BİYOGRAFİ
  • İstanbul 5° HAFİF YAĞMUR
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • BİST %0.48 89,51
  • DOLAR %-1.14 6,63
  • EURO %-1.99 7,22
  • ALTIN %

Ali Münşi kimdir? Ali Münşi kısaca hayatı

Osmanlı Saray hekimlerinden Ali Münşi kimdir? Ali Münşi kimdir kısaca… Ali Münşi biyografi… Ali Münşi kısaca hayatı…

Bursa’da doğan Ali Münşi’nin doğum tarihi belli değildir. Bursalı Ali Efendi adıyla tanınır. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Bursa’daki Yıldırım Bayezid Darüşşifasında Mevlevi hekimlerden Ömer Şifa Dede’den tıp tahsili yaptı.

Bazı medreselerde müderrislik yaptıktan sonra İstanbul’da tıp alanındaki maharetleriyle kısa zamanda üne alıştı ve saray hekimliğine tayin edildi. Daha sonra Galata Sarayı Hastalar Dairesi Başhekimliğine atandı. Birçok yabancı dil bilen Ali Münşi 1750 yılında vefat etti.

Tıp bilimine yaptığı en önemli katkılardan biri “Kınakına” hakkındaki çalışmasıdır. Burada bu ağacın kabuklarının humma, sıtma gibi hastalıklara iyi gelmesi ile ilgili gözlemlerine yer vermiştir. Bir başka çalışması da bugün dizanterinin en etkili ilacı olarak kullanılan “İpeka” ile ilgilidir. Bu çalışmasında, Batılı kaşiflerce 1711 yılında Amerika kıtasında keşfedilen kınakınanın 1686’da İstanbul’da tanındığından bahsetmektedir. Ayrıca ipekayı dünyaya tanıtan Dr. John Hadrian Helvetius’un yanlış fikirlerinin de kritiğini yapar. İpekanın ishallerde, dizanteride cilt hastalığında, uyuzda, öksürükte ve melankolide, kusma ve zehirlenmelerde nasıl kullanılacağını tarif eder.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Devlet üniversitelerinde her 6 akademisyenden biri teşvikten yararlandı

Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Gençlik Haber Sitesi | On5yirmi5.Com'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Haber gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 470