Teknoloji Devlerinin Patent Yarışı

Deniz Ergürel’in haberi 

Sırları ifşa olmasın diye başvurularda tanınmamış mühendislerinin ismini kullanıyorlar. Listenin birincisi 5 bin 896 patentle şimdilik IBM.

Bugün kullandığımız teknolojik aletler uzun ve zahmetli bir çalışmayla piyasaya çıkıyor. Şirketler önce Ar-Ge departmanlarında yeni teknolojileri geliştiriyor, daha sonra bu teknolojilerin patentini alıyorlar. Aksi takdirde ürettikleri teknoloji üstünde hak iddia etmeleri mümkün değil. Patent denince akla gelen en önemli isimlerden biri ise son yıllarda piyasaya sunduğu iPhone, iPod, iPad, Mac Book Air gibi çok farklı ürünlerle mobil ve bilgisayar sektörünü yönlendiren Apple.

IFI Claims adlı ABD’li patent firmasının bildirdiğine göre Apple, 2010 yılında 563 adet yeni patent aldı ve en çok patent alan ilk 50 şirket arasında 46. sıraya yerleşti. Apple’ın 2009 yılında almış olduğu patent sayısı ise 289. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 94’lük bir artış demek. Listenin birincisi ise 5 bin 896 patent ile IBM.

Ama patenti alınan her icat üretime geçmiyor. Çünkü bir kısım fikirler oldukça güzel olsa da o günkü şartlarda üretime uygun olmayabiliyor. Teknoloji yatırımcısı şirketler, mucitler ve teknoloji meraklıları ise bu patentleri yakından takip ediyor. İşte Apple’ın patentini aldığı bazı yeni teknolojiler:

Apple, güneş enerjisinden elde edilen elektrikle ürünlerini şarj etmek amacıyla çok ciddi çalışmalar yapıyor. 2011’in Ocak ayında aldığı patent bu konuda büyük mesafelerin alındığını gösteriyor. Patente konu olan teknolojinin detaylarına baktığımızda Apple’ın sadece cep telefonlarında değil, taşınabilir cihazlarda da güneş enerjisini kullanmayı planladığını görüyoruz. Bu teknoloji ile cep telefonu şarjının bitmesi tarihe karışacak. Şarjınız bittiğinde telefonunuzu kullanmak için adaptör aramanıza gerek kalmayacak.

Apple’ın bu patent ile icat ettiği bir önemli özellik de güneş enerjisi teknolojisini ürünlerin sadece yüzeylerine değil altına da uygulayabilmesi. Böylece ürünlerin dış görünüşlerini bozmadan güneş enerjisinden faydalanmak mümkün olacak. Ürünlerinde dizayna büyük önem veren Apple için bu çok önemli bir detay.

Yeni nesil iPhone 4’ün arka yüzünde cama benzer bir malzemenin kullanılmış olması gelecekte uygulamayı düşündüğü bu teknolojinin sinyallerini veriyor. Patent başvurusunda tanınmamış bir mühendisin adının kullanılması da ilginç. Nedeni elbette, patent alma sürecinde rakiplere kesinlikle sır vermemek.

Telefonunuz sizi kalp atışlarınızdan tanıyacak

Apple’ın bir süredir biyometrik güvenlik sistemleri üzerine çalıştığı biliniyordu. Şirket bu amaçla tüm ürünlerinde kullanmak üzere 2009 yılında bir patent almıştı. Bu teknoloji, parmak izi, yüz ve sesi tanımayı sağlıyordu. 2010 yılında alınan bir patent ise biyometrik güvenlik sistemine bir yenisini daha ekliyor: Kalp atışları.

Bu teknoloji yardımıyla iPhone, kalp hareketlerini tespit eden bir EKG monitörü olarak kullanılabilecek. Ayrıca kullanıcılar kalp atışlarını önceden tanıtıp telefonlarında ekstra güvenlik sağlayacak.

Kalp hareketlerini tespit eden iPhone, kullanıcının isteği doğrultusunda telefondaki bazı bilgilere veya uygulamalara erişimi engelleyebilecek. Banka uygulamalarında, şirketlere ait özel bilgilerin saklanmasında veya adres defterinin korunmasında bu teknolojiden yararlanılabilecek.

3 boyutlu holografik görüntü

3 boyutlu görüntü teknolojisi giderek popülerleşiyor. Apple’ın amacı bu deneyimi bir adım öteye taşımak. Bu yıl alınan bir patent ile anlıyoruz ki, şirketin hedefi, bugüne kadar sadece bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz 3 boyutlu holografik görüntü teknolojisini gündelik hayatımıza sokmak. Bu teknoloji ile özel bir gözlük kullanmaya ihtiyaç duymadan, 3 boyutlu dijital görüntüleri görmek mümkün olacak.

Holografik 3 boyutlu görüntü teknolojisi ile cisimler, mekanlar veya kişiler tıpkı gerçekmiş gibi yansıtılabiliyor. Bu teknolojiyi tıbbi gözlemlerde, uçak ve savaş simülasyonlarında, bilimsel sunumlarda, reklamcılıkta, güvenlik, iletişim ve eğlence sektöründe kullanmak mümkün.

Apple’ın geliştirmekte olduğu teknoloji 3 boyutlu hologram görüntü almanın yanında kullanıcıları yüz ve vücut şekillerinden tanımaya da imkan veriyor. Böylece çalışma masanıza oturduğunuzda veya arabanıza bindiğinizde kendinize özel birtakım ayarlamalar yapabileceksiniz.

***

ABD’de en çok patent alan şirketler

1. IBM: 5 bin 896

2. Samsung (Kore): 4 bin 551

3. Microsoft: 3 bin 94

4. Canon (Japonya): 2 bin 552

5. Panasonic (Japonya): 2 bin 482

6. Toshiba (Japonya): 2 bin 246

7. Sony (Japonya): 2 bin 150

8. Intel: 1653

9. LG (Kore): 1490

10. Hewlett-Packard: 1480

Zaman