Otomobil 125 Yaşında

Tarihte ilk motorla çalışan otomobili 1862 yılında Etienne Lenoir icat etti. Lenoir’den birkaç yıl sonra Almanya’nın Mannheim kentinde Karl Benz, atölyesinde halka satılan ilk otomobili üretti. Böylece otomobil çağı başladı

Tarihte ilk motorla çalışan otomobil, 1862 yılında Etienne Lenoir tarafından icat edildi. Bu buluş tarihte ilk değildi daha öncede buhar gücüyle çalışan otomobiller kullanılmaya başlanmıştı. Lenoir’ın başarısı, bir silindirin içinde benzinin yanmasıyla çalışan ‘içten yanmalı’ küçük motoru icat etmesi oldu. Birkaç yıl sonra ilk motorlu otomobiller yapıldı. 1885’te, Almanya’nın Mannheim kentindeki Karl Benz’in atölyesinde, halka satılan ilk otomobil üretildi. Bu gelişmelerle otomobil çağı başladı. İlk motorlu taşıtlar, at arabalarına benziyordu. Büyük tekerler; tekne biçimi gövde; yüksek sürücü yeri; gösterge tablosu gibi… Gerçekten, öncü otomobillerin çoğu, at arabasının, motorla çalışanlarıydılar. Bu yüzden de "atsız araba" diye adlandırılıyordu.

İLK OTOLAR AT ARABALARINA BENZİYORDU
At arabalarının sürücüsünün, atların üstünden önünü görebilmesi için, yüksekte oturması gerekiyordu. İlk otomobillerde de, sürücü koltuğu, aynı biçimde yüksek yapılıyordu. Öncü otomobillerin ilk hareketi, hatta kullanılması, çok zordu. Ama her geçen yıl, yeni buluşların ortaya çıkmasıyla, otomobiller daha pratik, daha kullanışlı duruma geliyordu. İlk otomobillerde motorun yerleştirilmesi (gaz kolu, ateşleme avansı ve valf kaldırma kontrolü), direksiyon milinin ya da yakındaki başka bir milin üstündeki kolların kullanımına göre ayarlanmak zorundaydı. Otomobilin hızı, ateşleme avans kolunun ileri geri hareketiyle kontrol ediliyordu. Öncü otomobillerin kullanılması çok güçtü. Kalkışı sağlayabilmek için sürücünün, ateşleme avansı vermesi, mildeki kolları kullanarak supapları açması sonra el frenini boşaltıp, dikkatle debriyaj pedalına basarken el çabukluğuyla vitesi takması, bütün bunları yaparken de, trafiği gözden kaçırmaması gerekiyordu. İlk otomobillerin karoserisi, bütünüyle geleneksel fayton yapımcıları tarafından gerçekleştiriliyor ve tıpkı eski faytonlar gibi boyanıyordu. Bu otomobilleri kullanan kişiler, uzaklara gidebilmeyi ummadıklarından otomobillerin çoğunda bagaj bölmesi küçüktü ve genellikle aletlerin, yedek parçaların konmasına yarıyordu. 1909′ dan sonra otomobillerde çoğunlukla rüzgar ve tozdan korunmak için ön cam kullanımı başladı. Ancak silecekler olamadığı için, sürücü basit yöntemlerle camları temizlemeye çalışıyordu. İlk otomobillerde yedek lastik vardı ama, jant bulunmuyordu. Lastik patladığında sürücü, lastiği söküp çıkarmak ve yeni lastiği takıp, şişirmek zorunda kalıyordu.

ULAŞIMDA DEVRİM YARATTI SOSYAL HAYATI DEĞİŞTİRDİ
Otomobil ulaşımda bir çığır açtı ve bireylerin mekân ile olan ilişkileri başta olmak üzere derin sosyal değişikliklere neden oldu. Ekonomik ve kültürel ilişkilerin gelişmesini kolaylaştırdı. Yeni bir evrensel kültüre temel oldu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerde aileler için olmazsa olmaz bir nesne olarak yerini aldı.

OTOMOBİL SUÇLULARIN EN BÜYÜK SİLAHI OLDU
Otomobilin kısa sürede bir lüks olması suçluların da dikkatini çekti. Otomobil hırsızlığının yanı sıra otomobil, suçluların suç işledikleri yerden hızla kaçabilmeleri için bir araç oldu. Öne çıkan örneklerden biri otomobilden bir suç aleti olarak yararlanan Bonnot çetesidir. Otomobil ile anılan birçok suçlu bulunur. 1930’ların ünlü soyguncuları Bonnie ve Clyde kaçarken otomobilleri içinde öldürüldü.

MODERN OTOMOBİLDE 100 BİN PATENT VAR
Otomobil tek bir kişi tarafından bulunmadı. Yaklaşık yüzyıl boyunca dünyanın dört bir yanında ortaya çıkan buluşların biraraya gelmesiyle ortaya çıktı. Modern otomobilin çıkışında yaklaşık 100 bin patent olduğu tahmin ediliyor.