Urfa’da kan davaları tarih oluyor, terör ise yok!

Yüzyıllar boyunca devam eden ancak son yıllarda iyice azalan kan davalarında büyük düşüş var. Kan davalarının en yoğun yaşandığı şehirlerimizden biri olan Şanlıurfa’da artık bu mesele tarih olmak üzere.

Hem kan davalarının tarafları ve vatandaşların hem sivil toplum kurumları ve siyasetçilerin hem de yargı mensubu ve bürokratların bıktığı bu çağdışı meselenin sona ermesi için herkes iyi niyetli bir şekilde çözüm arayışı içerisinde.

Kan davalarının tek tek çözülüp barış ortamının sağlanmasında duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Güvenç, son yıllarda Şanlıurfa’da eğitim konusunda büyük yatırımların yapıldığını, yapılan derslik sayısı bakımından ise Türkiye’de Urfa’nın bir numara olduğunu ifade etti.

Vali Güvenç’e, Şanlıurfa’nın çevre illerinde yıllardır terör olaylarının şiddetli bir şekilde yaşandığını ancak Peygamberler Şehri’nde neden ‘terör yok’ diye sorduğumuzda aldığımız cevap durumu özetliyordu: Şanlıurfa halkı hem dindar hem de hoşgörülü…
İşte Vali Güvenç’le yaptığımız o söyleşi:

"KAN DAVASININ DİNİMİZDE YERİ YOK"
Son aylarda Şanlıurfa’da kan davaları sona eriyor. Yazılı hukukun çözemediği bu sorun nasıl oluyor da çözüme kavuşuyor? Burada etkili olan öğeler ne?

Kan davalarının ya da husumetlerin çözülmesi Şanlıurfa’daki gelişimin bir dışavurumudur. Türkiye artık eski Türkiye değil… Polisimiz, yargı üyelerimiz ve eğitimcilerimiz görevini layıkıyla yapıyor. Bir insanın kendi hakkını savunması için şiddete başvurması ya da zor kullanması artık modern Türkiye’de karşılık bulmuyor. Ayrıca bir insanın diğer insana kan davası gütmesinin ne inancımızda ne kültürümüzde ne de dinimizde yeri var. Ama ne yazıktır ki, bizde temeli olmamasına rağmen böyle bir gelenek oluşmuş durumda. Gerek valilik, gerek STK’lar gerekse milletvekilleri çağrıda bulunarak ‘kimse kimseyi öldürmesin, düşmanlıklar oluşmasın’ diyoruz. Özellikle üzerinde durduğumuz husus ise şu: Vatandaşlarımızın sorununu çözmek için Türkiye Cumhuriyeti sizin emrinizdedir. Son dönemlerde Şanlıurfalılar, bu husus konusunda büyük bir hassasiyet gösteriyor, acılara yeni acılar eklenmesine izin vermiyor. Vatandaşlarımız bu kan davalarının verdiği büyük üzüntüden o kadar çok yorulmuş ki, taraflar bize gelip ‘barış’ için talepte bulunuyor. Biz de büyük bir mutlulukla araya girip insanlarımızı barıştırıyoruz. Bu vesileyle de yeni kan davalarının oluşmasının önüne geçiyoruz. Bizi asıl sevindiren ise konu, herkesin bu çirkin kan davalarından bıkmış olmasıdır. İnsanların bu yaklaşımı olunca, biz de ‘kan davaları’nı büyük bir keyifle ‘barış’a dönüştürüyoruz. Eğitim sayesinde bu kan davaları tarihe gömülüp yok olup gidecek.

"EĞİTİM KONUSUNDA İBADET AŞKIYLA ÇALIŞIYORUZ"
Yeni neslin kan davası gütmemesinin nedenlerinden biri de eğitim… Peki Şanlıurfa’da eğitim durumunda son durum ne?

Eğitim, kültür, ekonomik ve sosyal yaşam, toplumsal huzur için çok önemli öğeler olduğu için Şanlıurfa Valiliği olarak, saydığımız bu alanlarda başarılı olmak için var olan gücümüzle ‘takım ruhu’yla hareket ediyoruz. Yıllardır süregelen dersliklere düşen öğrenci sayısını azaltmaya çalışıyoruz. Şanlıurfa’nın eğitim alanındaki son 2-3 yıllık yatırımları Türkiye’de bir numaradır. Mesela 2011 yılında 2060, 2012 yılında ise iki bine yakın dersliğe başladık. Eğitim alanındaki yatırımımız devam ediyor, devam da etmek zorunda. Çünkü Türkiye’nin en genç nüfusu, doğurganlık oranının yüksek olduğu Şanlıurfa’dadır. Biz bu şehre sahip çıkıyoruz, şehrin üzerine titriyoruz ve ibadet aşkıyla çalışıyoruz.

AİLELERİN BAKIŞ AÇISI DEĞİŞİYOR
Kız çocuklarının okunma oranında Şanlıurfa hedeflediği noktaya erişti mi?

İlköğretimde kızların okunma oranıyla ilgili sıkıntılarımız büyük ölçüde çözüme kavuşuyor ancak ortaokullardaki sıkıntıyı gideremedik. Ortaokullarda kız çocuklarının sayısının az olmasının çeşitli sebepleri var:
1- Ailelerin geleneksel bakışı
2- Kırsalda ortaokullarının sayısının az olması
3- Pansiyonların yetersizliği
4- Ulaşım sıkıntısı
5- Maddi imkansızlıklar
Gerek kız gerekse erkek çocuklarımızın yatılı okuması için ilçelerimizde yurt inşaatları devam ediyor. Bizim, kız çocuklarından vazgeçmemiz mümkün değil, onların eğitime kazandırılmasında elimizden geleni yapmaya hazır olduğunu bilinmesini istiyorum. Bu konuda en çok yardımı da ailelerden alıyoruz ki artık aileler kızların okunmasını istiyoruz.

"ESED TARİHTE KARA BİR LEKEDİR"

Memleketinizde güzel olaylar yaşanırken, yanı başınızda devam eden bir iç savaş var. Bölge halkı Suriye’deki bu olaylardan nasıl etkilendi?

Beşşar Esed’in Suriye’de vatandaşlarına yaptığı zulüm tarihin bir kara lekesi olarak kalacak. Kısa sürede bu savaş sona erecek diye ümit ediyorum. Suriye’de bu iç savaştan Türkiye ve Şanlıurfa da çok etkilendi. Özellikle Ceylanpınar, Akçakale ve Suruç’ta yaşayan vatandaşlarımıza, sağduyulu davranışları için sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Vatandaşlarımız Suriye’deki olayların Türkiye dışında geliştiğini biliyor ve ona göre hareket ediyor. Ufak tefek olaylar dışında, kamuoyunun algıladığı gibi Şanlıurfa’da büyük olaylar yaşanmıyor. Ancak Suriye’deki olaylar Şanlıurfa’da en çok ticaret hayatını vurdu, ithalat ve ihracat durmuş halde.

ŞANLIURFALILAR DEVLETE GÜVENİYOR
Şanlıurfa’nın öne çıkartılması gereken özelliklerinden biri de bu şehirde, ufak tefek olaylar dışında, terör olaylarının yaşanmaması… Siz bunu neye bağlıyorsunuz?

Peygamberler şehri Şanlıurfa’da hoşgörülü, sağduyulu ve dindar insanlarımız yaşıyor. Refah düzeyi yüksek olan bu şehir, ekonomik ve eğitim konusunda birçok ilden daha ileride olduğu için halkımız terör olaylarına sıcak bakmıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 2008 yılında açıkladığı GAP Acil Eylem Planı’yla beraber bölgeye müthiş bir yatırım yapıldı. Devlet, samimi bir şekilde sorunları çözüp daha yaşanabilir, demokratik bir Türkiye yaratma peşinde. Devletine güvenen insanlarımız devletin bu iyi niyetini görüyor, hayata daha sıkı bağlanıp, geleceğe daha umutlu bakıyor.

Haber7