“Erdoğan siyasetçi değil devlet adamı olmalı”

TRT Haber ‘de yayınlanan Açı programında konuşan geçtiğimiz hafta Türkiye gazetesinden istifa eden Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan önemli açıklamalar yaptı.

TÜRKİYE ARTIK ÇOK YÜKSEKTE DÜŞERSE KOLU BACAĞI KIRILIR

Türkiye’nin siyasetçiye değil devlet adamına ihtiyacı olduğunu belirten Arıboğan, Türkiye’nin artık eskisi gibi küçük bir ülke olmadığını söyledi. Küçük ülkelerin düşüşünün daha yumuşak olacağını da sözlerine ekleyen Arıboğan, “Türkiye son 11 – 12 yılda çok ciddi bir noktaya geldi. Yüksekten düşenin kolu bacağı kırılır. Eskiden biz çok alçaklardan düşüyorduk o darbelerde bile 2 basamaktan aşağı düşüyorduk, şimdi çok yukarı çıktık. Buradan düşen bir Türkiye bu düşüşü kaldıramaz bölünme riski ile karşı karşıya kalır. Bunlar gündemin dışında tutulan konular eğer Türkiye’de devlet sistemi çökerse, en büyük riskle karşı kaşıya kalmış oluruz. Devletin güçsüz olduğunu zayıf olduğunu görüldüğü anda  esas problemler ortaya bunu şu anda tamamen göz ardı ediyorlar” dedi.

ŞU ANKİ POLİTİKA İKTİDARI KORUMAZ SULH GEREKLİ

Türkiye’nin iç politikada çok ilginç bir noktaya geldiğini belirten Arıboğan, “Bugün Türkiye’nin kendi kendini kendi gücünü yok etmesini istenen bir sürece girdi. Şu anki politika iktidarı da koruyamaz. Acilen sulh gerekli… Ne olduysa oldu bunları unutup önümüze bakmamız gerekli” dedi.

ERDOĞAN’A DEVLET ADAMI OL TAVSİYESİ

Siyasetçi ile devlet adamı arasında bir fark olması gerektiğini de savunan Arıboğan sözlerini şöyle sürdürdü:

Siyasetçi iktidara gelmeyi hesaplar. Devlet adamı ise ülkesinin ne kadar ön planda olacağını hesaplamak zorundadır. İktidara gelmek yetmez. Türkiye liderleri tam da bu yüzden devlet adamı olmak zorundadır. Bugüne kadar da böyle bir kimlik sergilerken şimdi bir anda siyasetçiye dönüşmek basit çıkarların basit matematiklerin peşine düşmek. Türkiye’yi çok ciddi sıkıntılara sokar. Bu ülkenin devlet adamına ihtiyacı var.

İNTİKAM DUYGUSU TÜRKİYE’Yİ ÇÖKERTİR

Türkiye iç siyasette çok kötü bir tartışmaya girdi. Bu Türkiye’nin kendi bacağına sıkmasıdır. Burada esas liderlik rolü Hükümet de olmalıdır. Yoksa Türkiye’de bir bankanın Genel Müdürü bir şey yapmış diye o bankanın bütününü riske atacak Türkiye’deki bankacılık sistemini riske atacak. Madem o bankaya yaptınız biz de sizin bankanıza yaparız. O işadamının karlılık oranını engelleriz modunda bir yaklaşım olamaz bu yaklaşım Türkiye’yi çökertir.