. Elbette ki savunma hakkı en kutsal haktır. Şişli’nin söyleyecekleri de önemli. Ancak yargılama sürecinde ortaya çıkacak yeni bilgiler Şişli’yi değil, başörtüsü konusunda yeni bir açılım yapan Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu’nu vuracak.

Siyasette pekmez savaşları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüse karşı özel bir önleminin olmadığını ancak her sabah bir kaşık dut pekmezi içtiğini söylemişti. Erdoğan, “Ağırlıklı olarak Erzurum’dan” demişti. Erdoğan’ın her sabah bir kaşık içtiği pekmez, ünlü Karnavas dut pekmeziymiş. Erdoğan’ın Erzurum’u adres olarak göstermesi AK Parti kulislerini dalgalandırdı. Erzurum milletvekillerinden cağ kebabı ve oltu taşından tespih isteyenler artık pekmez talep etmeye başladı.

Pekmezleriyle iddialı olan Adıyaman milletvekillerinden cevap geldi. “Biz de Külliye’ye pekmez gönderiyorduk. Ama demek ki bizim pekmezler, Erzurum’un hesabına yazılmış” diye itiraz ettiler.

İş tatlıya bağlandı ama espriler de birbirini kovaladı. Kulislerde en çok tutanı ise “AK Parti’de milletvekili adaylarına pekmez içip içmediği de sorulacak” esprisi oldu.