Boncuklu Tarla’daki bulgular, Göbeklitepe’den bin yıl daha eski

Araştırma
Mardin Artuklu Üniversites Rektörü Prof. Dr. Özcoşar, Boncuklu Tarla’daki kazı alanının, Göbeklitepe’deki bulguları destekleyen, hatta bin yıl daha öncesine giden bazı bulgular içerdiğini ...
EMOJİLE

Mardin Artuklu Üniversites Rektörü Prof. Dr. Özcoşar, Boncuklu Tarla’daki kazı alanının, Göbeklitepe’deki bulguları destekleyen, hatta bin yıl daha öncesine giden bazı bulgular içerdiğini bildirdi.

Tarih boyunca Sümer, Akad, Babil, Hitit, Asur, Urartu, Roma, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı’nın da aralarında yer aldığı 25 medeniyete ev sahipliği yapan alanda, “Ilısu Barajı ve HES Projesi Etkileşim Alanında Kalan Kültür Varlıklarının Belgelenmesi ve Kurtarılmasına Yönelik Çalışmalar” kapsamında Mardin Müze Müdürlüğünce 2012 yılında başlatılan arkeolojik kazı çalışmalarının 3’üncü sezonu tamamlandı.

Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, Dargeçit Belediye Başkanı Mehmet Cüneyt Aksoy, Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed İkbal Saylık, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Evindar Yeşilbaş, Dr. Öğretim üyeleri Ergül Kodaş, Bülent Genç ve Zekai Erdal, Boncuklu Tarla’da incelemelerde bulundu.

Özcoşar, yaptığı açıklamada, insanlık tarihinin aydınlatılmasının önemine işaret ederek, bu işin arkeologlar ve eski çağ tarihçilerince yürütüldüğünü söyledi.

Bu çalışmanın yürütüldüğü yerler arasında Boncuklu Tarla’nın da geldiğini ifade eden Özcoşar, bu alanın insanlık tarihi için yeni bilgiler ve bulgular içerdiğini belirtti.

Özcoşar, Göbeklitepe’nin bu manada uyandırdığı heyecana değinerek, şöyle konuştu:

“Arkamda gördüğünüz Boncuklu Tarla’daki kazı alanı tam olarak da Göbeklitepe’deki bulguları destekleyen, hatta ondan bin yıl daha öncesine giden bazı bulgular içeriyor. Bu yönüyle aslında ilk yerleşik hayata geçenlerin inançlı insanlar olduklarını ispatlayan bir bulgu olarak değerlendirmek mümkün. Bunun üzerinden değerlendirdiğimizde aslında bulunduğumuz bölge insanlığın ilk yerleşik alanlarından biri olması, buraya yerleşen ilk insanların inançlı olduklarını göstermesi açısından önemli bir alan.”

“Göbeklitepe’den daha eski bir yapının yayındayız”

Göbeklitepe ve Boncuklu Tarla karşılaştırıldığında benzer hususlar bulunduğuna dikkati çeken Özcoşar, “Ama şöyle çok bir özellik var. Bulunduğumuz alan Göbeklitepe’den bin yıl daha eski olabilecek bazı bulguları içeriyor. Dolayısıyla Göbeklitepe’den daha eski bir yapının, daha kadim bir yapının yanında duruyoruz şu anda. Öyle bir farktan bahsedebiliriz.” diye konuştu.

Özcoşar, Boncuklu Tarla konusunda üniversite olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Dargeçit Belediyesinin iş birliğiyle önemli çalışmalar yapmayı planladıklarını dile getirerek, Göbeklitepe’nin Şanlıurfa açısından önemli bir destinasyon haline geldiğini, söz konusu alanı da Mardin için önemli bir destinasyona dönüştürmeyi hedeflediklerini aktardı.

MAÜ Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ergül Kodaş da, 2017 yılından bu yana Boncuklu Tarla’da kazıların bilimsel başkanlığını yürüttüğünü belirtti.

Geniş kapsamlı kazıların 2 yıldır MAÜ ve Mardin Müzesi iş birliğiyle yürütüldüğünü dile getiren Kodaş, şunları kaydetti:

“Boncuklu Tarla ilginç bir yerleşim yeri. Milattan önce 11 bin ile 12 binlere giden tabakaları ile başlayan ilk yerleşik hayat. Yerleşim yerinde birçok ev ve konutun yanı sıra mezarlar ve özel binalar ile tapınak olarak isimlendirilen birçok özel yapı da açığa çıkarıldı. Yukarı Dicle havzasının, kuzey Mezopotamya’nın yerleşik hayata nasıl geçtiği, avcı toplayıcı hayattan besin üretim tarzına nasıl geçildiği, kültürel, dini yapıların nasıl bir değişime uğradığı gibi birçok noktada bize bilgi vermesi açısından yeni bir kilit noktası.”

Kodaş, alanda Göbeklitepe ile benzer binaların olduğunu yer yer bazılarının Göbeklitepe’den daha eskiye uzandığını anlatarak, “Kamusal alan, tapınak, dini mekan dediğimiz binaların daha eskiye giden örneklerini Boncuklu Tarla’da tespit ettik.” ifadelerini kullandı.

Kazı çalışmalarında bu yıl sona gelindiğini aktaran Kodaş, halen envanter ve etüt çalışmaları yaptıklarını belirtti.

Kodaş, devam edilmesi hedeflenen kazılarla yeni verilere ulaşmaya çalışacaklarını sözlerine ekledi.